constantine38 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayın.

Bu arada Muhammed'siz muhabbet olmaz. Hadisleri yok saymanız Kur-an'ı Kerim'i de yok saymak demektir. Sadece Kur-an'ı Kerim'i baz alırsak Peygamber'in sünnetine nasıl uyacağız? Ha içinde habis-i şerifler çoktur ama bu hiç bir hadise uyulmayacağı anlamına gelmez. Sahih kaynaklardan toplanan hadisler Kur-an ayetleri kadar geçerlidir. Çünkü Peygamber sözüdür.

Bu Abdülaziz Bayındır'ı çözemiyorum. Amacı nedir bilemiyorum.
Hocam ben hadislerin yani sünnetin varlığına inanıyorum. Peygamber sadece aracı bir ağız değil o dinin temsili duruşudur sözleri önemlidir ki aksi bir durum olsa affının olacağını sanmıyorum. Neyse; Şimdi bu hadislerin yazılmasının Peygamber efendimiz tarafından istenmediği yönde söylemler var. Hatta gördüğünde kızdığını belirten bazı anılar. Burada ki sakınca ne olabilir acaba? Buradan yola çıkarak bu hadisleri tebliğ eden insanlara(sahabe dahil, çünkü Peygamber Efendimizin ölümünden sonra dönenleri oldu) nasıl güvenebiliriz?
Sahih olduğunu bize kanıtlayacak bir şey var mı?
Mesela kıldığımız namazda ki sünnetleri farklı İslam kollarında ki insanlar ortak kılıyor. Kültür gibi oturmuş bir durum yani buna güvenmek mantıklı geliyor fakat ben "Tirmizi"ye veya "Buhari"'ye nasıl güveneceğim?
Eğer bu insanlar bir yerde hata yapar ve ben dinime aykırı bir duruma düşersem bunun vebali bana olacak çünkü hesap günü "aaa ben İmam Buhari'ye göre şaapmıştım" diyecek bir durum olmayacak. Peygamber belli kitap belli.

Cidden bunu güzelce ifade edecek biri varsa saatlerce dinleyebilirim. Tek amacım doğru ve güzel bilgiye ulaşmak.