Dini kitapların getirdiği kurallarla yönetilmiyoruz. Hırsızlık Türk Ceza Kanunu'nda açıkça belirtildiği üzere suçtur. Bir şeyin kötü olduğunu anlamak için illa ki ilahi bir gücün varlığına biat etmek gerekmez. Belirttiğiniz şeyler tamamen insanlıkla, insan olmakla alakalı şeyler. En basit şöyle izah edeyim. Sen Kitap'ta yazmasa tecavüzü, hırsızlığı vicdanen rahat bir şekilde yapabilecek miydin?
Ben birisini parçalayıp yesem bir hayvan gibi neden ceza almam gerekiyor? Güçlünün güçsüz üstünde egemenliği yok mu. Bizler akıllı hayvanlar mıyız yoksa insan mı. İyilik ve kötülük, emin ol eğer ilahi bir güç olmasaydı zaten konuşuyor olmayacaktık. Vicdanına kulak vermen zaten biat ettiğinin kanıtıdır. Sözde etmesen de kalben bu böyledir. Öyle kişiler vardır ki vicdanlarını hiç dinlemezler çünkü kalpleri taşlaşmıştır, onlara bakıp hayret etmemek elde değil. Nasıl olur da benim gördüğümü göremezler diye düşünürüm, iyilik güzel olan iken nasıl kötülük yaparlar. Kendi elleri ile cehennemi seçmişlerdir. Dünyada da cehennem kabirde de cehennem. Yaratıcıyı reddetmekte insanın kendisine yaptığı kötülüklerden bir tanesidir. İnsanı Allah'a ulaştıran yolda zaten iyilik yapması gerekliliktir. Kötülük ise aksidir Allah'a gitmeyen yoldur. Uzun lafın kısası vicdan Allah'ın insanlara vermiş olduğu bir terazidir, kendi yaptıklarımızı ölçüp biçmemiz için.