Her şeyden önce yer sağlayıcı faaliyet belgelerinin artık başvuran ve uygun şartları taşıyanlara verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Firma kurup, aylardır bekleyen tanıdıklarım var ve YS belgeleri olmadığı için satış yapamıyorlar.
Ayrıca benim aklıma şöyle bir şey geldi. Biliyorsunuz WHMCS ya da AWBS kullanıyor çoğu firma. Üyelik esnasında bir hizmet sözleşmesi okutuluyor müşteriye, ancak bu hizmet sözleşmesinin resmi bir dayanağı var mı? Örneğin YS başvurusunda bulunulurken bu sözleşme de gönderilebilir ya da noter kanalıyla güvence altına alınabilir. Aksi takdirde firma değil de adam tostçuysa giriyor panele, değiştiriyor sözleşmeyi tamamdır. Bu da büyük bir boşluk bence. Daha sonra müşterinin hak iddia edebilmesi için bu konuda da bir düzenleme getirilmesi gerektiğinin düşüncesindeyim.
Kolaylıklar.
Kesinlikle yer sağlayıcı belgesi kesinlikle üzerinde durulması gereken konu ama nasıl yapılacak?
Sözleşme konusuna gelince alışveriş yaparken bile hepsiburada, vatan bilgisayar gibi siteler sözleşmedeki boşlukları sizin bilgilerinizle doldurup size gösteriliyor ve bazı siteler sözleşmenin örneğini size gönderiyor. Oteller de günlük olarak müşteri listesini sisteme yüklüyor. Belki hizmet alımı sonrasında sözleşme TİB gibi bir kuruma gönderilebilir ya da e-devlet üzerinden o anki haliyle saklanabilir. Yalnız sözleşmede ilgili firma sözleşme metnini değiştirme hakkını saklı tutar gibi bir madde koyarsa durum ne olur bilemem. Bunu tüketici derneği ve hukukçularla irdeleriz.
Milletvekileri demez mi hosting nedir? domain nedir? yıpranma payı nedir? biraz payımız nedir ? etc.. etc... giderde gider.
Daha inşaattaki işçilere değeri veremeyen meclis bu öneriye kesinlikle hayır diyecektir.
Bildikleri alanda bile sadece cezai sisteme gidenler, bu öneriler karşısında tamamen duyarsız kalacaktır.
Daha 9 aydır YS belgesini veremeyen sistem müşterilerin hakkınımı savunacak.
Öneriler çok güzel fakat gerçekleşmeside bizim ülkemizde hayal.
adamlar der sabahtan akşama kadar pc başında oturuyorlar yıpranma payıda neymiş ?
kıçını oturttukları sandalyenin yıpranma payını mı verecez derlerse hiç şaşmam!
Ahh emekçim, vah emekçim...
Milletvekili danışmanını bunlarla görüştürdüm yalnız biri mi yoksa ikisi mi iki yönlü oynuyor anlayamadım ama adamın en son dediği bunlarla konuşarak anlaşılmaz. Ticarette özellikle bu tiplerle çok karşılaşıyoruz, hemen dava açacaksın bunlara dedi. Gerekli çalışmayı yaptıktan sonra kendisini avukatımız bilgilendirdi. Aynı gün yine vekilin kendi sitesi de açılmıyordu. Durumu izah ettim.
Öncelikle inşaattaki rant bizim sektörde yok. Ayrıca hostingci vekil yok. Bilgisayarcı da yok bildiğim kadarıyla. Çünkü biz kendi dünyamızda yaşıyor, sadece klavyemizle isyan ediyoruz. Öyle işlerle uğraşmıyoruz. Hatta çoğu meslektaşımız bizim sektöre bile bulaşmıyor da dışarıdan gelenler adımızı karalıyor. Çünkü biz kendimize sahip çıkmıyoruz.
YS belgesi konusunda aksaklık neyse sorunlar ve öneriler ortaya konacak bir çözüm yolu bulacağız yoksa buradan mesaj yazıp çay içmekle olmuyor. (Serverpa'dakiler benim yazdığım mesajları bir taraftan okurken bir taraftan da çay koyup çay içiyorlardı da...) Adamlar 2 ay öncesinden yeni şirketin ys belgesi için başvurmuşlar. Belgeyi bekliyorlar. Yeni dalgaya hazır olun.
Yıpranma payına gelince bundan yıllar önce bilgisayar öğretmenlerinin ve öğrencilerin aynı radyoloji çalışanları gibi dinlenme ve yıpranma payı hakları vardı. Adamlar oturdukları yerden konuşup isyan ettiklerinden ve bu tepkilerinden kimsenin haberi olmadığından o hakları ve niceleri ellerinden kaydı gitti. Yurtdışından örneklerini kendileri ile paylaşacağız. Bundan yıllar önce Ömer Dinçer MEB bakanı iken 3 yaşındaki çocuk bile bilgisayar biliyor deyip bilgisayar derslerini kaldırmıştı. Hem de böyle bir çağda. Forumda örgütlendik. 12000 civarında kişiydik. Dernek kurduk, doğru dürüst üyemiz olmadı. Haberler yaptık, ulusal basında yayınlattık. MEB önünde 12000 kişiye rağmen 30 - 40 kişiyle klavye ve fare kırdık. Dersler geri geldi. Ama müfredat çağın ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde değil. Çünkü sadece orta okulda var. Biz ilköğretim'de algoritma, ortaokul ve lisede programlama eğitimi verilmesini planlıyoruz. Yine bilişim okur yazarlığını arttırıp internet ve bilgisayar yoluyla kandırılan dolandırılan insanların sayısını azaltmayı düşünüyoruz. Ha herkes bilgisayar kullanmayı biliyor mu? Evet klavye ve fare kullanmayı biliyorlar...