Günaydın,
Öncelikle size sağladıkları sosyal imkanların boyutunu detaylıca öğrenin. Bunu da Şube yönetmenine sormanız abes olur. Sizi yönlendirdikleri şubenin dışındaki başka bir şubeye gidin ve arkadaştan cevap almaya çalışın. ( Haftasonu açık şube bulamazsınız ama yakınınızda Denizbank şubesinin olduğu AVM var ise orada bulunan çalışandan bilgi alabilirsiniz. Hangi şubeye yönlendirildiğinizden bahsetmeyin.)
Maaş konusunda da, ilk etapta 1.750 TL yi geçeceğini hiç sanmıyorum. Hatta daha da düşük tutabilirler. (Elemanı ne kadar sömürebilirim diye bakarlar)
Diğer forumdaki arkadaşların fikirlerine katılıyorum. Bankacılık çok zor bir meslektir. Özellikle de sahada çalışanlar için hamallıktır. Müşteri daima haklıdır prensibi güdülür. Bu nedenle de müşteri ne yaparsa yapsın alttan almak zorundasınız. Zaten bir süre sonra pişiyorsunuz ve aldığınız yanıtlara göre müşterinin nasıl davranacağını tahmin edebiliyorsunuz.
Şubede veya sahada hiç farketmez, sorumluluklarınız fazladır. Bahsettikleri gibi, bulunduğunuz sahada iyi satış yapmış olabilirsiniz ama olumlu geri dönüşler olmuyor ise veya yaptığınız satış sonrasında müşteri olumsuz tecrübeler yaşamış ise kabak sizin başınıza patlar.
Benim zamanımda saha olarak, bağlı bulunduğunuz şubenin ilçe sınırlarından çıkamazdınız. Çünkü sizin haricinizde diğer satış temsilcileri de bu işi yapıyor. Potansiyeli görüp aynı sahayı seçerseniz ne olacak. Bu kısım gerçekten önemli. Bunu mutlaka öğrenin. Yoksa çalışmalarınızın hepsi boşa gider...
Şimdi gelelim performans değerlendirmesine... Personelin sevmediği ama bağlı oldukları yöneticilerin ise dört gözle beklediği süreçtir. Sizi bu aşamada çok yıpratacaktırlar. Hedefler, psikolojik baskı ve hatta diğer takım arkadaşlarınızın oyunlarına bile gelebilirsiniz. Bu nedenle takım arkadaşlarınızı iyi tanıyın ve gözlemleyin. Satışçılar iyi siyaset yaparlar. Zamanla ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Bu işte kimseye güven yoktur. Acemiliğinizden faydalanıp sizi alaşağı edebilirler. Özellikle de bazı işlemleri onaylama yetkiniz de olur ise çok dikkatli olun...
Evlilik, çocuk ve tayin konularında bizim dönemimiz çok sıkıntılı idi. Özellikle bayanlar için ilk 2-3 yıl evlilik ve çocuk düşünmeyin derlerdi

Aslında bir açıdan mantıklı... Kariyer planlarınız var ise sizi işinizden uzaklaştıracak ekstra sorumluluklar altına girmeniz istenmezdi.
Çok sık hastalanan ve izin hakkı olmadığı halde sürekli rapor alan personel ikaz edilir ve gerektiğinde başka şubeye tayin edilirdi. Tabi ki servisle de olsa rahatlıkla gelebileceği bir yere... (Denizbank'ın diğer personelini saha dışında çok uzaklara gönderdiğini hiç sanmıyorum. Saha satışındaki kişilere nasıl davrandıklarını gerçekten bilmiyorum ama il dışına göndermeleri bana çok anlamsız geldi üstelik de harcırah vermeden.) İş Kanununda bunu engelleyici hükümler vardı eskiden. Yani bu tür zorunlu göndermeler kişiyi bezdirme ve baskı yaparak kişinin işten ayrılmasını sağlama tarzında bir eylem olur. Bu kısımda gerçekten çok kararsız kaldım.
Ben olsaydım, tüm detayları öğrendikten sonra size imzalatacakları sözleşmenin her maddesini detaylıca incelerdim. Konuşulanların ne kadarı sözleşmede yer alıyor, deneme süresi var mı, tazminat belirtilmiş mi, sosyal haklar, tayin ve terfi durumu gibi...
Sözleşmeyi anında imzalamak zorunda değilsiniz. Eğer böyle bir şansı size vermez de bahane uydururlar ise o sözleşmede bir açıklık var demektir. Şube müşterilerinin bile imzaladıkları sözleşmeleri okuyup anlamaları ve imzalı bir örneği anında alma hakları var. Bu haktan neden sizi mahrum etsinler öyle değil mi? Son olarak imzaladığınız her evrağın bir örneğini de talep edin ya da çaktırmadan screen alın...
Aslında kendinizi çok fazla kasmayın. Rahat ve kendinizden emin olun. Bu kadar soruya yanıt alıcam diye de acele etmeyin. Ne bileyim umduğunuz gibi gergin bir görüşme olmayabilir de...
Şimdiden iyi şanslar.