Farklı görüşler ortaya konuyor, aslında herkes haklı. Ama biraz daha geniş düşünmemiz gerekiyor, iki örnekle açıklayayım.

1. Osmanlı çöküş zamanında hilafeti - osmanlı devletini kurtarmak için taa Pakistandan adamlar paralarını altınların ı toplayıp İstanbula gönderiyorlar. Daha uçak olmayan arabayı zor görebileceğimiz 1900lü yıllar. Adamlar "bize ne, bizim de insanlarımız aç, yokluk içinde" demiyor.

Peki gelen paralar ne yapılıyor? İş bankası kuruluyor ve iş bankasının mal varlığını 90 yıldır CHP yiyor. Cumhuriyetin ilk kurulduğu yıllarda istanbulda 3600 çocuk açlıktan ölüyor. İzmirde insanlar yoklukta ot yiyor. Taaa pakistandan gelen paralar ise İş bankasının sermayesini oluşturuyor. Cem Yılmazın oynadığı reklam filmlerindeki gibi SERVET BEY gibi insanlar var mıydı bilmem ama millet aç!
Millet ölüyor!


2. Artvinde bir vatandaşımız 4.000.000 TL para verip Türkiyenin en büyük Atatürk heykelini yapıyor. Bu ülkede fatura ödenmediği için okulların elektriği suyu kesildi. Odunu kömürü olmadığı için çocuklar derse paltoyla girdi. Vesaire vesaire...
4 Trilyonluk heykel senin neyine yarayacak?

İşte böyle detayları düşünmediğimiz zaman her şeyi heaba katmadığımız zaman haklı da olsak doğru da söylesek yetersiz.

Her şeyden önce samimi ve dürüst olmalıyız, önce kendimize karşı!...