Hodari adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Merhaba,

Ben bu işin reel sektörde dönen boyutundan bakıyorum. 2005 yılından beri müşterilere ürün ve hizmet sağlıyorum. Tabi reel sektör Internete benzemiyor. Internet çok daha riskli. Keza ben reel sektörde de ciddi risklerle boğuşuyorum.

1 ay boyunca müşteriye ürün tedarik ediyoruz, öbür ay ödemesini alıyoruz. Tabi ödemeyenler, yarısını ödeyenler veya iki üç ay biriktirip ödeyenler, çek - senet verenler oluyor. Bu noktada finansınızın kuvvetli olması gerekiyor.

Gelelim hukuki işlere. İster inanın ister inanmayın 2005 yılınan bu yana 5 milyon liranın üzerinde para batırdım. En fazla 15 bin liramı geri alabilmişimdir. Faturayla falan alacak alırım diye düşünmeyin. Yok öyle birşey. Kaşeyi nereye basarsan bas. Adam ödemedikten sonra o para alınmıyor. Bir kere borca itiraz hakkı varki bu süreyi uzattıkça uzatıyor, eğer adam o faturayı resmi olarak işlememişse siz açığa fatura kesmiş gibi oluyorsunuz bu sefer ibre size dönüyor.

AB LTD ŞTİ'ne fatura kestiniz diyelim, adam ödemedi parayı. AB LTD ŞTİ'yide kapattı, aynı yerde başka isimle bir şirket kurdu. Siz parayı yeni kurulan şirketten alamazsınız, öbür şirkette kapandığı için ondanda alamazsınız. Ticari borçlarda şahıs sorumluluğu yoktur, bu yüzden avukata verdiğiniz parada cebinizden çıkar.

Eskiden çeklerde hapis cezası vardı, rahattık bi nebze. Şimdi oda kalktı, çek senet hepsi faso fiso oldu.

Ki siz Internet üzerinden satış yapıp faturayı karşı tarafa kargolayacaksınız. Yani müşteri bir yere (irsaliye) teslim aldım diye imzada atmayacak. Parayı almanın hiç imkanı yok. İrsaliyeye atsada yokta.. bu şekilde yokun yoku

Faturayı şahsa kestiniz diyelim, şahsı avukata verdiniz. Borcu olan adam ikametinin bulunduğu yerde oturmaz. Otursa bile bildiğim kadarıyla eve icra yapılması yasaklandı. Üzerinde de birşey yoksa o borç bir süre sonra düşüyor. Zaten şahsı benim böyle bir borcum yoktur dedi mi o iş yatar.

Kısaca birşey anlatayım. 2008 krizinde seri bataklar yedim, 50 kadar kişi çalışıyor yanımda. Moral sıfır falan. Antalyada bir adama 50 bin liralık bi kamyon mal göndermiştik, adam kaçtı gitti. Aradan bi yıl geçmişti bir arkadaş onun İstanbulda olduğunu söyledi, adresini aldım gittik adam oo paşam bende seni arıyordum falan fistan. Neyse kardeşim getir paramı dedim. Yarın öğlen gel müşteri çekleri vericem dedi. Öğlen üç kişi gittik adamın kapısını çaldık, kapı açıldı polisler üstümüze çullandı. Meskene tecavüzden ağır cezaya çıkacaktım, ALACAKLI olduğum adama yalvara yakara paçayı kurtardım, üstüne neredeyse para verecektim. Kamu davası devam etti, para cezası aldım. ALACAKLI olduğunuz hiçbir kimsenin evine gidemezsiniz. Tehdit edemezsiniz. Adam canım tehlikede dediği anda size çökerler. Hani bunu her türlü alırım diyenler için anlattım.

Öyle maftayılık devirleri kapandı, tehdit darp şubu varsa yapıştırıyorlar 36 yılı artık indirimlerle ne olur bilemem.

Adamın mekanına gittiniz diyelim, yanınızada iki tane klavye delikanlısının bir üst modelini aldınız. Eğer o adamlar sizin şirketinizde sigortalı değilse adam polisten yardım ederse yandınız, çete = 36 yıl. Sigortalı olsa dahi bildiğim kadarıyla 3 kişi bir mekana gitmek yasak.

Türkiyede ticaret güvene dayalı. Ben bir anonim şirketim, hikayeden bi hukuk bürosuyla yasa gereğince anlaşmam var arada yine paralarım batıyor ama kimseyi avukata vermiyorum çünkü sonuç alamıyorum. Güvenemediğimiz adama mal vermemeye çalışıyoruz, deniyoruz tartıyoruz ama bu işler belli olmuyor. -Ki siz Internetten hiç görmediğiniz bir sürü adama hizmet vereceksiniz. Bence bunun yarısı ödemez, bu işte sizi batırır. Bu şekilde ticareti emin olun büyük dcler de düşünmüştür. Yani bu işi burada ilk defa biz istişare etmiyoruz.

Başarılar dilerim.
Allah razı olsun klavyene, eline, yüreğine sağlık. Sağolasın. Peki bu işi bir mobil operatör nasıl yapıyor. Hepimiz faturalı hat kullanıyoruz sonuçta paşa paşa ödüyoruz