Zik zak vs. yok, e-mail gönderildi ardından bize dilekçe yazmamız söylendi. Ardından da dilekçeyi yazmayacağımızı, kimlik fotokopimizi vs. göndermeyeceğimizi size ilettik.
Siz de "Konu açarım" dediniz, açtınız. Bizde "İşlem yapmayız" dedik yapmadık.
Her şey gayet yolunda.
Sürekli olarak "konu açarım" diyorsunuz. Size tehdit etmişim gibi baskı kurmaya çalışıyorsunuz. Sorunu çözmediğiniz için elimden gelebilecek tek şey konu açmaktır. Bu da gayet doğal bir şey. Yalan konuşuyorsunuz.
Böyle bir bilgi vermediniz. Direk kaçmak amacıyla
"Maalesef isteğiniz işleme alınamıyor efendim. Böyle bir şey mümkün değil." yazdınız. Ben size bu işin nasıl yapılabileceğimi anlattıktan sonra yapmıyoruz/yapmak istemiyoruz. dediniz. Önce kabul ediyorsunuz, sonra bu işlemin mümkün olmadığını söylüyorsunuz, ardından bu işlemin mümkün olup yapmayacağını söylüyorsunuz.