Biraz empati kurmayı dene. İnsan hep kendinden yana olduğu zaman bazı gerçekleri göremiyor.
Sen onun için reddettiğin kızlardan biri gibisin belki de. Senin reddettiğin kızlardan biriyle evlenme ihtimalin neyse, bu kızla bir ilişkin olma ihtimali de o bence. Yazdıklarım canını acıtabilir. Üzüleceksen okuma.
Kızın dediklerini okuduktan sonra, kızın sevip unutamadığı biri olduğu çok net belli oluyor. (Bkz. "Daha önce şans verdim olmadı", "Seni oyalamak, bekletmek istemem.")
Şimdi sana olan sevgilerini medeni cesaret göstererek sana açıklayan kızları düşün. Onları başkasını sevdiğini söyleyerek reddettiğinde onların duyguları, düşünceleri, sana verdikleri değer umrunda olmuş muydu? Bence hayır. Olsaydı zaten reddetmezdin.
Aşk çok farklı bir his dostum. Bile bile kölelik bazen. Hiç bir açıklaması olmadan bağlılık. Seni seviyorum dediğin zaman kimse neden seviyorsun demiyor. Ama seni sevmiyorum dediğin zaman neden sevmiyorsun? Bunun nedeni sonucu yok işte. Seviyorsan seviyorsundur.
Şuan sen o reddettiğin kızlardan biri oluyorsun. Arkadaş olarak iyisin, sohbetin güzel, vakit geçirmek hoş belkide seninle. Ama duygusal bir ilişki... (Error)
Belki de şuan kızın aklından bile geçmiyorsun. Bana beni sevdiğini söyledi, ben yok dedim. Acaba şuan ne yapıyor, üzülüyor mu? Bu soruların aklından geçtiğini hiç sanmıyorum. Çünkü önemsemedi. Çünkü sevmiş ve kalbi kırılmış. Teselliyi de "Aman gencim, az hayatımı yaşim" diyerek bulmaya çalışıyor. Kendini kandırıyor.
Sen kendini zaman içinde önemsetebilir misin ona? Evet. Ama bu çok meşakkatli bir iş. Bu işin sonunda öyle şeyler kaybedersin ki, belki de onu elde ettiğin zaman mutlu bile olmazsın.
Uzun lafı kısası; şuan çektiğin o ince karın ağrısı varya, o ağrının değerini bil. Kızı kaybet ama sakın duygularını yıpratma. Yıpratma ki o duygulara gerçekten ihtiyacı olan kız geldiği zaman sende ona eksik kalma...