Bu arada işsizlik ile ekonomik krizin farkını bilmeyen insanların yorumları cidden içler acısı. Gözlemlerinizi belirtebilirsiniz bunda bir sıkıntı yok ama en temel iktisat terimlerinden bir haber olup burada otoriteymiş gibi yorum yapmayın rica ediyorum.

Mesele işsizlik değil ki... Bir ülkenin ekonomik yönden güçlü olup olmaması o ülkenin salt işsizlik oranına bakılarak açıklanmaz. Tüm nüfusun günde 1 dolara çalışsa hala ekonominin güçlü olduğunu mu iddia edeceksiniz? Çok ütopik bir örnek değil bu, Türkiye'deki iş gücü Avrupa'ya kıyasla inanılmaz ucuz durumda.

Yoksulluk sınırı 4500 lira, asgari ücret geçen ay 1300 lira ancak olabildi. İnsan sadece şu duruma bakıp "çalışana iş var" demeye utanır.

Memleketinde işsiz 1 tane bile insan olmaz ama enflasyonun yüksek olur, paranın değeri kalmaz, para gücü olan insanlar üretim yapmak, teknoloji geliştirmek yerine betonla uğraşıp ev yapar, yolsuzluk ve hukuksuzluk yabancı yatırımcıyı ülkeden kaçırır, coğrafyanda kan gövdeyi götürür ticaretin azalır, yanlış politikalarla tarım ve hayvancılık bitme noktasına gelir, sanayin yerinde sayar vs. vs.

Ülkede çoğu kişi emlak zengini, içinden geçtiğimiz dönemde krizin bu kitleye vurmamasının nedeni kolay yoldan kazanılan ve misliyle geri dönmüş paralardır. Üretim yapan, esnaf olan veya geçimini işçilikle sürdüren insanlar ise şuanda dar boğazda.

Mevcut durumda memlekette risksiz bir biçimde kâr üstüne kâr getiren tek sektör emlak sektörü. Eğer o da giderse belki o zaman göremediğiniz krizi aldığınız her nefeste hissetmeye başlarsınız.

Bundan ilerisi için de umut yok maalesef.