Aslinda o genel gecer diye bahsedilen sektorler, tam tesine cok buyuk bir reklam pazari. Oncelikle turkce bir site ile ingilizce bir sitenin, tamamiyle ayni sartlarda (hit , konu , site kalitesi vb.) ayni kazanmasi imkansiz, ingilizce mutlaka ama mutlaka en az 3x 5x belki de daha fazla kzandirir.
Buna sebep olan etkenler pazar buyuklugu ve kullanilan dilin evrenselligidir. Turkce bir reklam ile turkce konusan kitleyi hedeflerken, ingilizce ile tum dunyayi hedeflersiniz. Haliyle bu da pazari buyutur. Soyle bir soru sorulabilir, magazaniza sadece turkler mi gelsin yoksa butun dunyanin gelmesini mi istersiniz? Zannetmiyorum ki ben bir kisi de cikip daha buyuk bir pazar icin ya da daha cok musteri kitlesi icin "hayir, istemiyorum" desin.
Bunun en buyuk ve net karsilastirmasini adwords sitesinden TBMye bakarak bulabilirsiniz. Herhangi bir kalip keywordun hem turkcesini hem ingilzcesini yazarak, tiklama basi maaliyetleri karsilastirip, bunun nazarinda o kelimelerde reklam veren rekabetini gorebilirsiniz. Cok tbm demk o kadar cok reklam veren rekabeti demek, ne kadar cok reklam veren o kadar cok sizin icin yani site sahipleri icin iyidir.
Sukadar hite bu kadar kazandirir, su boyle olsa su kadar gelirmi den ziyade genel anlamda birsey soylenmesi gerekiyorsa: evet. cok daha az hit ayni kazanc elde edilir, bir bska deyisle ayni hite kat be kat daha fazla kazanc elde edilir. Ama bunu dedigim gibi uc bes kriter ile sinirlamak yanlis. soyle ki,
TBMsi ayni olan bir turkce ve bir ingilizce kelime ele alalim. diyelim site hitleri de ayni. herseyi ayni. Ben turkce siteme facebook ve twitterdan hit cekerken, yabanci siteme twitter , facebook, pinterest, reddit, weheartit,delicious,feedburner, android ve iphone appleri, newsletter olarak gonderilen mailler, vb gibi bir cok sekilde hit cekebiliyorum. Bu da haliyle otomatikmak buyuk pazara girmek demek, otomatikman daha cok musteri demek. Ayrica bir de su var. Aslinda bekledigimiz reklamdan ziyade "o reklam cikmadiginda sitemizde cikan alternatif reklamlarin tbm oranlari" bu konuda cok buyuk rol oynuyor.
Soyle ki, sitemizde keyword odakli reklamlar her zamn cikmiyor. Bununl beraber google adsensede ya da herhangi bir yabanci reklam firmasinda, bu cikmayan reklam yerine gosterilebilecek cok fazla altenatif reklamlar var, fakat turkce bir sitede o bekledigimiz bize kazac saglayacak reklam cikmadiginda a b c gibi yeni dogmus ya da eski ama tik basi 0.00001tl gibi komik rakam veren reklamlar cikiyor. Haliyle kazanclar da bir o kadar dusuyor.
Normalde kimse hedeflenmeyen yani cikmayan reklam yerine cikan reklamlari hesaba katmaz ama kalite yonetiminde pareto prensibi diye birsey vardir ve derki:
"
Pareto ilkesi (80-20 kuralı[1], önemli azın yasası ve etken seyrekliliği ilkesi olarak da bilinir) der ki, çoğu olay için, etkilerin kabaca % 80'i etkenlerin % 20'sinden kaynaklanır"
Yani aslinda sudur. Yasanilan problemlerin (yani bu anlamda elde ettigimiz kazanclarin ya da elde edemedigimiz kazanclarin) %80i, bizim aslinda onemsemedigimiz %20lik kisimdan dolayi oluyor. Yani aslinda kucuk gibi gorulen etkiler, problemlerin buyuk kismini etkiliyor.
Toplyacak olursak, ingilizce turkce sitelere nazaran her zaman bir adim degil, bir cok adim onde olacak ve her zaman (her ne akdar rekabet cok denilse de turkce konusulan dunyadaki az rekabete nazaran, o koskoca pazarda cok rekabette daha cok kendimize yer bulabiliyoruz, bu asikar) rekabet onemsiz olacak ve her zaman daha fazla kazandiracaktir.