Öncelikle yeni kanun gereği kefilin üzerine giderler. Eğer kefilin borcu tahsil edecek malvarlığı veya parası yoksa bu sefer kefile işlemleri yaparlar.
Asıl alacaklıdan alamadıklarını varsayarsak kefile karşı icra takibi yapılır. İcra takibinde eğer senet değilse kefilin borca itiraz etmesi borcun ödenmesi süresini uzatır. Bu tür firmalar faizleri yüksek uygular. Eğer icra takibi açılırsa faiz oranı yıllık 11,75 üzerinde ise buna da itiraz etmesi gerekir. Takip kesinleşirse kefilin evine hacze gelebilirler ama evdeki tek olan beyaz eşyaları alamazlar. Sadece TV LCD tv ise onu alabilirler haricinde birşey alamazlar. Ama maaş alıyorsa maaşına haciz koyabilirler.
Ama buradan bence herkes şu dersi çıkarmalı. Eğer birine nakit para veremiyorsanız sevseniz bile kefil olmayın. Kefil oluyorsanız o parayı kendi borcunuz gibi düşünün. Çünkü kefilliğin yüzde 90 bir oranında bu tür sorunlar oluyor.
Merhaba hocam beni dikkate alarak bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim öncelikle.
Kafama takılan bir konu var.
Kefalet sözleşmesi yapılırken eşinin yazılı rızası ve kefil olan kişi kendi el yazısı ile azami miktarı ve tarihi yazmak zorundaymış. Bunun birtanesi eksik ise o sözleşme geçersiz sayılıyormuş. Bu durum doğru ise şuan o sözleşme geçersiz sayılıyor. Bu konu hakkında bir kesin bilgi alabilirmiyiz.
Kaynak