Bir iş teklifi geldi.

Ben eski matbaa satış müdürüyüm.

Teklifi yapan matbaa Esenyurt'ta. (Anasının nikahı, her gün 1,5 saat trafikli yolda gidiş dönüş. Yani sabah 7'de kalkış, akşam 8'de hatta 8.30'da eve dönebiliş.)

Hafta içi her gün böyle, ilaveten cumartesi de yarım gün, 2'de çıkış , 3.30'da eve dönüş.

Ben Mecidiyeköy'de oturuyorum bu arada.

Önerilen maaş 3.500.

Kararsızlığım ise şu; şu an ben freelance işler organize ediyorum yine matbaa konusunda. Eski müşterilerim katalog yaptıracak, dergi bastıracak , kartvizit yaptıracak, antetli kağıt vs. neyse bana geliyorlar ben hallediyorum aradan komisyon alıyorum, 2 matbaa ile anlaşmalıyım, %3'er matbaadan alıyorum, %3 te müşteriden alıyorum hizmet bedeli diye.. Aylık yaklaşık 30.000 ciro yapıyorum, %6 komisyon ile ayda 1.800 falan kazanıyorum.

Bu işi kabul edersem kendi freelance işlerimi devam ettirme şansım yok, çünkü koşturamayacağım, masa başına bağlı kalacağım.

Freelance işi devam ettirme avantajım kendi işimin patronuyum, haftada taş çatlasa 3 gün çalışıyorum 4 gün yatış.. O 3 gün de asla saat 5'i 6'yı geçmiyor. Özel hayatım veya dinlenmek için bana en az 4 gün kalıyor her hafta.

Mesaili işi kabul edersem, avantajı iki kat para kazanacağım ama yukarıda anlattığım üzere özel hayatıma nerdeyse bir tek pazar günleri kalacak.

Kirada oturmuyorum, öyle ödeyemeyeceğim bir borcum falan da yok. Satın almak istediğim bir hedefim de yok, yazlığım kışlığım arabam var. Ama para gelince illa ki alınacak birşeyler bulunur.

Siz olsanız ne yaparsınız? Dolce vita'ya devam mı edeyim aza kanaat edip? Yoksa hırs yapıp yeniden sahalara döneyim mi?

(Aralık 2013'ten beri çalışmıyorum lay lay lom götürüyorum hayatı.)