WapZap adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Gerçekleşirse dinler yalan olur

--R10.NET; Flood Engellendi -->-> Yeni yazılan mesaj 02:16:47 -->-> Daha önceki mesaj 02:09:11 --



Zaten düşülen en büyük hata da evrenin oluşum hammaddesi ya da öncekini düşünmek. Diyoruz ki Big Bang zaten her şeyin başlangıcıydı. Maddeselliğin, zamanın... Öncesini düşünmek yanlış olur. Kuzey kutbunun kuzeyinde ne var demek gibi. Zaten kuzeyin kuzey olmasını belirleyen kuzey kutbudur.
Yapılan araştırmalar da öncesini değil, o anda neler olduğunu anlamak için yapılıyor.
Böyle bir şey söz konusu değil. Bilim insanları öncesini de düşünüyor. Neden öncesini düşünemesinler ki? Patlama aslında bildiğim kadar teoride mevcut ve öncesini de bazı teorilere dayandırıyorlar. Tabii ki bilim teoriler üretiyor yoksa hem fikir değiller, alternatifler var. Bana sorarsan öncesi var mı diye bence de yoktur. Böyle düşünmemin sebebi var olması için öncesinin olduğunu düşünmüyorum çünkü bir evreni oluşturan korkunç büyüklükte ki şey eğer bir noktadan bir hiçlikten çıktı ise bunun izahını yapmak pek mantıklı olmayabilir. Evrenin oluşma aşamasında yada başlangıcında mantık aramamak gerekiyor, mantık dediğim şey şuan da ki evrene bakarak düşündüğümüz yasalardır. Büyüklük küçüklük gibi kavramlar bence yanılsamadan ibaret. Aslında bu yasalar da bizim mantık dediğimiz kavramı oluşturuyor, mantıksızlık üstüne inşa edilmiş mantık dünyası.

--R10.NET; Flood Engellendi -->-> Yeni yazılan mesaj 11:00:44 -->-> Daha önceki mesaj 10:19:34 --

pcbagimlisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Çözülemeyen çok şey var hocam.En basitinden henüz beynin ürettiği kararlar bile nasıl üretiliyor bu bilinmiyor.Bunla ilgili bir video izlemiştim.Gerçi adamlar kendilerince bunu anlamışlardı ama ben anlayamadım daha doğrusu o kadar ağır,yoğun bir teknik konuşmaları vardı ki sıkıldım kapattım.Bu mantıkla düşünürseniz şuanda ateist olmanız için bir engel yok hocam.Mesele ölüyü diriltmek değil.Mesele o ölen bireyin nasıl oluştuğu?

Bunca şeyin ham maddesi ne bilinmiyor.Gerçi bu yollarda da baya yol aldı insanoğlu ama varılabilecek en son nokta ne tahmin edemiyorum.Şuan ki konumumuz 500-1000 yıl önceki insanlar için hayal edemeyecekleri bir nokta iken bizden sonraki 200-300 yıl içerisinde neler olacak korkuyorum valla.

Tek tahmin edebildiğim git gide insanlığımızı kaybedeceğiz.Teknolojinin ilerleme hızına paralel olarak bizde o kadar teknolojik varlıklar olacağız.Anne,baba,akraba ilişkilerinin uçuk hızlarda kaybolacağını düşünüyorum.

Ölüyü diriltme bana şu bakımdan mantıksız geliyor hocam bedenin içinde bir şeyler var.Bilim de bunu biliyor fakat dinlerdeki gibi buna ruh deyip kestirmek istemiyorlar.Kollar,bacaklar,beyin,kafa,göz,dalak bunlar beynin donanımları bir de bunun yazılımı var ama hâla çözülebilmiş değil.

Dünya elektronik bir aygıt değil ama sanki elektronik bir aygıt gibi sürekli aynı işlemi uyguluyor dönüyor duruyor üzerindeki katmanlar,doğal yapılar aynı şeyleri sürekli yapıyor,canlılar aynı şeyleri yapıyor (insanların standart ihtiyaçlarından,yaptıklarından bahsediyorum) bunlar nasıl sağlanıyor bunları kim yaptırıyor muamma.

Yani bakıyorsun dünyaya bir belleği yok,bir işlemcisi yok ama kısır bir döngü içerisinde aynı şeyleri tekrarlayıp duruyor.
Bilmeyen kim? Bilinemiyor dediğin nedir? İspat edilmemiş şeyler mi. Her insan gözlemleme yapabilir ve bir neticeye varabilir. Bunu da bilgin ölçüsünde yapabilirsin. İki bilgiyi birleştirip üçüncü bilinmeyeni bilinir kılabilirsin. Ateist olmam için değil olmamam için nedenlerim var. Ruhun olmasaydı eğer beynin zaten özgün kararlar alamazdı. Örneğin iki rakamı çarp dediğimde rastgele iki rakamı çarparsın. Sonucu beynin verir ama bu iki rakamı ise beyninin değil ruhunun seçimi sağlar. 2*2 mi yoksa 16*45 mi? Hesap makinesinde iki rakamı çarparsın, sonucu hesap makinesi sağlasa bile o rakamları giren hesap makinesi değildir dışarıdan bir kuvvet. Aynı şekilde ekrana bakanda dışarıdan bir kuvvettir.

Bilim bilincin nasıl oluştuğunu henüz çözemedi sır olarak gizemini koruyor. Mesele neden ölüyü diriltmek olmasın, şuana kadar kimse dirilmedi. Bilim ilerledikçe ilgi alanı olmayan şeyler ilgi alanına girecektir. Örneğin paralel boyutlar ilgi alanında değildi daha önceleri, ama kuantum fiziği ile bu değişti. Ruhun varlığını söyleyemez ancak beden haricinde bir kuvvet olduğunu söyleyebilir. Aynı şekilde evrene de dışarıdan bir kuvvetin etki ettiğini söyleyebilir. Ötesini ise gerek dini inançlarımıza göre gerek kendi hayal gücümüze göre düşünebiliriz. Azda olsa mantığı çözmüşsün aslında bilim bana evrendeki yasaların işleyişini anlatıyor ama bu yasaların neden olduğunu olması gerektiğini pek anlatamıyor. Işık hızı hakkında bilgi sağlarken neden ışık hızı sabittir sorusunun cevabını veremiyor. İşte bu kuralları koyan bu emirleri veren Tanrıdır. Çünkü aslında kurallar yasalar yoktur olmaması gerekiyor, ışık neden maddeye dönüşüyor? Enerji özgür ve çok hızlı iken neden bir kalıba giriyor? Evreni oluşturan şey, yoktan var eden şey aynı zamanda sende de mevcut. Hiç yoktan hayaller kuruyorsun, hiç yoktan hareket ediyorsun. Vücudun bunları yapsa da ilk tetiklemeyi, yap diyen emri beynin yapmıyor ruhundan gelen istek yaptırıyor. İkisi aslında farklı şeyler değil. Evrende şuan bir rüya gibidir. Aslında kurallar yoktur. Rüyada neden süpermen gibi uçmuyorsun? Kendine sınırları yasaları kendin koyarsın ama evrene bu yasaları koyan Tanrıdır.