Arkadaşlar merhaba,
Daha önce okuduğum bir yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum. Fakat bundan da önce, İngilizcesi olanlar için tavsiye ederim.
şu videoyu izlemenizi Size kısaca burada ne anlatılıyor özetleyeyim.
İzlediğimiz her şeyin beynimizde bir şekilde etki bıraktığından bahsediyor burda. 20 dakikalık bir karaoke yarışması izledikten sonra duşa girdiğinizde, bir anda kendinizi şarkılar söylerken, süper star olma hayalleriyle bulabiliyorsunuz. 20 dakikalık bir görüntü beyninizi bu kadar etkiliyorsa sizce bu cinsel içerikli görüntüler ne kadar etki bırakıyordur?
Bu filmlerin/videoların hiçbir duygu içermemesi, yapay olması ve şiddeti özendirmesi nedeniyle toplumda birçok problem ortaya çıkıyor.
Erkekler cinsel yeterliliğe ulaşmanın karşıdakine duygusal olarak hassasiyet göstermekten çok fiziksel niteliklerle sağlandığını düşünüyor. Kadınlarsa sevilmeye değer bulunmak için cinsel yönden arzulanmaları gerektiğini düşünüyor. Bu yüzden de birer p0rno yıldızı gibi davranmaya, giyinmeye başlıyorlar.
Videoyla ilgili söyleyeceklerim bu kadar.
Sizinle paylaşmak istediğim yazıyla devam edelim. Başlamadan önce söylemek istiyorum ki evet uzun bir yazı. Hayatınızdan en fazla 20 dakika çalar fakat oldukça faydalı bir yazı. Okumanızı tavsiye ediyorum. Göreceksiniz ki çekingenlik, sosyal fobi ve çeşitli birçok psikolojik rahatsızlığın kaynağı bu.
Çağımızın vebası olup, genç dimağlarımızı iliklerine kadar sömüren, insanımızı abazanlaştırıp, piksel sevdalısı haline getiren bu illetten kurtulma rehberidir. yazıyı olabildiğince kısa ve öz tutmaya çalıştım. Baştan sona soluklana soluklana, özümsenerek okunursa faydalı olacağı kanısındayım. yer yer bilimsel bir dil hakim olsa da, vakanın vahametini kavrama açısından elzemdir.
Öncelikle çok meşhur bir deneyle başlamak istiyorum. Yine bir deney ve yine fareler. Bir eril fare sürekli aynı dişi fare ile çiftleştirilir ve eril farenin çiftleşmelerdeki boşalma süresinin giderek arttığı, hatta bir süre sonra erkek farenin johnny sinse evrildiği, dakikalarca performans gösterdiği gözleniyor. (1dk-16dk)
Bir sonraki aşamada ise, bu eril faremiz, her çiftleşmede farklı bir dişi fareyle izdivaç eder. Bir önceki aşamada performansı sürekli artan fare, deneyin bu aşamasında hemen hemen aynı boşalma(ejakülasyon) dakikasında kalır ve dişi farelere rezil-rüsva olur. (1dk-3dk)
Eril fare, aynı dişi ile çiftleştikçe giderek azalan miktarda dopamin üretmeye başlar fakat dişi fare değiştirildiği an, eril faredeki dopamin tavan yapar. İşte bütün memelilerdeki bu vakaya coolidge effect diyoruz. Aynı deney, dişi fareler ve dişi memeliler için de geçerlidir. Bu yazı boyunca erkek odaklı yazacağım fakat mevzu kadınlar için de birebir aynıdır.
Dopamin demişken hemen dopaminden bahsedeyim. dopamin, bir başka deyişle, bağımlılık molekülü, genlerimize hizmet etmek için bizi motive etmeye yarayan hormondur. Dopamin salgısı, novelty dediğimiz yeniliklerle dalgalanmalar gösterir. Yeni bir kalem aldığımız zaman içimizde oluşan yazma hissinde, vizyona giren filme gitme isteğimizde, iphoneun son modeli çıktığında değiştirme arzusu hissetmemizin nedeni hep bu hormondur.
Novelty ise fare deneyindeki yeniliktir. P0rno izleyen bir insan 10 saniye sekreter p0rnosu izledikten sonra başka bir sekme açıp, o sekmede de hemşire p0rnosu izlemeye devam etmesi, yenilik arzusundandır. dopamin yeni olanda artmaktadır. P0rno izlerken firefoxu, chormeu sekme manyağı yapıp p0rnodan p0rnoya atlamamızın temel nedeni, her yenilikte dopamin seviyemizin artmasıdır. fare deneyinde, eril farenin sürekli yeni bir dişi fareyle çiftleştirilmesinde olduğu gibi.
Dopamin hormonu, ödül döngüsü dediğimiz, adını pavlovun köpeği deneyiyle duymuş olduğumuz mekanizmayı tetikler. Ivan Pavlov, köpeğine her et verişinde zil çalmaktadır. Bir süre sonra et getirmeden sadece zil çaldığında da köpeğin ağzının sulandığı gözlemler. Ödül döngüsü, bağımlılıklarımıza giden yoldaki duraklardan bir başkasıdır. Peki, ödül nedir? Köpek için et iken, insan için yiyecek, ****, aşk, arkadaşlık veya novelty olabilir.
P0rnografi ve dopamin ilişkisini irdeleyecek olursak; hayatımızın her parçasına giren internet ile p0rno ve p0rnografik novelty sadece bir tık ötededir. Bu kolay erişilebilirlik, ödül döngümüzü dengesizleştiren etmen oluyor çünkü p0rno sitelerindeki uçsuz bucaksız p0rno envanteri bizlere limitsiz yenilikler sunuyor.
Peki, bu ödül döngümüzü doyuran limitsiz yenilikler karşısında, bu çarkın dönmesine hiç karşı koymaya çalışmamış bir beyin, bir süre sonra ne hale gelir? Yani canı her istediğinde p0rno izleyen birey, nereye evrilir? Cevap veriyorum; p0rno bağımlılığını en nihayetinde kabullenme veya cinsel şartlanma.
Öncelikle şunu bir kabul edelim; p0rno bağımlılığı ile **** bağımlılığı birbirinden tamamen farklı. p0rno bağımlığı internet bağımlılığıdır ve ekrandaki piksel piksel olan çıplaklığa olan bağımlılıktır. **** bağımlılığı ise gerçektir, dokunabilirsin, karşılıklı duygu iletişimi vardır.
İnsanoğlu bazen şöyle bir yanılgıya düşüyor; bağımlılık sadece madde bağımlılığı ile gerçekleşir. ancak rakamlar bize tam tersini söylüyor; amerikada alkol ve madde bağımlılığı yüzde 10-15 iken, ödül döngüsü ile vuku bulan ve yukarda da bahsettiğim listede bulunan yiyecek(ödül döngüsünü işleten) tüketim dengesizliği, Amerikan halkının yüzde 75ini normalden fazla kilolu ve yüzde 35ini de obez yapıyor.
Dengesiz yiyecek tüketimi örneğinde olduğu gibi p0rnografiye de genlerimizin evrimsel amaçla meylettiği ödül döngüsü mekanizmasıyla bağımlı hale geliniyor ve bu da p0rnografiyi madde bağımlılığından daha potansiyelli bir bağımlılık olarak karşımıza çıkarıyor.
iİtiyacımızdan fazla tüketme bağımlılığı ise, doyma hissinden sonra, doyma sürecinde yemek yerken aldığımız hazzı(dopaminal) arama ihtiyacından kaynaklanıyor ve bizleri daha fazla tüketmeye yöneltiyor. gelişmiş ülkelerdeki zenginlik, herkesin tüketim delisi haline gelmesi ve rakamlarda da görüldüğü gibi her 4 kişiden 3ünün fazlası olmasına neden oluyor. Yiyeceğe rahatça erişen insan hep daha fazlasını tüketmek istiyor. Ancak biliyoruz ki Afrika ülkelerinde böyle bir ihtimal yok. erişemeyen insan kilolu olamıyor, bağımlılığa yakalanmamış oluyorDurum p0rnografide de aynı. mouseun tek tıkıyla arzuladığı çıplaklığı karşısında görebiliyor, erişebiliyor.
Genlerimizden gelen, dölleme ve tüketme hırsı, canlıların en öncelikli içgüdülerindedir.
İnsanoğlunun dölleme hırsı, aynı anda onlarca iki boyutlu, vamp kadını bir arada karşısında görünce zirve yapıyor ve hepsini döllemeye çalışıyor. Herif ekrandaki dövmeli, iri göğüslü, uzun bacaklı taş hatunla neslini devam ettirmek istiyor. İçgüdüsel olarak en uygun anne adayını döllemek için p0rno sitelerinde fink atlıyor. ancak eli boş dönüyor. Protein kaybına mı üzülelim yoksa beynine verdiği zarara mı?
Gelin birazcık da p0rnografinin yukarda bahsettiğimiz sistemleri kullanarak, beynimize nasıl zarar verdiğini detaylandırarak görelim.
Hassaslaşma: geçmişte ödül döngümüzle aldığımız hazlar beynimizde kilit anılara olan hassaslığımızı arttırıyor ve hep hatırdaki hazza yöneltiyor. bunun bir sonraki adımı ise, hatırdaki anıyı geçmişte nasıl elde etmiş olmamızdır. Yani p0rno sitesinde lesbian teacher at school diye aratıp, karşınıza gelen p0rnoyu izlediğiniz zaman aldığınız haz, bir sonraki deneyimlerinizde de elde etmek istediğiniz hedeftir. Hal böyle olunca bir sonraki deneyiminiz de aynı keywordlerle oluyor. fetişliğe giden yol bu mekanizma ile gerçekleşiyor.
Alışkanlığı edinme safhasında ise karşımıza delta fosb proteini çıkıyor. p0rnografiyle beraber dönmeye başlayan ödül mekanizması, delta fosb birikmesine neden oluyor. ancak bu birikme, madde bağımlılığında gerçekleşmiyor çünkü madde bağımlılığında uyuşturan madde direkt rol alıyor ve ödül mekanizması kullanılmıyor. Bir başka deyişle, madde bağımlılığında uyuşturan maddenin beyne yaptığı etki ile delta fosb birikiminin p0rno bağımlılığında beyinde oluşturduğu sonuçlar benzer kapılara çıkmakta.
Delta fosb, ödül döngüsü devam ederken bizleri ödül döngüsünün devam etmesi gerektiğine motive ediyor. Buna binge mekanizması deniyor. Bbinge mekanizması memelilere evrimsel avantajlar kazandıran bir mekanizmadır. Bir aslanı örnek alacak olursak, kaç günde bir geyik denk getirebiliyor ki? Ancak yakaladığında bütün bir geyiği halletmesi gerekiyor. İste bu noktada binge devreye giriyor ve aslanın bütün bir geyiği bitirebilmesini sağlıyor. Frsatlar nadir ve tek parça ise bu mekanizma kusursuz işliyor.
Bingee p0rnografi açısından bakacak olursak durum vahim. insan internet sayesinde gerçek hayatta hiç denk getiremeyeceği güzellikte birçok hatunla/erkekle sanal cima eyliyor. Yetmiyor aynı anda 10 tane farklı p0rno açıp hepsiyle halvete girmeye çalışıyor. Dev göğüslü, jartiyerli öğretmenler, hemşireler, sekreterler internet sayesinde ekranının içinde. Beyin doğası gereği bu büyük pastaya saldırıyor. ancak olay burada kalmıyor. çünkü istediği her an ulaşabiliyor p0rnoya. Bir tilki belki haftada bir kez geyik leşi denk getirebilirken, azgın erkeğimiz her gün kate upton seviyesindeki kadınlarla sanal **** yapıyor ve binge mekanizmasını alt-üst ediyor.
Aşırı üretim delta fosb proteini, p0rno izleme ve mastürbasyon eylemi sırasında kullanılan sinir bağlantılarını düzenleyip, bu güzergâhı(sinir hattı) güçlendirmeye neden oluyor. Böylelikle bir süre sonra sistem otomatikleşiyor, bir başka değişle bağımlılık safhasına çıkıyor. Öyle ki bu işlem sırasında oturan imgeler bizi p0rno izlemeye tahrik ediyor. örnek verecek olursak; jartiyer giymiş bir kadının p0rnosu imgeleştiğinde, sokakta gördüğümüz jartiyerli bir kadın`:evet her gün sokakta jartiyerli kadına denk geliyorum` ile kolayca bu sistemi uyarıyor ve bilinçaltımıza p0rno izleme ve mastürbasyon yapma isteği aşılıyor. aynen pavlovun köpeği deneyinde olduğu gibi. zil çalınıyor ve köpeğin ağzı sulanıyor.
*
Duyarsızlaşma: dopamin, dopamin resöptörlerini ve ödül döngüsünü daha duyarsız hale getirerek alınan hazzı azaltıyor ve dopamine daha bağımlı hale geliyor çünkü daha fazla dopamin istiyor sistem, eski hazza ulaşabilmek için bu da giderek körleşen kısır bir döngüye neden oluyor.
Hassaslaşmanın götürüsü olarak artan p0rno izleme neticesinde sinir sistemi dopamin bombardımanına tutulmuş oluyor. Bir süre sonra sistem duyarsızlaşmaya başlayınca sistem dopamin miktarını attırmaya yöneliyor. Sistem kilitleniyor. Beyne ve sinir sistemine dışardaki başka hiçbir şey ilgi çekici gelmiyor. Vücut bu sanal döllemeye odaklandığından gerçek hayattaki kadın-erkek ilişkisi ikinci plana düşüyor. Duyarsızlaşma, beynin p0rno bağımlılığı ile bağlantılı imge bulabilmek için ultra aktif bir hal almasına neden oluyor. Sstem düşük dopamin sinyali nedeniyle bir türlü tatmin olamaz hale geliyor.
Hassaslaşma ve duyarsızlaşma, bağımlılıkların temelini oluşturmaktadır.
Düzenli p0rno izleyicileri, ilk izledikleri p0rnolardaki tadı alabilmek için farklı arayışlara girerler. şaşırtıcı, farklı, yasak ve hatta korkunçlu videolara kayma eğilimi taşırlar. Öyle ki, çıplak popo resimleriyle başlamış bir p0rno kariyeri, tecavüz videoları izleyerek mastürbasyon yapar hale gelebilir. P0rno sitelerindeki akla-hayale gelmeyecek kategorilerin nedeni, p0rno bağımlılarının zamanla farklı arayışlara girme içgüdülerinden kaynaklanır.Ş u anda sıçmalı, osurmalı, parmaklamalı, anırmalı, oyuncaklı videolarla tatmin oluyorsanız, yani **** tadınız değiştiyse, beyniniz o yöne kayarak tatmin aramış ve beyniniz de değişmiştir.
Muhtasar: aşırı tüketim(p0rno)---> dopamin ---> delta fosb ve binge bozuklukları ---> bağımlılık.
Aşırı tüketim p0rno ne kadardır? Bu sorunun cevabı ile kaç el kumar oynayınca kumar bağımlısı olunur sorusunun cevabı aynı.
Bağımlılık nedir? Çoğumuz sadece kimyasalların bağımlılık yapacağına inanır ve p0rno izleme tutkusunun bir bağımlılık olmadığını söyler. Ancak nörolojistler tam tersini söylemekte. Çok farklı alandaki, çok farklı şeylerin bağımlılık yapabileceği vakidir. İnternetin yayınlaşmasıyla beraber internet bağımlılığı başlığı altında birçok bilimsel araştırma yapıldı ancak ilk başlarda p0rno bağımlılığı, internet bağımlılığı başlığı altında spesifize edilmedi. Hatırlarsınız vakti zamanında internet bağımlılığıyla beraber gelen asosyalleşme konusu işlenirdi. Aaba internete bakmadan ne kadar durabilirim gibisinden. Bizden her şeyiyle minimum 10 sene önde giden amerikada şu anda p0rno bağımlılığı işlenmektedir. daha bize tam olarak uğramamış olması şaşırtıcı değildir. Ancak bizler biliyoruz ki, eskiden bağımlılık olarak addetmediğimiz çoğu şeyin artık bağımlılık olduğunu kabul ediyoruz. (bilgisayar oyunları, kumar, abur-cubur tüketimi)
P0rno bağımlılığını özel yapan şeyler; 7/24 ulaşılabilir olması, bedava olması, tek kişilik olması, sınırsız çeşitlilik, kolay erişim, p0rno tüketiminde bir sınır olmaması(yiyecek ve madde bağımlılığında farklı), aşırı tüketimde tiksinmeye yol açmaması(bu da yiyecekten ve madde bağımlılığından farklı çünkü 2 paket aile boyu lays yeseniz bile 3. de kesinlikle iğrenmeye başlarsınız)
Düzenli p0rno kullanımı sonucunda oluşan semptomlar; erken boşalma, cinsel birleşim sırasında iktidarsızlık, çok mastürbasyon az zevk, artan sosyal tedirginlik, güvensizlik, karakter dışı davranışlar, dengesiz erekte, ****-mastürbasyon tat farkı, konsantrasyon eksikliği, yüksek tedirginlik, depresyon, beyin işlevlerinde yavaşlama ve gecikme. (hafıza geriliği, unutkanlık ve sair)
Gördüğünüz gibi ilaç prospektüsüne döndü olay. bu sonuçların biri, ikisi, üçü kesinlikle baş göstermiştir ortalama bir p0rno-severde. peki, beynimizi ve ödül döngümüzü eski haline getirebilmek için ne yapmalıyız?
Yenilenme süreci: bu yenilenme sürecinde uzak durulacaklar; p0rno, p0rno üzerine hayal kurmak, ****** hikâyeler, internette güzel gacı fotolarına bakmak ve sair. ta ki iyileşene kadar. bu süreci etkili ve kısa tutmak için mastürbasyonu bu süreç boyunca bırakmak bir metottur. zor bir yol, fakat etkili. ancak zorunlu değildir mastürbasyonu bırakabilmek. zafere giden yol çilelerle dolu. beyin dopamine o kadar bağımlı bir hale gelmiştir ki p0rno-severlerde, bu süreçte en küçük tetikleyici faktörler bile bu perhizi bozmanıza neden olabilir. yenilenme süreci irade ve kararlılık ister.
P0rno ve p0rnografik hayallerden kaçmak ana hedefimizken bu süreçte gerçek ilişkilerin, iyileşme sürecine olumlu etkileri olduğu saptanmıştır. elzem değildir fakat kız arkadaşı/erkek arkadaşı olan bireylerin bunu avantaja çevirmesi mümkün.
İyileşme sürecine girip, p0rno perhizi yapan bireylerin bazıları, yukarda saydığım semptomlara odaklanarak motive oldukları da vakidir. p0rnografi bağımlılığında en sık karşılaşılan semptomlarından biri olan iktidarsızlık(erectile dysfunction), p0rno severlerin iyileşmek için p0rnografiden uzak, çileli bir yenilenme dönemine katlanabilmelerine motive eden makul bir sebeptir.
Bu dönem zarfında mastürbasyona ihtiyaç duydunuz anlar, bu ihtiyacın sizin gerçek libidonuzdan değil de bağımlılığınızdan ötürü olduğunu bilmelisiniz. piksele olan aşkınızdan dolayı, babafingonuz yarı erekte ya da erekte bile olmadığı zamanlar mastürbasyon yapma ihtiyacı hissedersiniz. işte bunlar hep bağımlılık. vücudunuz dopamin için yakarıyordur adeta.
P0rnografi ve mastürbasyon pavlovun köpeği deneyindeki ağız sulanması ve zil sesi gibi bağlantılıdır. p0rno bağımlısı bir bireyde zili çalarsanız(p0rnografi) ağzı sulanır(mastürbasyon). zaman her şeyin ilacıdır diye boşuna demiyor büyüklerimiz. zaman içerisinde işlemeyen bu bağlantı zayıflayacaktır.
Ayrıca tekrar etmekte fayda görüyorum; bu süreçte sadece p0rnoyu değil de yapay mastürbasyonu da bırakan bireylerin daha hızlı bir şekilde iyileştiği ilmen sabittir. p0rnoyu bırakan çoğu erkek başlangıçta yaptıkları mastürbasyondan zevk alamadıklarından şikâyetçi olur bunun da sebebi p0rno bağımlılığıdır. her yemekten sonra sigara içen bir kişi, sigarayı bıraktıktan sonra yediği yemeklerin doyurmadığından şikâyetçi olur. hatta bu nedenle sigarayı bırakanlarda, aşırı kilo alma gözlemlenir. aynı sebep-sonuç ilişkisini bu örnekte de görmekteyiz.
İyileşme süreci aslında bireyin kendisini ve beynini değiştirdiği bir dönemdir. bu çok da kolay değildir. p0rno izlememek çok basit bir işlemmiş gibi görünebilir fakat bağımlıysanız ciddi bir emek ister. iyileşme dönemine kararlı bir şekilde kendinizi hazırlayıp başladıktan sonra hiçbir nedenle p0rno izlememelisiniz. 5 saniyelik bir video bile. izlediğiniz herhangi bir p0rnografik öğe sürecin kötüye gitmesine sebep olur. bu nedenle p0rnografi ve ona giden bütün yolları kesin. öyle anlar olacaktır ki, eroini bitince krize giren bir madde bağımlısı gibi baktığınız her yeri meme ve vajina olarak görebilirsiniz. asla. son çareniz, son silahınız p0rnosuz mastürbasyon yapmak olmalıdır. mastürbasyon yapmak, sürecinize kara leke sürmeyeceği gibi kriz anlarında vücudunuzu sakinleştirmeniz için bir ara gazı olabilir. sorun yok. mastürbasyon değildir sizi bu hale getiren, p0rnografidir. bu iyileşme süreci anti-mastürbasyonik bir süreç değildir. beyninizi ve zihninizi kirleten p0rnografidir asıl düşman, bunu unutmayalım.
Evli ya da kız/erkek arkadaşı olan bireyler bu süreçte daha dikkatli olmalılar. beyninize ilişkinizin gerçek olduğunu hissettirmelisiniz. dokunma, öpüşme, ten kokusu gibi pikselin veremedikleri, beyninizin farklı noktalardan uyarılmasına sebep olacağından yararlı olacaktır. fantezi dışı gerçek ilişkiler sağlıklıdır, bu yüzden eşi ya da sevgilisi olan bireyler yaşayacakları ilişkinin iyileşme sürecine kötü bir etki yapacağı gibi bir tedirginliğe kapılmamalıdır. dipnot: fantezi kelimesi yunanca bir kelimedir ve hayal kurmak anlamına gelir. ancak bu başlık altında kullandığım ve türkçede yaygın kullanım olarak farklı bir anlama sahiptir, hepinizin bildiği üzere.
Birazcık da yenilenme sürecinin uzunluğundan bahsedecek olursak; her beyin farklı olduğundan kişiden kişiye değişmektedir. kimisinde 60 gün, kimisinde 90 gün. sayısal bir rakam vermekten ziyade, Asıl üzerine düşünmemiz gereken bende ne değişirse iyileştiğimi anlarım? olmalıdır. hastaların iyileşme sürecindeki ve bitimindeki deneyim ve gözlemlerini de yazımın ilerleyen kısmında yazacağım fakat değişikliklerden kısaca bahsetmek isterim; arzularınızı kontrol edebilmek, gerçek ilişkilere yönelme ve gerçek ilişkilerden alınan hazzın artması öyle ki öpüşmelerinizde bile az ya da çok erekte olabilmek, sabah ereksiyonlarının artması(kötü gibi görünse de sağlık bir erkek alametidir), güne uyanırken daha iyi ruh haline sahip olmak, hayatın yaşamaya değer olduğunu hissetmek, zamansız ereksiyonların azalması, hafızada keskinlik, gerçek ilişkinin mastürbasyondan daha cazip gelmesi gibi belirtiler normalleşmeye başlandığının ipuçlarıdır.
Bu kadar p0rno, p0rnografi demişken önemli bir noktanın altını çizmek isterim. beynimizin aslında p0rnodan çok da haberi yok. p0rnografi eroin gibi ödül döngüsünün şahsen içinde olmadığından dolaylı bir şemadan sisteme entegre olmakta. bu yüzden beynimizin p0rnografi ile direkt bir tanışıklığı yok. mesele, ödül döngümüz ile p0rnografinin neden olduğu dopamin salgısı arasında döndüğünden, beynimiz p0rnografiden bihaber. bu yüzdendir ki, odaklanmamız gereken dopamin-ödül döngüsüdür. işte bu sistemin beline kürekle vurmamız gerekiyor. iyileşme süreci tamamen bununla alakalı sevgili dostlarım.
P0rnografik ve ****** videolar, chat odaları, facebook, youtube ve twitter gibi sitelerde size dopamin salgılatacak fotoğraf ve görüntüler, mastürbasyon yaparken fantezi kurmak(çünkü beyin için p0rno izlemek ile kafada fantezi kurmak arasında bir fark yok)(evet kuru kuruya mastürbasyon yapmalısınız, hayalsiz, en azından iyileşene kadar) ve ****** hikayeler okumak şiddetle kaçınıp, iyileşme döneminde asla ve kata bulaşmamanız gerekenlerdir.
İşbu ödül döngüsünü işletip dopamin salgılatan p0rno bağlantılı sinir ağını kullanmayarak zaman içerisinde güçsüzleşmesini sağlayacağız. beynimizi yeniden yapılandıracağız. p0rnoya akan sistemimizdeki bağlantıları zaman içerisinde eritip, beynimizi değiştireceğiz.
Tavsiyelere gelecek olursak; öncelikle p0rnografinin beyni nasıl ve ne şiddette etkilediğini ayrıca nasıl değiştirdiğini iyice özümsemelisiniz. yazımın bundan önceki kısımlarını okumanız yeterli olacaktır. tekrara girmiyorum.
Kendinizi motive etmelisiniz. bu süreç sonunda hayatınızın eskisinden daha iyi olacağını unutmamalısınız. amerikadaki aynı hastalığa sahip insanların motivasyon toplantılarında olduğu gibi bu süreçle iyileşmiş başka insanların yorumlarını okumak da etkili olacaktır.
Bilgisayarınızı ve telefonunuzu zararlı içeriklerden arındırın. pop-out sitelerdeki ya da içeriğini bilmediğiniz sitelerden fırlayan sakıncalı fotoğraflarla karşılaşmamak için filtre program kurabilirsiniz.
Ödül döngünüzü sağlıklı yollarla işletip dopamin salgılatan başka aktivitelere yönelebilirsiniz. sağlıklı diyet, sosyalleşme, kitap okumak, spor, meditasyon(müslümansanız namaz kılmanızı tavsiye ederim) ve sair. detaylı bilgi için kaynaklar:
http://www.youtube.com/watch?v=o4ujctdYJnQ http://www.youtube.com/watch?v=GXy__kBVq1M
Bazı kaynaklarda, bu süreç zarfında enerjisini ve odaklanmasını gym ve spora aktaran insanların eskisinden daha çok verim aldıklarını okumuştum ancak bilimsel bir veri bulamadım.
İnternetteki bu süreç üzerine oluşturulmuş form ve blog sitelerini takip edebilirsiniz;
http://www.yourbrainrebalanced.com/ http://www.nofap.in/ http://www.reddit.com/r/NoFap/
Varsa p0rno arşiviniz, geri dönüşümsüz silin. browser geçmişini temizleyin.
Hayatınızı değiştirmek sizin elinizde.
Bunun garantisini ben şahsen sizlere veriyorum. neden fırsatınız varken daha sağlıklı bir birey olmayı denemiyorsunuz ki? neyse, daha fazla uzatıp gözlerinizi yormak istemem. aklınıza takılan sorularda bir yeşil uzaklıktayım.
çok düzenli olmasa da bu yazı sırasında kullandığım kaynakları sizinle paylaşayım;
http://www.youtube.com/watch?v=aS9vumF6JMU (ve geri kalan 5 partı)
http://www.socioaffectiveneuroscipsychol.net/
29179 http://www.youtube.com/watch?v=wSF82AwSDiU http://yourbrainonporn.com/ http://www.doctoroz.com/
-erectile-dysfunction-pt-1 http://markchamberlainphd.blogspot.com/ Yabancı blog ve forumlarda bu bağımlılıktan kurtulan kişiler de tecrübelerini şöyle paylaşmış:
Bugün 25. günüm ve kendimi harika hissediyorum. hava bulutlu olmasına rağmen güneşli bir gün gibi benim için. iş yerindeki herkes kafamın iyi olduğunu düşünüyor. hırsım ve isteğim geri döndü. her gün youporna girdiğim zamanlar geçici mutluluklar elde ediyordum. şimdi anlıyorum ne kadar ezikçe olduğunu. artık gerçek bir kadın istiyorum. bu kadar kısa bir sürede aldığım bu yol gerçekten inanılmaz. agresifliğim ve panik atağım daha kontrol edilebilir oldu. artık kadınlardan çekinmiyorum ve biriyle çıkabileceğimi biliyorum. geçmiş kötü bir rüya gibi. kendime gelmiş gibiyim
8. haftam ve her günüm sosyal aktivitelerle dolu. insanlar beni davet ediyor ve ben insanları davet ediyorum. üniversitedeki ilk yılımdan beri ilk defa dışa dönük hissediyorum. hala tam olarak insanlarla konuşurken yaşadığım çekingenliği atamamış olsam da, azaldığını hissediyorum. kızlarla göz temasında bulunurken artık daha rahatım.
Bugün pornosuz geçen 50. günüm. vücudum gayet sağlıklı. birkaç ay önce sıkıntısını yaşadığım iktidarsızlık ve zayıf boşalma problemim artık yok. pornografiden ve pornografik fantezilerden vazgeçmem sağlığım için büyük bir adımdı.
Bugün 34. günüm ve devam etmekte. aniden baş gösteren cinsel isteğim artık daha kontrol edilebilir bir hal aldı. işimin dışında kendime vakit ayırıp özel şeylerle de ilgilenmeye başladım. dürüstçe söyleyebilir ki doğru yolda yürüyorum. artık kadınlara farklı açıdan baktığımı fark ettim. elbette hala seksi bir hatunu gördüğümde kafamı çeviriyorum fakat artık kadınlarda mini etek, memeden ziyade davranışsal özellikler ilgimi çekiyor. farklı tarzdaki kızlardan hoşlanır oldum. seksi kızlardan çok, bana karşı iyi davranan hoş kızlar, anlarsınız işte
20. gün. sesim giderek seksileşiyor mu ne? sadece bir tahmin ama sesim artık daha derinden çıkıyor gibi. kendimi daha üretken hissediyorum ve zihnim daha temiz. forumlarda insanların yazdıkları doğruymuş. ***** gerçekten de hayattan aldığımız zevki azaltıyormuş.
(pornosuz 3. ay, en son mastürbasyon 8 gün önce) sosyal iletişimim artık çok çok daha iyi. başkaları karşısında ne yapacağım ya da ne söyleyeceğim konusunda daha az paranoyağım. kızların benim hakkımda düşündükleri umurumda değil. artık onlar da insan gibi görünüyor. çok çekici insanlar. çok güzeller çoook.
Umarım faydalı olmuştur.