bu ülkede okuyana ekmek yok.Sağlık ile ilgili bir bölüm okumuyorlarsa söyle 4 yıllarını boşa heba etmesinler
bilmiyorum hangi edindiğiniz tecrübeden yola çıkarak bunu yazdınız ama ben bu görüşe katılmıyorum. salt okuyana hiçbir yerde ekmek yok. işe yakınlığınız veya işin kalitesi okurken kendinizi ne kadar geliştirdiğinizle alakalı. işveren de spesifik bölümler olmadıkça teorik bilginin iş yaşamında yararı olmadığının farkında. işe çalışan kabul ederken ne kadar pratik ne kadar iş yapara bakıyor.
şöyle bir örnek vereyim. marmara ve istanbul üniversitesi mezunu (dereceli ayarında) iki arkadaşımdan biri işsiz bir diğeri kalibresinin çok aşağısı bir maaş ile banka gişesinde görev yapıyor. bu iki arkadaşın mezun olana kadar eli ekmek tutmamıştır, tutmaması bir yana kişisel gelişim adına elle tutulur bir girişimleri olmamıştır. burası önemli.
ben onlara oranla daha alt sınıf bir üniversitenin iktisat bölümünü bir yılı ingilizce olmak üzere 7 yılda zar zor bitirdim. çünkü okurken mezun olduktan sonra çalışmak istediğim sektörün tabiri caize hamallığını yaptım. iş öğrendim. mezun olup askerden gelir gelmez de sektörünün lider firmalarından birinde müfettiş olarak işe başladım.
aynı şekilde öğrencilik hayatımız boyunca harçlık çıkarmak dil öğrenmek için sultanahmette, kapalıçarşıda bilimum turistik mekanda yazlı kışlı ne iş bulursa yapan, çığırtkanlık, işportacılık, tezgahtarlık yapıp sapasağlam dil öğrenen arkadaşım tercih döneminde yüzüne bile bakılmayan okulundan mezun olup 2 senede önemli bir firmanın satış & pazarlama müdürlüğüne yükseldi.
demem o ki yalnızca okumak 3-4 üniversite ya da birkaç popüler bölüm dışında yetmiyor. iş bulmak, bulunan işin kalitesi okuduğunuz süre içerisinde kendinizi ne kadar geliştirdiğinize bakıyor.
ben arkadaşın aksine okuyana ekmek var diyorum.kendini yetiştiren, mülakatta ben bu işi biliyorum, yaparım, diyecek adam her yerde iş bulur.