Hemen cevap verme isteği duydum.
Evet, önümde kocaman bir "check list" var. Ayrıca karşımda 3 ekran.
Ekranlarımdan en soldakinde sadece yerli ve yabancı bir kaç forum ve blog siteleri.
Diğer ekranda proje sitelerim ve anlık ziyaretçi takiplerini yapıyor, sürekli analiz ediyor, eğer işim varsa önümdeki not defterime hemen not alıyorum.
Tam önümdeki ekranda ise yükümlülüklerim, aldığım işler.
Ve eğer evdeysem ayaklarımın arasında dolaşan oğlum ve ara ara çağıran kızım. Ve içeriden sesi hiç eksilmeyen (sağolsun) eşim

Hayatım tam bir disiplin içinde.
Belki sadece forumlardan her gün sürekli geri çevirmek zorunda kaldığım en az 5-6 iş teklifi geliyor.
Eğer iş yerindeysem 2 ekran açık. Biri iş yerimin işleri, diğeri yine gözlem altında tutmak zorunda olduğum sitelerim.
Kızıma, evime, arkadaşlarıma ayırdığım vakitlerin hepsi saniye saniye planlı.
Hem işimin hem de onların hakkını veriyorum.
Benim için güzel bir şansdır ki, günlük sadece 4 saatlik bir uyku yeterli oluyor.
Belki sorulacak şöyle bir soru olabilir;
Neden bu kadar çok çalışıyorum?
Bir süre önce popoma kaçan 200+ lira civarında bir batış yaşadım, şimdi onu çıkarmaya çalışıyorum o yüzden
ve hepsinden önemlisi: Yaptığım işi çok seviyorum.
işte bu yüzden 24 saatin her saniyesinde bir mesajımı bulabilirsiniz forumlarda
Hemen eklemek isterim;
Her sorunun ille de "doğru" bir cevabının olması gerekmez (kişiden kişiye değişir)
Hatta her soruya ille de cevap verilmesi bile gerekmez. Sorulmalarındaki amaç, kişilerin tepkisini ölçmektir.
Atıyorum;
- Tamamen kendinize özel geliştirdiğiniz seo teknikleriniz nelerdir?
diye bir soru sorduğumda, eğer karşı taraf pıtır pıtır dökülmeye, hemen cevap vermeye çalışan bir tutum içindeyse, bu benim için eksi bir puandır.
Zira işi gerçekten bilen bir kişinin, böylesi bir soruya cevap vermek istemeyeceği kesindir. Sorunun sorulmasındaki amaç, tamamen soğukkanlılığını ve böyle bir soru karşısında takındığı tavrı görmektir.
bu ve bunun gibi uzar gider.
.