Esirlere tecavüz edildiğine dair delil göstermeniz gerekir. Bir olayın yaşandığını iddia ediyorsanız, deliliniz olması gerekiyor. Topyekun müslümanlara bu şekilde iftira atamazsınız. Yoldan çıkanlar olmuştur, nefsinin kölesi olanlar olmuştur elbette. Ancak ne kitabımız bunu emreder, ne de dinimiz, ne de peygamberimiz.
Bu arada Fatih Sultan Mehmet Han'ın İstanbul'un fethinden sonra 3 günlük yağma ve tecavüz emrini verdiğine dair delilinizi de sunun lütfen. Bu şekilde ecdada apaçık iftira atamazsınız.
Bu bir iftira değil, gerçek tespittir. Tarihin not aldığı olaylardır. Osmanlı benim de ecdadım. Bolivya'lı veya İtalyan vatandaşı değilim. Türk'üm. Dönemin şartlarında tecavüz ve yağma oluyordu. Günümüzde de savaşlarda tecavüz oluyor. Dönemin şartlarına göre değerlendirmek gerek herşeyi.
Ecdad'a attığım iftira ile ilgili kaynaklar:
http://www.alfasorgulama.com/2013/11...nlk-fethi.html
Alıntı
1- Kritovulos, “İstanbul’un Fethi”, İstanbul, 1967, s. 72
2- Zorzi Dolfin, İstanbul’un Muhasarası ve Zaptı – Maalesef metinde bu kitabın künyesi yok
3- Sndrew Wheatcroft, “Osmanlılar”, İstanbul: Altın Yayınları, 1996, s. 37
4- Oruç Beğ Tarihi, İstanbul: Tercüman Yayınları, s. 109
5- Aşık Paşaoğlu Tarihi, İstanbul: M.E.B. Yayınları, 1992, s. 119
6- Emine Çaykara, Tarihçilerin Kutbu, "Halil İnalcık Kitabı", Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Nehir Söyleşi 16, 2005, Sayfa 460-461.
--R10.NET; Flood Engellendi -->-> Yeni yazılan mesaj 11:29:33 -->-> Daha önceki mesaj 11:06:31 --
@karacoder;
Ben kimse ile dalga geçmedim latife yaptım. Kitaplarında bana baba deyin denilmiyor yoksa yanılıyor muyum, Kur'an da bunun şirk olduğu ve ahiret gününde İsa'yı rabbine ortak koşanların hesabının görüleceği yazıyor. İsa peygamber ise kendisinin bir suçunun olmadığını dile getirecekmiş yani şahitlik yapacak.
Dostum senin kafa yapını çözemedim, kitapta yazılanları sorguluyorsun demek ki ekleme değiştirilme yapıldığına inanıyorsun ama eğer doğrusunu bilmediğin şeye mantık yürütürsen ve ahiret günü umduğun gibi karşına çıkmazsa ne olacak. Mantık yürütmen aslında normal ama bunu ilim ve bilgi sahibi olmadan yapamazsın. Tanrıyı sorgulamışsın, neden böyle değilde şöyle yapsın şöylesi daha makul demişsin. Bende pek araştırmadım ancak kendi mantığına göre yorumlarsan kendi dünyanı yaratmaya çalışırsın. Sana göre çelişkiler var, olabilir ama çelişkileri yada sana göre çelişen şeyleri görmek hiç zor değil milyon tane yazabiliriz, ortak noktaları bulmayı denedin mi hiç ne yazıldığını değilde ne istendiğini ne anlatılmaya çalıştığını düşündün mü. Belkide haklı olabilirsin bazı noktalarda pek bir bilgim olmadığı için sana harfi harfine cevap vermem de mümkün değil ancak dediğim gibi umarım sadece çelişkileri bulma yolunda ilerlemiyorsundur.
Mesnevi den biraz alıntı yaptım;
Hz. Peygamber demiştir ki, "Bahar serinliği sizin için bir ganimettir, (örtünüp sakınmayın) ona itibar edin. Zira ağaçlara nasıl faydalı olursa, size de tamamen feyiz bağışlar. Lakin sonbahar serinliğinden sakının. Çünkü bahçelere olan tesiri size de olur."
Bu hadis-i şerifi rivayet edenler sadece zahiri manasında durup bununla kanaat etmişlerdir. Böyleleri dağı görüp içindeki madeni görmeyen gafillerdir.
Mana bakımından sonbahar nefis ve hevestir. Akıl ve can ise cana can katan baharın ta kendisidir.
Senin cüz-i ve acayip bir aklın var. Cihanda kamil akıl sahibini ara! Cüz-i aklın kül ile elbette kül olur. Zira akl-ı kül, alçak nefsin boynuna geçirilen zincir gibidir.
Hadis-i şerifin teville manası, "Hayırlı, temiz nefesler hayat bahşeden ilkbahar gibidir" olur.
--------------------------------
Bak şimdi bir forumda gördüm birisi bu hadisi yazmış bir başkası ne yazmış yorum olarak.
teşekkürler pentar kardeş, bahar ayının allerjik reaksiyonlara yol açtığını biliyordum,yani benim polene karşı allerjim var,fakat bu hadis-i şeriften sonra bahar havasının kıymetini bilmem gerek...
Burada sorularınızı cevaplamışlar:
http://www.kutsalkitap.org/index.php...u-soeylenir-mi
Sevgili kardeşim bu konularda ilim ve bilgi sahibi olabilmek için, tarikatların içerisinde yetişmiş, borozan gibi sakalla, cübbe ile dolaşmak mı gerekiyor? Dini bu cübbeli, sarıklı adamlardan mı öğreneceğiz. Onun dışındakiler araştırma yapamaz mı?
Benim kafa yapımı çözmen zaten gereksiz. Burada bazı konular hakkında tartışıyor ve fikirler bırakıyoruz. Ne yapacaksın ya benim kafamı? Herkesin derdi kendine kardeşim.
Eğer birisi benim öldükten sonra yanacağımı söylüyorsa, onun emirlerini okumam, anlamam sorgulamam gerekir. İnanırım veya inanmam. Ama araştırırım, öğrenmek isterim. Şansımı gece gündüz para yardımı toplayan cübbeli, sakallı heriflere bırakmam.