Türkiye'nin ekonomik durumunu şöyle özetleyelim;
100 liralık aylık kazancınız var, 5 TL'sini bankaya koyup 95 TL'sini harcıyorsunuz. Bu arada her ay kazak, telefon, sigara alıp bunlar için de her ay 50 TL'ye gereksinim duyuyorsunuz. İlk önce abinizden, babanızdan 50 TL alıp sonra veririm deyip, yavaş yavaşta olsa ödeyebiliyorsunuz.
Bu arada aldığınız kazak ve telefon pahalanıyor, sizin gereksinim duyduğunuz parayı 200 TL'ye çıkarıyor. Sizde babanızdan bu kadar para alamayacağınız için sağ sola eşe dosta gidiyorsunuz. Onlarda diyor ki; bizim sana ekstra olarak verebileceğimiz paraya 2 ay sonra %10 fazla olarak alırız mecbur tamam diyorsunuz.
Sizin başlangıçtaki 100 TL gelir, 5 sene sonra oluyor 120 TL. Ama ihtiyaçlarınız için 200 değil 240'a ihtiyaç duyuyorsunuz. Artık borcunuz süreklilik arz ettiği için borç verenler diyor ki bak kardeşim sana %10'dan veriyoruz ama senin borçluluğun arttı. Bundan sonra %15 kabul etmezsen para mara yok. Siz tabi yine çaresiz kabul ediyorsunuz.
Bu arada memleketten akrabalarınız geldi, evde bakmanız gereken 2 boğaz daha var. Sizin 120 TL iyice yetmiyor. Sizde gidip bankadan oradan buradan para almaya çalışıyorsunuz.
E nihayet bir gün size %15'ten para verenler yok arkadaşım artık veremeyiz, hatta sana daha önce verdiklerimizi alabilmek için o 120 TL'nin her ay bir bölümüne direkt el koyacağız diyor. Aradan yıllar geçiyor bir bakmışsınız elde avuçta bir şey kalmamış. İcraya düşüyorsunuz, her şeyiniz gidiyor.
Evet film bitti. Üzerine bir soğuk su içebilirsiniz.