Yıllardır benim de ilgimi çeken konulardan biri. İnsanların bir kısmı heyecanla bununla ilgili haberleri arkadaşlarına anlatırken bir kısmı ise "olur mu len öyle şey" modunda geyiğini geçiyor.
Yapılması gereken her zamn her durumda olduğu gibi makul düşünmek, anlamaya çalışmak ve tedbirli olmak.

Birincisi, güçlü devletlerin çoğu birbiriyle kapalı bir rekabet - savaş halinde. Bu bir dünya gerçeğidir. Bazen fayda sağlamak ve çıkarları korumak için işbirliği yapıldığı olur. Dost ve düşman sabit değildir, bugün dost dediğiniz yarın düşman olur, ya da tersi.

Devletlerin yapısında ise kimin başa geçeceğini belirleyen gizli - açık örgütler vardır. Siz Ankara'da kafanıza göre simit bile satamazsınız. Ama sıradan bir adamın seçimle başa geçtiğine inanırsınız. ABD, Almanya veya Türkiye fark etmez. Takım elbiseli seöilmiş hükümetlerin arkasında siyah gözlüklü adamlardan kurulu yapılar vardır.

Şirketler ve holdingler ise bir taraftan renkli reklamlarla size kendilerini sevdirirler. Sizler toteme tapar gibi markaları benimsersiniz. Onlar bir taraftan da sizi sömürmek için her şeyi yaparlar.
Faiz batağı yüzünden intihar eden, cinnet geçirip ailesini öldüren insanlar hiçbir devletin hiçbir bankanın umurunda olmaz. Zaten sizi "kredi alıp almakta özgürsünüz" sloganıyla telkin etmişlerdir. Oysa her reklam bir sihirdir, büyüdür. Sizler sarhoşluk içinde uçtuğunuzu zannederken yere çakılacağınızdan habersizsinizdir.

Buraya kadar okuduklarınıza itirazınız varsa size iyi uykular. Yaşadığınız hayattan haberinizin olmaması acınacak bir durum. Hiç mi gazete okumazsınız, haber izlemezsiniz?...

Devletleri ve şirketleri bir kenara bırakıp bireylere kadar inelim. Kardeş katli Hz Adem peygamberin oğlu Kabil ile başladı. Üç kuruş menfaat için vs için insanlar en yakınlarını öldürüyor. "Komşu kızını zapteyle" fikri askerdeki marşlara kadar girdi. Yıllardır tanıdığınız komşunuzu veya akrabanızı hiç ummadığınız bir suçu işlerken görebiliyorsunuz.

***

Şimdi, böyle bir dinyada yaşarken dinleme var mı, takip var mı diye düşünmek bile abes. Ama bunları düşünüp de korkuya düşmek paranoya yapmak da anlamsız. İnsan her zaman her durumda makul bir orta karar düşüncede olmalı ve tedbirli dikkatli olmalı.