Dünya üzerindeki yeni teknoloji nükleer santrallerin yaydığı radyasyonun büyük çoğunluğu nükleer yakıttan kaynaklanmıyor. Şunu düzeltmek gerekli. Nükleer yakıt direk olarak size elektrik vermiyor. Nükleer yakıt sadece ısı veriyor. Bu ısı reaktörden geçen suyu ısıtıyor ve sıcak su daha doğrusu kızgın buhar türbinler vasıtasıyla alternatörlerden elektrik enerjisi üretilmesi için gerekli hareket enejisini sağlıyor.

Bu alternatörler arabanızdaki şarj dinamosu büyüklüğünde değil. Oldukça büyük. Dünyanın kendisi dahil her şey radyasyon üretir. Ya ölçülebilecek düzeydedir yada ölçülemeyecek düzeydedir. Radyasyonun büyük bir kısmı elektrik üretim anında ortaya çıkıyor.

Reaktör radyasyon yaymıyormu? Elbet yayıyor. Fakat bugünkü Rus teknolojisi ile yapılan reaktörlerin çoğu bir kömür santralinden yada HES'ten daha güvenli ve çevreci.

Patlama konusuna gelirsek bu reaktörle o kadar basit yapılar değil. Yüzbinlerce ton özel beton, kaplama vb. şekilde korunuyor. Nüklleer santrallerin patlama nedenlerine ve zararlarına bakarsanız en büyük patlama zararını kurulum sırasında patlayan reaktörlerin verdiğini görebilirsiniz. Çalışan bir reaktör gerektiği kadar ve hızlı soğutulabilirse nükleer bir kaza yaşanmaz. Fukuşima reaktörlerin soğutulamaması yüzünden olan bir olay. Bu yüzden reaktör eridi. İşte tamda bu yüzden reaktörler deniz olan bölgelere kurulur.

Aslında Türkiye'de 3 tane nükleer reaktör var ve uzun yıllardır işliyor. 2'si Ankara'da 1'i İstanbul'da. Tabi enerji üretilmiyor.

Peki neden Türkiye'de bir santrale karşıyım ben? Zira olayın birilerinin çıkarına hizmet etmesinden yada işin içine torpillerin girmesinden korkuyorum. Bakın reaktöre yakın ve kontrol yapılan bölgelerde asla ve asla nüklleer eğitimi almayan kişiler çalışamaz. Temizlikçi buna dahil. Acil durumlarda tüm personeller ki buna servis şöförü dahil büyük bir hız ve dikkat ile hareket etmek zorundadır. En ufak hatanın sonucu ağır olur. Ayrıca bu bir eğitim meselesi. Uranyum direk yakıt olarak satılan bir malzeme değil ki nükleer santrallerin asıl amacı uranyum işlemektir zaten. Türkiye'de bu eğitimleri devlet yakın bir süreye kadar desteklemiyordu. Nükleer enerji mühendisleri yetiştiren üniversiteler var fakat yetersiz. Ülkede yetişmiş nükleer fizikçi ve kimyacı sayısı parmakla sayılır belkide. Bu yüzden bize eğitimi Rusya veriyor. Öncelikle akademik olarak bu yeterliliğin sağlanması gerekirdi bana göre.

Güvenle işletileceğine inansam ki belkide boşa endişeleniyorumdur nükleer enerji evinizn arkabahçesine kurulacak büyük bir jeneratör boyutlarında bir santral ilede üretilebilecek kadar güvenli. Umarım doğru adımlar atılıyordur ne diyeyim. Şimdi olmasa 10 yıl sonra böyle bir enerjiye ihtiyaç olacaktı. Sanayileşme güzel bir şey ama sanayininde ihtiyaçları var.