şimdiki aklım olsa yurt dışına çıkmazdım. onu geçtim, diyarbakır dışına çıkmazdım. gurbete giden bir daha dönmüyor hocam, dönemiyor. bir gün giderseniz, bu lafımı hatırlayacaksınız.
farklı kültür, farklı insanlarla yeni bir yaşam kuruyorsunuz. bir de hayatımın kadını dediğiniz insan ile tanışırsanız işte ozaman çok büyük bir sorununuz var demektir. ne ülkenize gelebiliyorsunuz, ne de orada durabiliyorsunuz.
o kişi ile tanışmasanız bile bir noktadan sonra hayata bakış açınız değişiyor. bazıları güçleniyor, bazıları ise benim gibi hayattan soğuyor, zevk alamıyor artık hiç bir şeyden. türkiyedeyken orayı özlüyorsunuz, ordayken türkiye hasreti ile yanıp tutuşuyorsunuz. o hasret ile, o yangın ile ülkeye döndükten 10 gün sonra tekrar geri gitme isteği doğuyor. bu işlem birkaç defa tekrar ederse, yurtdışında herhangi bir probleminiz olursa veya kendinizi bir an olsun yalnız hissederseniz tam anlamıyla boşluğa düşüyorsunuz.
kendi açımdan konuşuyorum, yurtdışına çıkmak hayatımda yaptığım en büyük hataydı. evet, belki hayatımın dönüm noktası oldu fakat hayatım bounca yapabileceğim en büyük yanlış yurt dışına çıkmak olsa gerek.
iyi düşünün, iyice bir hendekten geçirin. aceleye getirmeyin bu konuyu. hatta imkanınız varsa temelli yerleşmeden önce gidip birkaç ay kalın, inanın kararınıza yön verecektir.
hangi kararı alırsanız alın, size iyi şanslar diliyorum. bir insanın eline böyle bir fırsat geçtiği andan itibaren pişmanlıklar, keşkeler başlar. ya benim gibi yurtdışınayken "keşke gelmeseydim" dersiniz, ya da türkiyede kalıp en ufak bir sorunda "o ingiltereye gidecektim!" diyeceksiniz. her halukarda pişmanlık duyacaksınız, umarım o pişmanlık duygusunu en düşük seviyede yaşarsınız.
biraz rahatsızım, 37.9 ateşim var. uyumaktan sıkılıp forumu gezeyim dedim. konuyu gördüm, yorum atmak istedim. bu halsizlk ve yorgunluk varken bile yorum atmam gerektiği düşündüm ve pişmanlığımı paylaşmak istedim.
yukarıda yanlış anlaşılmalara sebebiyet verecek bir şeyler söylediysem affola, umarım yazdıklarım kararlarınızı etkilemez.
muhabbet etmek isterseniz pm atabilirsiniz, uzun uzun konuşabiliriz yurtdışı konularını. farklı bir bakış açısı kazandırabilirim, belki.
özelden konuşmaya devam edelim. hatta skype'dan daha iyi olur.
Arkana bile bakma. Zaten 1 sene dil okulunda o ülkede yaşamak isteyip/istemediğine vs. karar verirsin. Eğer yaşamaya karar verirsen ve ayarlarsan ne mutlu. Eğer buraya yerleşemem ben dersen de canavar gibi bir İngilizce'yle Türkiye'ye dönersin. Win-win durumu yani.
tam olarak aynı şeyleri düşünüyoruz. aynı bu kafadayım. dişimi biraz sıkıp 2-3 sene kalıp biraz da birikimle dönmek istiyorum.