Onlar bu vahim olay üzerinden siyasi hesaplaşmalarını yapa dursun, biz kazayla ilgili dehşet iddiaları tartışmaya açalım.
Bilindiği gibi, kazada otobüsün sürücüsü Tuncay Sütçü de hayatını kaybetti. Dün toprağa verilen Sütçünün ailesinin anlattıkları, kazanın hiç de kader ve kaza meselesi olmadığını, adeta taammüden cinayet işlendiğini gösteriyor.
Şöyle ki;
Tuncay Sütçü kaza sırasında Metro Turizmin sigortalı şoförü değilmiş.
Öncesinde Ankara Metro Turizmde çalışıyormuş. Ancak o zaman verdikleri otobüs arızalı olduğu için, Ya yeni otobüs verin, ya da bunu tamir ettirin. Ben can taşıyorum diye tartışmış. Firma, otobüsü değiştirme veya tamir ettirme yerine, Sütçüye 15 gün kesintisiz sefer yazmış.
Bunun üzerine Metro Turizmi bırakan Sütçü, bir başka otobüs firmasına geçmiş. Kazadan bir gün önce o firmanın seferinden gelmiş. Ailesine, buradan ayrıldığını, bayramdan sonra yeniden Metro Turizm ile sözleşme imzalayacağını anlatıp, Bir ihtimal yarın akşam Elazığ seferi varmış, gidebilirim demiş.
Ancak birkaç saat sonra Sütçüye Metro Turizmden telefon gelmiş ve gece 01.30 ek seferi için İstanbula gidecek otobüsü kullanması istenmiş.
O da gitmiş. Gece 03.30da Dörtdivanda mola verdiklerinde de eşini aramış. Daha önceki seferlerinde hiç aramazken, eşi gelen bu telefona şaşırmış, Hiç aramazdın, hayırdır? diye sormuş. Sütçü, şunları söylemiş:
Öyle kötü bir otobüs ki, bu araba başıma bela olur. Bununla gidilmez. Şu seferi tamamlayayım, dönüşte bir daha buna binmeyeceğim.
Eşi Fatma Sütçü de dikkat et demiş. 20 dakika sonra da o kaza yaşanmış.
Bin lira emekli maaşı olan şoför Tuncay Sütçü, 1 yıl önce nişanladığı, 15 gün sonra evlendireceği kızının düğün masrafları için çalışıyormuş.
Ailenin şöyle bir iddiası daha var:
Otobüsteki takograf cihazında Sütçü değil, başka bir şoförün ehliyet bilgileri yer alıyormuş.
Aile öncelikle o cihazın yok edilmesinden korkuyor. Firma yetkililerinin uyarı imalı telefonlarından bu sonucu çıkarmışlar.
Çünkü yetkililer bir yandan aileye sahip çıkacakları mesajını verirken, öte yandan, Adli tıp kayıtlarına sürücü değil, yolcu olarak yazdırın. Biz onu yolcu listesinde göstereceğiz gibi tekliflerde bulunmuşlar. Aile de, Bizim canımız gitmiş, siz neyin peşindesiniz
Üzerinde Metro turizmin üniforması vardı, bu nasıl olur? diye tepki göstermiş.
Bir dokunup, bin ah işittiğimiz aile işin peşini bırakmamaya kararlı. Ama başkalarının da bırakmaması gerekiyor. Zira görünen o ki, bazı otobüs firmalarında şoför değil, adeta köle çalıştırma mekanizması işliyor ve bu şartlar daha çok faciaya yol açacağa benziyor.
Kaynak : odatv