Kainatı Allah yaratmadı! (tövbe haşa) ama koskocaman kainat yada evren bir noktanın patlaması ile oluştu?! Fiziğe inananlar bu masala da inanıyorlar. Bir taraftan elle tutulur bir şeye bağlanıyorsun bir taraftan zaten elle tutulur bir şey olmadığını göremiyorsun!
Bilim yaratıcıyı inkar etmez tam tersine destekler, Allah görmüyor musunuz diyor, düşünmüyor musunuz, anlamıyor musunuz diye bizleri uyarmaktadır. Yani kardeşim bir düşün bakalım, sen yaratıcı olacaksın insanları yaratacaksın evreni yaratacaksın ama her şeyi düşünüp insanların seni bulmalarına bir sebep bir vesile yaratmayı unutacaksın. Sebep yok diyenler, bilim yaratıcıyı desteklemez diyenler zaten genellikle yaratıcıya inanmayanlardır. Bazı inananlar ise yaratıcıdan bağımsız olarak ele almayı tercih ederler, neden böyle yaptıklarına dair bir kanı oluşmadı kafamda. Belkide orası karışık olduğu içindir.
Evren bir noktanın patlaması ile oluştu, aslında nokta dediğin şey hiçliktir. Yoksa orada sıkışıp kalmış bir şey vardı da patladı değil bu mümkün olamaz zaten. Ancak bundan ötesi bir sırdır fizik ile akıl ile bu işi anlayamazsın.
Yaratıcı zatından dolayı zaten latiftir yani elle tutulmaz, yakalamaya çalıştığın zaman elinden kayar gider bir sabun gibi. Yinede kendisini gizlemiştir, hem meydandadır hemde gizlidir. Bunun sebebi zaten bizlerin bir sınavda olduğumuzdan dolayıdır. Örneğin seni çok sevdiğini söyleyen birisini düşün, bir gün aklına şöyle bir soru gelse ve desen ki ben bu sevgiyi sınmak istiyorum ve çok uzaklara gidiyorsun. Aradan bir zaman geçiyor öyle ki seni unutması bir kenara sanki hiç yokmuşsun gibi, onun için hiç var olmadığını düşünebilir.
Bunlardan bihaber olan insanoğlu, insanların topluca araştırmadan nasıl olur da bir yaratıcı olduğuna inandığını anlayamaz. Ama mesele bir yaratıcı var mı yok mu değil, mesele kim onu unuttu kim hatırlıyor. Bunun bu kadar doğru olduğunu nereden biliyorum. Yaratıcıyı düşün, her şeyi yaratmış ve kendi nurundan yaratmış. Senin yada yaratılan şeylerin ondan ayrı olmasına imkan olabilir mi. Senin bir uzvunun, vücudundan bağımsız olamayacağı gibi.
Peki bu denli bir bütünlük olduğu halde neden yinede habersiz olduğumuzu sanıyoruz. Yada sorduğumuz sorular neden hep havada asılı kalıyor. Bu noktada aslında önemli bir ipucu da yatmakta. Bu sonu gelmeyecek soruları sormanın nedeni bir şey anlamaya çalışman değildir, hangi sorunun cevabını bulursan bul hep bir başka soruya neden olacak. Dünyanın etrafında koşarak bir finiş arama noktası aramaya benziyor. Anlamaya çalıştığın şey aslında aradığın şeydir. Aradığın şey ise unuttuğun şeydir. Sen kendini arıyorsun çünkü yaratıcı senden ayrı gayrı değildir. Ben demekle, benim demekle kendini zaten bildiğini mi sanıyorsun. Bak işte sihir burada yatıyor.
Sen kendini bildiğini zannettiğin için aslında bir şey aramaya gerek olmadığını düşünüyorsun ancak bu böyle olsaydı insanlar hayatları boyunca devamlı soruların peşinde koşmazlar.
Şu yazımı da okuyabilirsin.
https://www.r10.net/off-topic/1350711...yildizmis.html