Droid adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Herşeyin para ile ölçüldüğü, parası olmayana kız bile verilmeyen bir dünyada anlattıklarınız Çocuklar Duymasın'daki şu yarım yamalak oluşturulmuş filozof karakterin penceresinden yazılmışa benziyor. Tabi babanızdan fabrika kalıyorsa orasını bilemem.
Bu hale getirenler utansın. Hayatta hala parayla ölçülmeyen şeyler var. Gerçek hayat sadece sınav sorularından, sabahlara kadar deli gibi ders çalışmaktan, okullardan dersanelerden ibaret değil. Dışarıda çok farklı bir hayat ve çok farklı tadlar var.

Günde 600 soru çözmek, o sınavı geçince yeni sınav için şu kadar kitap oku şu kadar soru çöz şunlara şunlara çalış demek insanların yaratıcılığını ve yaşama hevesini söndürüyor. Ondan sonrada çalışmak, birşeyleri başarmak artık bir iş yerinde 3 kuruş para için çalışmak gibi angaryaya dönüyor. İnsan tüm bunlara yoğunlaşıncada arkaplanda gerçek hayatta aslında yaşaması gereken çoğu şeyi kaçırıyor. Çoğu şey tadına varamadan, zevkini alamadan uçup gidiyor.

Şöyle bir düşünüyorumda herkes kafayı sadece ders çalışmaya verse dünya daha güzel bir yer olurmuydu yoksa herkes robotlaşırmıydı. Dünyayı duygularla yönetmek var birde mantıkla yönetmek var. Mantık, bir arabayı zorunlu bir işmiş gibi ama sorunsuz şekilde sürmenize yarar. Ama o arabayı sürmekten zevk almanız için duygularınız gerekiyor.

Neyse konuyu fazla dağıtmayalım. Herkesin hayattan beklentileri farklı. Kimi dünya benim olsun der, kimi de sensiz bir dünyayı neyleyim. Benim düşüncem bu yönde..