Lise son sınıftayız. Üniversite sınavı olduğu için hocalarımız yazılılar hakkında gevşek davranırdı, pek sıkmazlardı bizi. İngilizce öğretmenimiz yazılıda kullandığımızdan kitaptan bazı bölümleri seçip aynısını soracağını söylemişti.
Bende kitaptaki çıkma ihtimali olan tüm bölümleri kestim bir A4 kağıdına yapıştırdım hepsini ve özenle cevapları doldurdum. Önlü arkalı bir A4 kağıdı tamamen dolmuştu. Daha sonra bunu fotokopicide A5 olarak küçülttürdüm. A5 kağıdında tüm cevaplar vardı yani.
Neyse sınav günü geldi. Arkadaşlarım benim kopyayı görünce baya beğendiler hemen gidip çoğalttılar falan. Okulda tüm son sınıflar aynı anda sınav olurlardı. Sonradan öğrendim ki bütün okula yayılmış benim kağıt nasıl olduysa 120 öğrencinin tamamında var.
Sınava girdik her neyse, herkes çıkardı bir şekilde kopyasını çekiyor derken arka sırada oturan bir arkadaş yakalandı. Hoca kağıdı aldı şöyle bir inceledi falan azarladı arkadaşı. Bende o karışıklıktan yararlanarak bütün kağıdı doldurdum en ön sırada oturmanın avantajıyla. Neyse kağıdı verdim hocaya bitti diyerek. Şaşırdı biraz 15 dk falan olmuştu sınav başlayalı. Sonra demesin mi;
- aferin ulan çağatay, şu sınıfta senden düzgün, terbiyeli adam yok. Helal olsun.
ve sonrasında bütün sınıfın birden kahkaha atması. Benim utanmam, dumur olmam falan. Çok ilginç bir duyguydu
Anlamadı tabiki ne olduğunu susun falan diye bağırdı ama bilmiyordu ki, o yakaladığı ve çoğu kişide görmezden geldiği kağıtları benim hazırladığımı
Not: Bu taktiği diğer ingilizce sınavlarda birkaç arkadaşın yardımıyla tekrarladık. Hatta son sınavdaki kopya kağıdına 10 tl karşılığında reklam almıştım. Gülmeyin, sonuçta tüm okul görüyordu o kağıdı