Maeglin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Diğer arkadaşlarda yazmıştır muhtemelen ama ışık hızında yolculuk etmeniz mümkün değil. Bildiğimiz ya da daha geniş manada çözümleyemediğimiz Evren'de ışık hızında yolculuk etmek mükemmele yakın bir kopya oluşturmaktır. Buda Evrenin toplam enerjisini aşacağı için geçersiz olacaktır.

Heisenberg'in belirsizlik ilkesi de bize bu konuda pek çok bilgi veriyor. Fakat şöyle söylemek gerekirse ışınlanma - zamanda yolculuk gibi konular için illa %100 oranında mükemmele yakın bir kopya yaratmanıza gerek yok. Kusurlu bir kopya'da aynı görevi görecektir. Fakat Dünya'da birden fazla kopyanız olmuş olur.

Kip Thorne'un çok çılgın fikirleri var fakat zamanda yolculukla ilgili tüm fikirler Heisenberg'de buluşuyor. Geçmişe yolculuk ise zaman bekçileri ya da paradokslar nedeniyle mümkün değil. Çok iyi bir örnek verilir bu konuda. Büyükbaba paradoksu. Zamanda yolculuk yaptığınız ve geçmişe gittiğinizi düşünelim, geçmişte büyükbabanızı öldürürseniz doğal olarak sizinde var olmamanız gerekiyor. Peki siz yoksanız büyükbabanızı vuran kim? Henüz cevap bulamadık

Solucan delikleri ise sadece teori. Henüz somut olarak bir delilimiz yok fakat olur da bir gün insanlık bunu başarırsa, bir ucu Dünya'da diğer ucu Güneş sistemini dışında olan solucan deliğinde bir tur 1 sn sürerken Dünya'da (yanlış hatırlamıyor isem) 24 saat geçmiş olması gerekiyor.

Ben daha fazla kaynak isterim diyenler olursa Popsci'nin yayınlarına göz atabilir. Ya da hali hazırda benimde çevirilerini yaptığım yayınlar var. Gönderebilirim.

Ekleme 1: Stephen Hawking'inde bu konuda bir düşüncesi var. Bir karadelik çevresine ulaşabilirseniz, çekimden dolayı zamanın Dünya'ya göre oldukça yavaş aktığını görebilirsiniz. Yine zaman yolculuğu için tasarlanan (teori) bir tren ile Dünya çevresinde belirli bir süre yolculuk yaparsanız yine aynı işlemi yapmış olursunuz. (Işık hızında değil, ışık hızına yakın bir hızda). Bu konuda bilgi almak isteyende Stephen Hawking ile Zamanda Yolculuk belgeselini izleyebilir.

Ekleme 2: Stephen Hawking'in Einstein'i davet ettiği "çılgın parti" isimli çalışmasını da mutlaka okuyun.



Kuantum dolanıklık parçacık boyutunda mümkündür. Kuantum dolanıklık ile iki parçacık arasında bağ kurarsınız. Fakat parçacıklardan biri diğerini etkileyemez. Hatta bir konuda şöyle dile getirmiştim bunu; Popsci kaynaklarında da bu şekilde belirtilir.

"Kuantum fiziği açısından insan vücudunun ışınlanmasını incelediğimizde bunun büyük bir veri yığınından ibaret olduğunu görebiliriz. İnsanın beyin haritası, beyin dalgaları, anıları, kişiliği ya da DNA’sı ve vücudundaki atomların konumu büyük bir veri kümesi oluşturuyor. Bu nedenle insan vücudunun içerdiği verileri Dünya’daki diğer atomlara kopyalamak yani ışınlamak aslında kaptanın bir kopyasını oluşturmak anlamına geliyor."

Heisenberg'in belirsizlik ilkesine göre ise parçacığın konumunu %100 olarak bilmemiz mümkün değil. Bu nedenle kuantum dolanıklık henüz taze bir bebek.
Fiziken mümkün olmadığını ben de biliyorum. Sadece arkadaşın biraz kafasını karıştırıp daha çok araştırmaya sevk etmeye çalışmıştım. Meraklansın. meraklı insan araştırır, öğrenir.
Belliki sen de meraklısın. Kozmoloji konusunda meraklı insan olmadığını düşünürdüm hep. Güzel açıklamışsın.
Tavsiye ettiğin belgesel için +1.
Diğer çalışma için de link beklemekteyim