Avantajları çok, insan yurtdışına çıkınca anlıyor nasıl bir çöplükte yaşadığını. 5 senedir Bulgaristan'dayım ki bu ülke bir çoklarına göre 3. dünya ülkesi- fakir bir ülke. Ona rağmen insanlar ana yolda altgeçidi kullanmayan yayalara bile yol verecek kadar birbirine saygılı. Ülkemizde yaya yolunda yarım saat bekle kimse yol vermez, hatta önlerine çıkarsan haklı olduğun yerde dayak bile yiyebilirsin.
Kimse kimseye "sen şusun, sen busun" diye sınıf ayrımı yapmıyor. İnsanlar bir araya gelince devlet meselelerini değil günlük hayatlarını konuşuyor. Orduyu dağıtmışlar, askerlik diye bir şey yok, çünkü güvenlik tehditleri yok, kafaları rahat. Türkiye'de alış veriş merkezlerine bile girerken x-ray den geçmeye o kadar alışmışız ki normal geliyor. Bulgaristanda bırak alışveriş merkezlerini, hava alanına girerken bile x-ray yok, sadece uçağa binerken geçiyorsun o da her ülkede zorunlu zaten.
Gençliklerini sınavlara çalışarak mahfetmiyorlar çünkü en basit işçi bile 1.000 TL ye bir araba alıp Türkiyedekinin 3 de biri fiyata LPG ile depolarını doldurup haftasonları ülkesini gezebiliyor hatta avrupa birliğinde oldukları için diğer ülkeleri gezebiliyor. Türkiyede işçiler bırak araba alıp gezmeyi, karınlarını zor doyuruyor.
İnsanların başka derdi yok, karınlarını doyurup 2 duble votka içmek onları mutlu etmeye yetiyor haliyle.
Kızları Türkiyedeki gibi burnu havada değil. Türkiyede yaşasa manken olacak güzellikte bulgar kızları mekanlarda kendi yanaşıyor muhabbet kurmaya çalışıyor falan.
Her şeyin vergisi düşük. Benim 93 model arabamın vergisi yıllık 20TL idi mesela. Türkiyede bir iş yeri açınca gelirinin yaklaşık %40'ını devlete veriyorsun Bulgaristanda bu oran %15 civarında.
Hiç bir internet firmasında kotalı tarife yok, bütün tarifeler sınırsız, 80mbit interneti 30 liraya alıyorum, 9mb/s download yaptığımı bilirim.
Velhasıl kelam Türkiye'de bize normal gelen o kadar şey var ki aslında hiç normal olmayan. İnsan dışardan bakınca anlıyor cennet gibi anadoluda nasıl cehennem hayatı yaşadığımızı. Dünyanın en pahalı internetini, en pahalı telefonunu, hatta en pahalı pasaportunu kullanmak zorunda bırakıldığımızı, dünyanın en ağır vergilerine mağruz kaldığımızı insan dışarı çıkınca anlıyor.
Tabi bütün bu anlattıklarım olumlu yönleriydi, Bu demek değil ki yurtdışı cennettir. Her sene 1. sınıfa yaklaşık 40-50 türk öğrenci başlıyor, bunların 10 tanesi anca mezun oluyordur. Bana cennet gelen başkasına cehennem gelebiliyor, herkes kaldıramaz gurbeti (Ki arabayla İstanbul'a 6 saat uzaklıkta bir yerden bahsediyorum.)
Ağzımın suyu aktı hocam

Rica etsek biraz daha anlatır mısınız valla ya.Burada biz öğrenciler yarışa hazırlanır gibi sınavlara hazırlanıyoruz orada da öyle mi?İnsanlar yapmak istediklerini hep erteliyorlar mı?(Nasıl ki biz şu sbs/oks'yi bir atlatayım,üniversite sınavını bir atlatayım,askerliği atlatayım falan fistan derken ölene kadar hayatımız hep ertelemekle geçiyor onlarında öyle mi?)