https://www.youtube.com/watch?v=8aZRgfeQIAM
Suriyeden yaklaşık 1,5 milyon mülteci kabul eden Türkiye, Kobanideki IŞİD saldırıları üzerine 200 bin Suriyeliye daha kucak açmış son haftalarda. Sığınmacıların büyük bölümü güneydeki kamplarda barınırken bir bölümü de yakınları olduğunu söyledikleri için büyük kentlere akın etmiş. Bunun ne demek olduğunu tahmin etmek zor, yerinde görmek gerek.
Türkiyenin mega kenti İstanbulda örneğin, adım başında Suriyeli sığınmacı çocuklar sarıyor etrafınızı. Onları görmezden gelmek, yok saymak mümkün değil. Gruplar halinde dolaşıyorlar ve özellikle de dillerini konuştukları için olsa gerek, Arap turistlerin peşine düşüyorlar. Aslında herkes nasibini bol bol alıyor para ve yemek için yalvarmalarından.
İstanbuldaki tablo insanın içini acıtıyor. Diyelim ki Taksimdeki bir Simit Sarayında bir orta Türk kahvesi ya da demli bir çay içip bir arkadaşınızla kısa bir sohbet için mola verdiniz. Ama yapamıyorsunuz işte. Bir anda kocaman kara gözlü, çıplak ayaklı 4 en fazla 5 yaşlarında sığınmacı çocuklar uğruyor masanıza. Hepsi sıska, hepsi aç, hepsinin üstünde onları yağmur serinliğinden korumaya yetmeyecek incecik giysiler var. Masanıza yapışıp kalıyorlar, arada başka masaları da yoklamayı ihmal etmedikleri gözünüzden kaçmıyor. Her yudum boğazınızda düğümleniyor, her lokma yutkunmanızı engelliyor. Sonunda arkadaşınız daha fazla dayanamıyor, gelin diyor çocuklara ve karınlarını doyuruyor. Ya da bir başkası yapıyor aynı şeyi, ama sorun ya da çözüm bu değil elbet. Dilencilik yapan bu çocukların toplumun istenmeyen bir kesimi haline gelmesini önlemek gerekiyor. İstanbulda konuştuğumuz sade vatandaş, Suriyeli sığınmacılar hakkında farklı duygular içinde. Ortamı mahvettiler, sokakta rahat yürüyemez olduk diyen de var, Onlar da zavallı ne yapsınlar diyen de. Hükümetin bu konudaki tutumunu eleştirenler de.
Türkiye yeni ders yılında kayıtlı sığınmacıların çocuklarını ilk ve orta dereceli okullara özel öğrenci olarak yerleştirme ve burslu okutma kararı aldı. Milli Eğitim Bakanlığı ayrıca Suriyeli öğrenciler için Türkçe kusları da açıyor. Çocukları sokaktan kurtarmak için önemli bir uygulama. Daha önce de YÖK üniversiteli Suriyeliler için benzer bir karar almıştı.
Türkiye, Amerikanın ve Avrupanın bitmeyen eleştirilerinden de rahatsız görünüyor. Kendileri Suriyeli sığınmacılara yardım etmedikleri, Birleşmiş Milletler ve diğer ülkeler de Türkiyeye maddi yardım yapmadığı halde mülteci sayısı her geçen gün artan Türkiyeye karşı duyarsız bir tutum izlediği eleştirisi var Türk halkından ve yetkililerinden de. En son Başbakan Ahmet Davutoğlu bir kez daha Avrupanın 3 yılda kabul ettiğini biz üç günde ülkemize aldık, Avrupanın bizi eleştirmeye hakkı yok dedi.
Türkiyenin çok ciddi bir Suriyeli mülteci sorunu var ve dünya da bunu daha iyi anlamak ve değerlendirmek zorunda. Siz ne dersiniz?