Yarısımı adam intihar ediyor

neyin yarısı... Tam adam kimdir biliyormusun tüm zorluklara rağmen mücadele eden ve böyle yaşamayıda bir şeref sayan insanlardır... Etrafına bak onlardan çok var bilmem kaç yaşına gelmiş çöp toplayan yaşamaya çalışan veya ekmeğini kazanmaya çalışan insanlar...
Bu adamın üstünlüğü sanırım odtü mezunu olması birde kusura bakmayın ileri derecede geri zekalı olmasıdır.Ben kendi adıma üzülüyorum kendisine yazık etmiş...
İnsanları anlamakta güçlük çekiyorum. Bu adamın yarısı olsak ne olacak 10 katı olsak ne olacak 100 katı olsak ne olacak 1000 katı olsak ne olacak, 1000 de biri olsak ne olacak? Benzetmeyi çok verdim ki iyi idrak edilebilsin diye.
Adam kendi sonunu düşünmüş mü? Her şeyi düşünmüş ama kendi sonunu es geçmiş. Belkide sorun budur, kendi sonunu devamlı düşündü ve beyni bir kısır döngüye girdi. Zaten bunu videodan anlayabiliyorum az çok, pek sorunu var gibi görünmüyor yada anlayamadım. Bence asıl mesele nasıl olsa öleceğim şimdi ölsem ne değişecek diye düşündü. Yoruldum artık gibi değilde ben bu oyunu oynamıyorum demek gibi.
Bence çok zeki birisi, nedenini aslında açık açık söylemek istemiyorum. Bazı kişilere bir soru yöneltmiştim zamanında; madem sonsuza kadar yok olacağınıza inanıyorsunuz peki o halde neden şuan da bu köhne hayatınıza son vermiyorsunuz. Sizi tutan bağlayan nedir? Yani kendimi koyuyorum eğer inançsız birisi olsaydım yani sonsuza kadar yok olacağımı düşünseydim 1 dakika bile fazladan yaşamazdım.
Tabi ki bu benim düşüncem olurdu. 2 seçenek olurdu öncelikli birisi bu şekilde diğeri ise bir arayış içerisinde olurdum. Hayatın anlamı nedir, gerçekten de biz neden ve nasıl varız nereye gidiyoruz olmasaydık ne olurdu, ben neyim, ben kendimi nasıl bilebiliyorum bu gibi sorulara cevap arardım ki zaten aramadım değil. Ama bu durumda olan birisinin çıkmaz sokağa girmesi kaçınılmaz yada bir şeylere tutunarak kendimi kandırabilirim de. Ancak ne var ki gerçekten büyük bir cesaret işi bu adamın yaptığı yok olacağını bilen birisi buna yeltenebilir ama gözünü kırpmadan bunu yapması olağan dışı.
Neticede şimdi sorularına cevap bulamamış ve yorulmuş olabilir, ama zaten bir gün öleceğini biliyorsun bu zamana kadar da bir şeyler peşinde koşmuşsun. Ölümü erkene çekmek bir şey kazandırmayacaktı kendisine, kalan ömrünü yaşadığında da bir şey kazanamayacağını düşünmüş olmalı. Hak verebilsem bile anlamak çok güç çünkü onun gibi düşünebilmek için kendimi onun yerine koymalıyım ki inancım olduğu için bunu yapmam. Ancak bu düşünce yerine önceden şöyle bir şey düşünürdüm aynı kapıya çıkıyor sonuçta, ben olmasaydım hiç var olmasaydım, bir hiçlik içinde bir karanlık içinde kayıp olsaydım. Bunlar aslında çoğu kişinin aklına gelebiliyor bundan dolayı Mevlana gibi tecrübeli insanların yazdıklarını okudum, Mevlana insanların var olduğunu, varlık üzerine yaşadıklarını bundan dolayı yok olmayı seçmelerinin varlıklarına ters düşeceğini belirtmiş. Yani yokluğun düşünülmesinin bile anlamsız gayesiz olduğuna değinmiş.
7 kat gökyüzünü ışığı ile aydınlatan insan. Mevlana bu şekilde bir ifade kullanmış cennet için. Bence makul bir mantık. Sonsuz bir yapıdan bahsediyorsak bu sonsuzluk kendi içimizde vardır dışarıda değil. Evrenin yine kendi içinde genişlemesi gibi. Bizim düşüncemiz, ışığımız aklımız yine bize yol oluyor yol gösteriyor. Aynı şekilde tam tersini söyleyebilmem de mümkündür o halde. Cehennemi de biz oluşturuyoruz, o karanlığa yok oluş isteğimiz ile şekillendiriyoruz. Bu noktada aklıma binlerce soru geliyor. O halde cehennem tasviri bildiğimiz şekli ile olmamalı, bize çektirilecek cezalar değilde zaten kendi ektiğimizi çekeceğimiz direkt olarak anlatılmakta. Bunu şu şekilde yaparsanız neticesi de sizin için budur. Örneğin bir yolda gidiyorum önümde karanlık bir çukur var çok derin bile bile o çukura girmek demek zaten yok olmayı tercih etmemdir. Ancak bizler için yok oluş söz konusu değildir, çünkü var olan bir şeyin yok olması mümkün olamaz. Ne var ki kendi karanlığımızı oluşturup içinde kayboluyoruz işte cehennem bu olsa gerek.
Sonsuz cehennemden bahsediliyor ancak din görevlileri cezanı çekip cennete girebileceğimizi sıkça yineliyor. Sonsuz cehennem tasviri bana göre sonsuza kadar yok olup gideceğini ileri sürenler için uyarıcı bir niteleme olabilir.
Aslında ahiret bu dünyadan farklı değil. Bu dünyada huzuru yakalayabilirsek aynı şekilde ahirette buna devam edeceğiz. Huzur ve mutluluk ise sıkıntılardan öte bir şeydir. Yılmadan ayakta durabilmek sabredebilmek ve aynı zamanda bunu sağlayan varlığımızın bilincine erişerek kendimizde huzuru bulmak. Bence zaten sıkıntılar dertler belalar da bundan dolayı yakamızı bırakmıyor, biz direnmeye devam ettikçe bizden yitenleri görmeyiz, aslımız da kalanlara bakarız ve özümüzü günden güne daha çok idrak ederiz.