acı, buruk bi tat ama biten giden sona eren hiç bişey mutlu etmez ki insanı. acı veya tatlı hiçbir hatıra güzel değildir, güzel hatıralar da tıpkı kötü hatıralar gibi acı verir, çünkü bitmiş gitmiştir yeniden dönmek istersin dönemezsin pişmanlıklar, özlemler, keşkeler dolaşır durur beyninde ya hiç yaşamamış olmayı dilersin, yada yeniden yaşamak için yalvarırsın tanrıya. zor yakalanan hislerdir bunları isteten. hatırda yer edinen özel her ne varsa hissetmesi güç duyguları yaşattığı için o koltuğa oturmuştur. zor güzeldir, kaybetmek üzereyken hataların telafisini güç kılan, kaybedince yeri doldurulması imkansız olandır.bir anda gözünün önünde cereyan eden hoşluklar silsilesi allak bullak ediyor, karmaşık hislere sevkediyor insanı.. hatırlanan kişinin sureti, ses tonu, yaşanılanlar bir şimşek gibi çakıyor gözünde.. o anların belki de tek tanığı birlikte dinlenilen şarkılar oluyor.
bir arkadaş göndermiş bu yazıyı bana. evet haklısın kardeş. dün mado'ya gittim sanırım bugünde gideceğim iki tane çay alacağım birisini karşıma koyacağım sonra onun hayaliyle sohbet etmeye devam edeceğim. ne kadar karaktersiz olsa da sonuçta onu sevmiştim, onu yarı yolda bırakmadım. sosyal medyayı ayağa kaldırmamın sebebi de onun yaşayacağı derin pişmanlığını görmekten başka bir şey değil di. ben adam gibi sevdim.
Dibi yosun tutan denizlerle ilgilenme, sen dağları seyret.
Yenik düşüyorsan özlemlerine aldırma, kalbindeki o uçsuz bucaksız sevgiyi hisset.
Işıklar sönmüşse ve karanlıksa; ona da aldırma, ay ışığını seyret.
Sabret
Sabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun.
Sabret ki her şey gönlünce olsun
Hz. Mevlana
Adam suçlu olmasa resimleri ve yorumları silmez, geçen gün gördüğüm aylar öncesine ait bir yorumu silmiş. Anlaşılan bir şeylerden korkuyor.