Abdülaziz Bayındır ı ve fikirlerini sevmem. Genellikle her şeyi Kur'an içerisinde arar. Fakat burada doğru söylüyorlar.

Geçen senelere nazaran baktığımda ezanın okunması ile havanın aydınlanması arasında epey bir zaman farkı var. Eskiden ezan okunduğunda yaklaşık yarım saat sonra hava aydınlanırdı. Şimdi bir saat geçiyor yinede zifiri karanlık. Bırak siyah–beyaz ipliği ayırt etmek ezan okunduğunda bahçede ki ceviz ağacını bile göremiyorum.

Tabii ki tedbir almak daha iyidir. Ama süreyi bu kadar çok uzatıp tutmakta zorlanan insanları daha da mağdur etmenin anlamı yok. Hasta olanı var güneşte çalışanı var yazık günah.

Hem ramazandan önce sabah namazı kaçta okunuyordu şimdi kaçta okunuyor. Ne değişti bir gün içinde de hemen saatler öne çekildi? Ya eskiden hatalı tutuyorduk yada şimdi.

Biz yinede kafa karışıklığına neden olmamak ve tartışmaya mahal vermemek adına diyanetin belirlediği saatte orucu tutuyoruz. Keza isteyen Kur'an ayetine göre (doğrusu o) orucunu tutar. Eğer fazladan oruç tutuyorsak vebali; kendisinin yüzünü sadece kandillerde ve ramazan da gördüğümüz, Müslümanların şatafatla imtihanı diye dergiye yazı yazıp milyonluk lüks araç siparişi veren, Cuma hutbesinde Allah sevgisinden çok devlet ve akp sevgisini aşılayan diyanet işleri başkanının boynuna olsun. Bu kadar günahın içinde hiç mi değilse biraz daha fazla sevapla gideriz.

XOOM 2 ME cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi