Canım kardeşim dediğim adamın teki (yediğim içtiğim ayrı gitmez) bacısının düğünü oldu geçenlerde. Düğünden önce ortak bir arkadaşımızla bana düğüne gelin demiyorum geleceksiniz diyorum dedi.
Daha sonra düğün günü yaklaştığında herkese davetiye dağıtmaya başladılar. Düğün biraz farklıydı. Tanıdıkların çoğu kına gecesine davet edildi, yakın akrabalar ise hem kınaya geldi hem de yemeğe davet edildi. Bize de kart geldi fakat aynı zamanda akrabamız olan aile "Büyüklerden iki kişi yemeğe gelsin." dedi. Biz de ona göre iki kişilik rezervasyon yaptırdık. Abim de arabayı süreceği için annemgili götürmek zorunda kaldı ve bir akrabamız da abime de rezervasyon yaptırmış.
Kına gecesinde kadınlara özel ibaresini görünce araba da yer kaplamayayım düğüne giderim mantığıyla gitmedim. Fakat erkeklerde dışarı da durmuş yemiş, içmiş, eğlenmişler. Neyse düğün günü geldi ne arayan var ne soran. Hususi olarak beni davet etmedi diye düğüne gitmekten vazgeçtim.
Yemek salonunda herkes yerini almış, ortak arkadaşımız takımı çekmiş gelmiş, yemekler yeniyor şarkılar çalıyor, yazı başında da belirttiğim kardeşimden daha yakın gördüğüm adam ne arıyor ne soruyor. Bir yere gittiğinde gözü beni arayan adam beni iplemiyor. Neredesin öldün mü, kaldın mı, bir şey mi oldu diye sorma yok. Annem de alınıp bu nasıl arkadaşlık neden çağırmadın bizimkini, çağırmadığın için gelmedi diyor. O da cuma aradıydım diyerek yalan söylüyor. Hal bu ki perşembeden beridir aramadı.
Bir insan düğün yapıyorsa, düğüne sayıyla adam çağrılmaz benim bildiğim. Hadi belki yabancı yada komşulara diyebilirsin ama hem akraba olduğun hem de sürekli her işine gücüne koptuğun bir aileye sayılı davetiye veremezsin etik değil çünkü.
Düğünde herkes çalıp oynarken, millet yemekleri mideye indirirken "Neredesin l a n, herkes burada da sen neredesin, neden gelmedin şu mutlu günümüzde?" dememesi açıkçası bayağı bir koydu. En azından çağırmasa bile "Sen düğün sahibi sayılırsın, neredesin senin adamlığını..." deseydi haklı çıkan o olabilirdi. Ama ne gezer. Annemin okkalı laf çakmasından sonra morali bozulan arkadaş yine ne mesaj ne telefon ile iletişime geçmiyor. Ertesi gün Facebook da çevrimiçi görüyor yine mesaj yok.
Suçunu affettirmesi gerekirken, özür dilemesi gerekirken sanırım kendisi benden bir özür bekliyor.
Şimdi forum ahalisine sormak istiyorum. Kardeşim dediğiniz adam sizi bacısının düğününe hususi olarak çağırmasa, siz de gitmeseniz, düğün oluyorken, yemek yeniyorken bile merak edip sizi aramasa acaba siz ne yapardınız? Benim burada sergilediğim tavır da acaba doğru mu yanlış mı?Barışmak için ilk adımı ben mi atayım yoksa zora düştüğünde dibimde biten ama mutlu gününde beni arayıp sormayan adamı ıskartaya mı çıkarayım.
Not: Psikolojik bir buhran geçiriyorum, depresyon diyelim. En azından zahmet edip okuyan ve fikirlerini paylaşan olursa memnun olurum. Üzgünüm yine kısa yazamadım
Güncelleme:
Arkadaşlar konuyu güncellemek istedim. Zira hakkımda başkalarının yanlış düşünmesini istemedim. Konuyu daha önceden okuyan arkadaşlar sadece burayı okursa olayı anlarlar.
Aradan neredeyse bir ay geçti. Zatı muhterem hiç bir şekilde ne aradı ne sordu. Hatta araştırdığıma göre bazı akrabalara sadece kına gecesi için davetiye gönderilmiş. Ama çok samimi olmadıkları ama zengin olan bazı komşular hususi yemeğe davet edilmiş. Bu da bir çok akrabanın tepkisine neden olmuş.
Benim de zaten düğüne gitmeme nedenim düğün kartı veriliyorken büyüklerden sadece iki kişi yemeğe gelsin denmesi. Bu lafın üstüne ben üçüncü kişi olarak gidip kıytırık bir yemek için arkamdan küfür ettirmek istemedim. Keza ben olsam küfür ederdim. Konu gündeme geldiği zaman kız tarafı bizlik bir şey yok erkek tarafı öyle dedi diyor ama ne hikmetse erkek tarafının hiç tanımadığı komşuları yemeğe de çağrılıyor.
Bir insan idam edileceği zaman bile son isteği sorulur. Böyle konularda karşı taraf bile hatalı olsa etkinlik sahibinin arayıp sorması gerekmez mi? Belki bir hatam vardır yada adamın bir karın ağrısı vardır demesi gerekirdi. Nasıl olsa şu anda başka arkadaşları var takıldığı. Sorun yok. Bir zaman sonra onunla da kavga ettiği zaman barışmaya gelecek ama artık eşşek niğdeyi de geçti.
Ben buradan şunu çıkarttım. Bir insana gerektiği kadar değer vermek gerekiyor. Çok fazla değer verirsen kendini bir şey sanıyor. Bu da bana hayatımda ki en önemli ders oldu. Umarım kendim içinde onun için de hayırlısı olur.