Dün aklıma geldi nerden geldiyse. Aile zoruyla ailemin yaşadığı şehirde bir bölümde okuyordum. En son olay psikiyatr'a kadar gitti. Psikolojim bozulmuştu çünkü. Doktor antidepresan yazdı, intihar muhabbeti felan da vardı. Hepsi ise o iğrenç şehir ve daha da iğrenç bölümden ötürü oldu. En son ailem beni uzman bir akupunkturcu gibi bir yere götürdü. Bu durup dururken nereden aklıma geldi bilmiyorum açıkcası, yıllar geçti üstünden, 2,5-3 sene önceki olay. Akupunktur derken akupunktur için götürmediler, böyle beyine dalga felan göndermeyle ilgili işleri de vardı gittiğimiz doktorun. Beynimi iyice folloş etmeye kararlanmıştı ailem. Ulan beyin bu, mal mısınız, yok antidepresan yok dalga vs. oynanır mı hiç. Antidepresanı kısa bir süre kullandım ve beynimi mahvetti diyebilirim, bu yüzden de ailemi asla affetmeyeceğim.
Herneyse aklıma şu senaryo geldi, ailem beni istediğim şehre Ankara'ya gönderseydi, sevdiğim bölümü okuyor olacaktım o yaşımda. (sonradan geçtim tekrar büyük bunalımlar sonucu, anlamışsınızdır zaten ilk paragraftan). Herneyse 1 sene sonra ortaokulda sevdiğim kız da Ankara'yı kazandı. Belki de ailem beni oraya gönderseydi onunla sevgili olacaktım orada. Ve belki mutlu olacaktım. Şuan ise sürünüyorum ve hala kız arkadaşım olmadı (yaş 23), kız konusunda çok seçiciyimdir, ama bahsettiğim kız hem çocukluk aşkım, hem de gerçekten evlenilecek bir insan, ailesi felan da çok düzgün insanlar. Benim gibi seçici birisi için beni mutlu edebilecek ender insanlardan yani. Kızları kolay kolay beğenmiyorum çünkü. Ve diceksiniz ki o sana bakar mıydı, valla hatırladığım kadarıyla o da bana boş değildi ortaokulda.
Şimdi ise gerçek dünyaya döndüğümüzde işte 23 yaşındayım kız arkadaşım yok, istediğim bölüme geç başladım. Paçalarımdan mutsuzluk akıyor özetle.
Paylaşmak istedim. Okuyanlara teşekkürler.