MuhammedEksi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Patlama olduğuna dair bir kanıtın var mı?

Samsunk galaksi es3 cihazımdan yazıyorum. Yanlışım var ise tez vurula kelle
Büyük patlama olduğuna dair elbette kanıtlar var.
Büyük patlama ispatlanmış bir kanun değildir. İspat için gözlem yapılması, deney yapılması ve aynı koşullarda tekrarlanması gerekir.
Ama büyük patlama bir teoridir ve bilimsel teorilerin dayandığı delilller vardır.
Bilimsel teoriler ben uydurdum oldu, ya da ben böyle inanıyorum şeklinde ortaya atılmaz, bir teori öne sürebilmek için bir çok bilimsel bilgi ile desteklemek gerekir.
Bilimsel bilgi ile desteklenmeyen teoriler kabul görmez, kabul görmeyen teoriler ciddiye alınmaz. Ama büyük patlama çok dünya çapında ciddiye alınan ve delilleri kabul gören bir teoridir.

Büyük patlamanın deneyini yapmaya çalışıyorlar CERN'de.
Yani patlamanın kendisini gözlemleyemediysek de bir patlamadan artta kalan bazı emareleri gözlemleyebilyor bilim. Bunların neler olduğunu yazmak anlamsız.
Ama Büyük Patlama bililmsel bir bilgidir.
Çünkü bilimsel disiplin içindedir, kendi içinde tutarlıdır, bilimsel gözlem sonuçları ile desteklenmektedir ve hepsinden önemlisi yanlışlanabilir.
Yani yarın biri çıkıp bakın ben daha iyi gözlem yaptım büyük patlama değil, büyük patlamalar var, evren tek bir noktadan değil bir çok noktadan patladı diyebilir.
Ama yaratılış ve Tanrı kaynaklı bilgi yanlışlanamaz. Yanlışlayamayacağınız bilgi bilimsel değildir.

En büyük hata şudur. Ateizm dinleşme yolunda ilerliyor. Ateistler inançsızlıklarını bilimsel bilgi ile ispatlama derdindeler. Bu inancını bilimsel bilgi ile desteklemeye çalışan dindarlar kadar saçma bir harekettir. Çünkü Tanrı ve yaratılış tamamen bilimin dışındadır.

Bilim Tanrı vardır demez, ama aynı şekilde Tanrı yoktur da demez. Tanrının varlığı yokluğu üzerine herhangi bir yorum yapmaz çünkü bu önerme bilimin çalışma alanı içinde değildir. Tanrı vardır diyen bilimsel olarak Tanrının varlığını ispatlamak, Tanrı yoktur diyen de bilimsel olarka Tanrının yok olduğunu ispatlamak zorundadır. Oysa ne inananlar bilimsel disiplin içinde Tanrının varlığını ispat edebilir, ne de ateistler yokluğunu ispat edebilir.

Bundan 200 sene önce insanlar bakteri virüs nedir bilmiyorlardı. Ve hastalıkların Tanrıdan geldiğine inanılırdı. O zaman Tanrıdan geleni kabul etmek kaderdir diyerek çekmek gerekir diyordu dindar insanlar. Buna inanmayan bilimadamları önce mikropları buldu sonra antibiyotiği buldu. Bugün büyük patlama yoktur, evrim yoktur diyen insanlar da aynı o gün hastalıklar Tanrıdan gelir diyen insanlar gibiler. Ama bilim disiplini Tanrının var olup olmadığına bakmaz. Kendi disiplini içinde çalışmaya devam eder.

Bilim bilimsel disiplini ve bu disiplin içinde ürettiği bilgiyi sizin inancınıza uydurmak zorunda değil. Tarihi gerçek gösteriyor ki dindarlar kendilerini bilimsel bilgiye uydurmak zorunda kalırlar. Hastalanınca oturup kaderdir Tanrıdan gelen çekilir diye beklemiyorsunuz doktora gidiyorsunuz. Dünya düzdür demiyor artık din adamları, çanak antenini her şehirde farklı açıyla ayarlıyor.