metinciris adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
hadi cinlerini üzerime bekliyorum. r10 özel pazartesine kadar bana gönder. emirlerini gönder. Cuma'ya sen yaptıklarını anlat, ben be bana olanlarını.

Kuran okuyorsun. Dediklerine delil ayetleri gösterirsen memnun olurum.
Sizin bu sözlerinize istinaden ve bu sözlerinizi muhataba alarak size cin gönderecek kadar imansız değilim. Aksine yardımcı olmaya çalışıyorum.

Hadisleri kabul etmeyerek zaten şeytanın yolundan gidiyorsunuz ve inkar gözlüğünü takmışsınız ve sizi ikna etme mecburiyetinde değilim, ister inanın ister inanmayın bu durum sizi ilgilendirir. Yazdıklarımdan menfaat beklentim yok. Allah rızası yeter.

Eğer bir gün kanser gibi ya da başka bir illete maruz kalırsanız bu yazdıklarımın size faydası olur. Kanser, akıl hastalığı ve sara gibi hastalıklara cinler sebeb ola biliyor.

Canlı olarak müşahede etmek istiyorsanız Furkan Rukye den ben canlı görmek istiyorum diye rica edin yanına her gün bir çok hasta geliyor.

Ha.. bu işi fırsat haline dönüştürmüş büyücülerde yok değil. Bazı insanlar bilgisizliklerinden cinni hastalıkları için medyum ve cinlerle çalışanların yanına gidiyorlar ve yüklü miktar para ödeyip bilgisizliklerinin cezasını çektikleri gibi tedavi de olamıyorlar.

"Cinleri de daha önce insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir ateşten yarattık." Hicr, 27

(Allah), onların hepsini topladığı gün, cinlere: "Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız" der. İnsanlardan cinlerin dostu olanlar da şöyle derler: "Rabbimiz! Biz birbirimizden faydalandık. Nihayet bize tayin ettiğin vademize ulaştık". Allah da:"Sizin durağınız cehennemdir. Orada, Allah'ın dilemesi müstesna, ebedi olarak kalacaksınız" der. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.
En'âm, 128

Ebu Sâ’idi’l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor. ”Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm cinlerden ve insanın göz (değmes)inden (çeşitli dualar okuyarak) Allah’a sığınırdı. Muavvizeteyn (Nas ve Felak sureleri) nazil olunca bu iki sureyi esas aldı, diğerlerini terketti.”
(Tirmizi, Tıbb 16, (2059); İbnu Mace, Tıbb 33, (3511).)