abcgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
@karacoder;

Anlamadığım şu dostum. Kaç yaşındasın bilmiyorum diyelim ki 25. Ortalama bir ömrün yarısı kadar neredeyse. Bana geçen süreyi gösterebilir misin. Yok olup gitti değil mi. Sanki hiç var olmamış gibi. O kadar hızlı oldu ki farkına bile varmadın, hafızanda yer alan bilgiler olmasaydı geçmişinden bile haberin olmayacaktı, geçmişin ne olduğunu bilmeyecektin.

Ömrünün geri kalanı da öyle bir hızla geçecek ki yine sanki yaşamamışsın gibi. Yine ne kalacak hafızan. Yani diyorum ki vaktini neden boşa harcıyorsun git eğlen gez dolaş harap etme kendini buralarda. Amacın gayen nedir onu anlamadım. Yoksa cehennem çok mu tatlı oraya hazırlık mı yapıyorsun şirk koşarak. Bak bunu da kişisel algılama senin yazdıklarından ancak bunları çıkarttım. İlk sordukların neyse de son yazdıkların hiç makul değil, ne zaman peygamber geleceğini sana mı soracak Allah. Şöyle neden düşünmüyorsun peki; dinler uydurma demeye getiriyorsunuz peki neden sonradan başka bir din inmedi! (Uydurmada olsa). Kur'an da yazıldığı gibi son dinin zaten gelmiş olduğu için olmasın. Yoksa kota doldu mu, artık gerek duyulmuyor mu sanayi geliştiği için. Sen bırak doğmadan ölen çocukları da, (ruhu üfürülmemişse ölen bedendir) kendi derdine yan. Böyle kuzuyu şişe saplarsın sonra ateşte harıl harız çevirirsin cız cız diye ses gelir. Sonra da afiyetle yersin. Yani yanmak kötü bir şey değil senide bu yüzden kınamıyorum çünkü bu bir seçim, tecrübe kazanmak istiyorsun. Çiğ et yenmez mikroplu olur pis olur, bu yüzden ateşe sokarsın. Ama tavsiyem temizleneceksen bile fazla durma orada sonra uyarmadı deme çok sıcak. Hatta birkaç saniye dur sonra tövbe et çık. Sen en iyisi bize yazma dostum muhatap olma bizimle inan günahının artması beni sevindirmez belkide seni bu şekilde konuşmaya teşvik ederek bizde günaha giriyoruz.
Tekrardan merhaba dostum. Evet insan ömrü çabuk tükeniyor. Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor insan. Büyük Mega Şehirler yerine belki sakin, az nüfuslu bir köyde sakin bir yaşam sürsek, yaşamın tadını daha güzel alabilirdik. Sabah aynı rutinle işe gidip gelmek, para kazanma sevdası, mülkiyet derdi uğruna yaşamlarımızı dört duvar içerisinde geçiriyoruz. Dediğinde haklısın. Zaman çok çabuk geçiyor.

Belirli bir amacım olmadığını onuncu kez söylüyorum.
delikanlı53 ve senin, protos78 ile benim yazdıklarımıza bir yanıt veremediğinizi, konuyu saptırdığınızı, başka şeyler anlattığınızı, Kuranı Kerim'i okumadığınızı/anlamadığınızı söylüyoruz.

Ben burada günah işlemiyorum. Lütfen benim için üzülme sevgili kardeşim. Zira kötü birşey konuşmuyoruz. Kötü birşey yaptığıma inanmıyorum. Sadece konuşuyoruz ve muhabbet ediyoruz. Tekrar söylüyorum benim için üzülme.
Üzüleceksen kendin için, ailen için, sevdiklerin için üzül. Zira onlar için yaşıyoruz.

Beni cehennemle neden tehdit ettiğini anlayamadım. Eğer cehenneme gidecek şeyler yazdıysam, bunu haketmişimdir demektir. Fakat ben hala bunun içine ne yaptığımı anlamadım? Buna karar verecek olan Allah'tır Kuran-ı Kerim'e göre. Sen değilsin. Eğer Tanrı'dan bir icazet aldıysan, veya ermiş/evliya olduğunu iddaa ediyorsan, söyle ona göre biraz daha saygılı konuşacağım.

Bugüne kadar hiç insan öldürmedim. Kimsenin parasını gasp etmedim. Trafikte yayalara yol bile veriyorum. Önceliğim güzel hatunlar olsa da.
İnsanlara kötülük yapmamaya çalıştım. Elbette yapmışımdır, iyilik meleği değilim. Kıskançlık, Hırs, Ego her insanın içerisinde vardır. Ama iyi bir insan olmaya çalıştım hayatım boyunca.

Araştırdığım ve insanlarla tartıştığım için cehennemde yanacağımı zannetmiyorum.

Bence eğer cehennemde yanacak insanlar varsa, bunlar insanları kandıran, onları aşağılayan, sınıflandıran, dışlayan, sevgi yerine kin besleyen insanlar olacaktır.

delikanli53 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
İnşallah tatminkar cevaplar veririm (bildiğim kadarıyla cevaplayayım)

- Nefs ve irade. diyeceğim bu sorunun cevabına. Şeytan (iblis) nefsine yenik düşüyor. Bildikleri yüzünden büyüklük yapıp sonradan yaratılanın büyüklüğünü kabul etmiyor ve kibrine yenik düşüyor. Şimdi kıyamet gününe kadar mühlet verilenlerdensin demiyor ki, "Belirli bir süreye kadar mühlet verilenlerdensin" diyor. Şimdi tövbe kapısı kıyamet gününe kadar açık (Güneş batıdan doğunca bitiyor tövbe işi) Şeytan da bunu biliyor ama hergün tövbe edeceğim umuduyla başlıyor.
Şeytan Allah bir yarışa girmiyor ki, Şeytan Allah'ın büyüklüğünü ve tek olduğunu zaten kabul ediyor ama bazıları kabul edemiyor. Şeytan insanların iradesi olduğunu biliyor ve ben onlardan daha büyüğüm bana da izin ver diyor ve kibirine yenik düşüyor burada yarış olarak nasıl anlarsın ona bakarsan insanlar yaratıldığında kimin cennete gidip kimin cehenneme gideceğini Allah bilmiyor muydu da bizi sınava tabi tuttu, biliyordu ama kimse itiraz edemeyecek artık şeytanın da böyle yapacağını biliyordu (isteme sıfatı değil o ayrı, bilme sıfatı) ama yine yarattı. Yoksa Allah bilmese senden benden ne farkı olacak.

- Oradaki put değil ki. Kabeye yönelerek Allah'ın emrini yerine getirmiş oluyoruz. Kabe konusu uzun bir konu Hz.Adem'den başlar Hz.Şit Hz.Nuh Hz.İbrahim ve Hz.İsmaile kadar ve son olarak Hz.Muhammed (s.a.v.)'e kadar uzanır. Konuyla ilgili daha detaylı bir kaynak göndereyim size. Ayrıca Hz.Muhammed (s.a.v.) aracılığı ile yapılması gerekenler emredildi (ayrıca Hacer-ül Esved taşını da Peygamber efendimiz gençliğinde kendisi yerleştirmiştir (bunu da merak edenlere anlatırım)
Allah emretti biz de yapıyoruz. Benzetmek gibi olmasın ama Yahudilere gönderilen 10 emirde "Cumartesi balık tutmayın" der, buna mantık arayabilir misin Allah emretti.

- Ne büyük sorumluluk değil mi, tebliğ geliyor ve yapmıyorsun diğer tarafa tebliğ gitmiyor ve sorumlu olmuyorsun.. Ayrıca Hz.Süleyman (hükümdar peygamber) Dünyanın birçok yerine tebliğ ulaştırdı. Hz.Muhammed (s.a.v.) kritik noktalara mektup gönderdi, ashabı dünyanın 4 bir köşesine tebliğ ulaştırsın diye gönderdi. Şimdi buna inanıp inanmamak da sana kalıyor. Ama tebliğ yoksa (gelmediyse ve sen araştırmadıysan) sorumluluk yok. Ama günümüzde böyle birşey mümkün değil. Kısa bir hatırlatma 1000 küsür Paygamber geldiği rivayet edilir hepsi Kuran'da yok.

- Sonucu bilinen sınavı seni yaratan biliyor. Kalu Bela'da ruhların hepsi toplandığında ve o zaman herkes ayrılıp Cennet ve Cehenneme gönderilseydi Cehenneme giden itiraz etmeyecek miydi. Sonucunu Allah bilmezse yarattıklarından ne farkı kalacak. İşte o yüzden irade vermiş seni serbest bırakmış istediğin yolu seç ama sonunda bu bu olur demiş ve Peygamberler göndermiş.

- Allah yarattığı birşeye niye böylesin mi diyecek. O konu biraz farklı benim bahsettiğim iki farklı uzvu olan insanlar var. Sonradan böyle birşeye meyletmek elbette yanlış ve haram bu konu bu işin ilmini bilenlerle tartışılmalı bu konuda detaylı cevap veremeyeceğim.

- Onu bilemem ama eğer herhangi bilinçli birşey yoksa onun sınavını Allah bilir. Fakat kürtaj vb. yollarla onu öldürenlerin vay haline. Öteki tarafta sorarlar o çocuğa senin günahın neydi diye.

- Şu anda kullandığın teknolojiyi teknoloji sanıyorsan geçmişe bak. Hepsi de helak olmadı mı, yok olmadı mı. Hz.Sülayman'ın cinlere yaptırdığı serçe sarayı, tahtını göz açıp kapatana kadar alan askeri. Zaten dünya zamanı bir piramittir, yükselme çökme ve tekrar yükselme. Şu anda yükselmede miyiz bilemeyiz. Dünyada kötülük bitecek mi, son peygamber gelmiş tebliğ bitmiş.
Hz.Musa'ya ne dedi yahudiler "Bıldırcın yemekten bıktın söyle Allah'ına başka birşey göndersin"

Neyin ne zaman gönderileceğini sen ben karar veremeyiz.
Teşekkürler yanıtlarınız için.


- Söylediğiniz gibi herşey tekrardan en başa döndü. Şeytan'ı Allah yok edebilirdi. Ama insanları sınav yapmak amacıyla etmediğini dile getirdiniz bir şekilde. Bu büyük bir konu.
Sınavın sonucunu Allah zaten biliyorsa, neden sınav oluyoruz?.
İnsan aklının algısıyla, sınav belirli yetenekleri test etmek amacıyla yapılan bir uygulamadır.
Fakat Tanrı'nın insanları test etmesine ihtiyacı yok.
Düşünsene bi. Burada Belediye Başkanı veya iş yerimizde bulunan Patron'dan bahsetmiyoruz. Tanrı diyoruz ya... Herşeyi yapabilir. İstese şuan bulutları siyah bile yapabilir. Belki pembe. Onun kararına kalmış.
O zaman yaşamın bir anlamı ve hikmeti yok size göre, yaşam sadece bir sınavsa. Ufak bir planın veya oyunun parçasıyız.

- Cumartesi balık tutmanın yasaklanması kesinlikle mantıksız.

- 1000 peygamber gönderildiği konusu Kuran'da geçmiyor. Hadisler de var.

Ayrıca İnsanlık Tarihimizde bu hadisi kanıtlayacak birşey yok. Ortadoğu dışında semavi dinlere benzer bir Tanrı/Peygamber sistemi yok. Semavi dinlerin kitaplarında işlenen konuların temel kaynağı zaten; MÖ.4000 ile 2000 yılları arasında yaşamış Sümerler toplumundan gelmektedir. Tufan ve Yaratılış konuları Ortadoğu'ya Sümerler'den yayılmıştır. Kuzey Amerika'da veya Çin'de böyle inanışlar yoktur. Bu inanışlar tamamen yereldir. Bu benim düşüncem veya fikrim değil, öteki yorumlar gibi. Gerçek İnsanlık Din Tarihidir...

Ayrıca Peygamber döneminde Avustralya Kıtasına, Kuzey Avrupa, Doğu Avrupa, bugün Rusya'yı kaplayan Asya topraklarına, Amerika Kıtası'na ve Doğu Asya'ya elçi gönderilmemiştir. Örneğin Kuzey Amerika'da yaşayan bir insanın İslam, Hristyanlık ile tanışması coğrafi keşifler sonrası olmuştur. 15. ve 16.yy sonraları..... O güne kadar bu insanlar 3 Semavi dinden veya bizim bilmediğimiz belki o 1000 peygamberi içeren bir dinden ve tanrıdan haberleri yoktu.

- Sonucu biliniyorsa, neden sınav oluyoruz. Cehenneme gidecek insanın suçu nedir?
Atıyorum Recep diye bir vatandaş var. Hayatı boyunca kötülük yaptı, hırsızlık yaptı, suç işledi. Cehennemlik bir insan ve cehenneme gidecek.
Bu insanın kaderini belirleyen Allah. Recep'e verilen iradeyi de belirleyen Allah değil mi? Yani bir insan yazılan iradesini Allah'ın yazdığını bozarak değiştirebilir mi? Çok derin değil mi?