SEO, birçok deneyim ve farklı kaynaklardan edinilen bilgilerin harmanlanması ile oluşan web bilimidir demiş olsak sanırım yanılmayız. Yaklaşık 8-9 yıllık SEO bilgi ve tecrübelerimin bir kısmını uzun zamandır r10'da paylaşmak niyetindeydim, bugüne nasipmiş. Madde madde aklıma gelenleri ve sık karşılaştığım soruları cevaplandırmaya çalışacağım. Umarım beğenirsiniz, beğenilirse devamı gelecektir.
- En iyi SEO yöntemi, hedef arama motorunun (biz Google'ı hedefliyoruz) algoritmasını en iyi taklit edebilen yöntemdir. Bu sebeple, işin başlangıç noktasında algoritma üzerinde kafa yormak mantıklı bir tercih olacaktır.
- Algoritma üzerinden gidersek, son birkaç yıldır Google'ın çeşitli güncellemeler yaptığını ve genel kanıları parçaladığını söyleyebiliriz. Google'ın amacı görünürde, spam engellemek gibi ifade edilse de asıl amaç Adwords kullanımını ve gelirlerini artırmak. Çünkü birçok eticaret sitesi SEM e göre kat kat daha ekonomik olan SEO ya yönelmiş durumda ve bu da Adwords ün gereken ilgiyi görmesini engel bir durum teşkil ediyor. Güncellemelerden sonra sağlam otorite birkaç site hariç, geri kalanların sık sık dalgalandığına hepimiz şahit olmaktayız. Bu durumda eticaret siteleri mecburen SEM e olan alakalarını artırmak durumundalar.
- Peki bu kadar sık dalgalanma yaşanırken, iyi gelirler nasıl elde edebiliriz? Bu sorunun en mantıklı cevabı, daha fazla kelimenin hedeflenmesi olacaktır. Örneğin tek kelimede 1. sırada 5k hit alırken, aşağılara düştüğünüzde hitiniz 100 lere düşebilir. Fakat 100 hit aldığınız 50 kelime olursa, hepsi birden düşmediği sürece daha rahat süreç yaşarsınız. Kısacası, hedef kelime sayınızı alabildiğince geniş tutunuz.
- SEO çalışmalarından en önemli kriter sabırlı olmaktır. Hedef kelimenizde 2 yıldır 1. sırada olan bir siteyi alt etmek hiçte kolay değildir ve sabır gerektirir. Yoğun bir çalışmayla 2-3 ay içinde sonuç alsanız bile geçici olacağına ve emeklerinizin karşılığını alamayacağınıza emin olabilirsiniz. Eğer kalıcı gelir elde etmek istiyorsanız, çalışmalarınızı hedef kelimenizin gücüne göre mutlaka zamana yayın.
- Link veya tanıtım yazısı alırken, bu işin en can alıcı aşamasında olduğunuzu asla unutmayın. Çeşitli kriterlerle belirlediğiniz sitelerden linklerinizi sağlayın (Yazacak olursam, devamındaki makalede anlatırım). Örneğin footer bölümünde 25 tane link çıkışı olan bir site için, r10 daki arkadaşlarımızın büyük çoğunluğu çöp site diyeceklerdir. Oysaki SEO işlerini yaptığım kurumsal bir eticaret sitesinin footer bölümünde 25 tane harici link bulunmakta. Bu sitenin kendisine link veren site sayısı ise 200 civarında. Bu site şuanda PR5, Alexa global 70k ve günlük 10k dan fazla ziyaretçisi, 50k görüntülemesi var.
- Yukarıdaki maddenin devamı olarak yazıyorum; Hangi site olursa olsun, link amaçlı alacağınız hiçbir tanıtım yazısı 400-500 TL etmez. Örneğin; birkaç konuda gördüm, ulusal haber sitelerinden bu fiyatlara tanıtım yazıları satılıyor. Pratikte bu sitelerin size sağlayacağı backlink dönüşü, 20-30 TL ye alabileceğiniz iyi seçilmiş sitelerden aldığınız dönüşlerden daha fazla olmayacaktır.
- URL ve link yapısı SEO ya bir miktar etki etmektedir ama bu miktar kesinlikle göklere çıkarılacak kadar değildir. Bu konuda örnek olarak Donanımhaber sitesinin SEO performansı gösterilebilir.
- Çok karşılaştığım sorulardan biri de, etiket konusu. Özellikle WP de kaç etiket kullanmalı sorusu sık karşılaşılanlardan. Öncelikle etiket mevzusunun asıl amacı, mevcut makaleyi okuyan ziyaretçinin makale içerisinde karşılaştığı kelime ile ilgili daha fazla bilgi edinebilmesi imkanını vermek. Örneğin; bir teknoloji makalesi okurken, makalede ismi geçen bir marka hakkında daha fazla bilgi edinmek istenilebilir. Asıl kullanım amacıda budur. Fakat birçok kişi etiket özelliğini farklı kelimelerden de hit alabilmek için kullanıyor. Haliyle sayı olarak çoğu zaman abartılabiliyor. Aslında WP de bir yazıya girebileceğiniz etiket sayısını sınırlamanıza hiç gerek yok. Çünkü WP girilen her etiketi, ayrı bir kategori başlığıymış gibi listeliyor. Haliyle aynı etiketi kullanacağınız tek bir yazı değilse, sayısı onlarca ise kullanmanız sorun çıkartmaz. Bunu şöyle açalım; bir teknoloji sitesinde Google kelimesine yüzlerce atıfta bulunabilir. Google kelimesi bir çok yazıya etiket olarak eklendiğinde, o yazılar google başlığı altında sıralanacaktır. Fakat bir sağlık sitesinde saç dökülmesi ile ilgili yazı sayısı 2-3 den fazla olmayacağı için (saç dökülmesi tedavisi, saç dökülmesi nasıl geçer, saç dökülmesi neden olur vs.) gibi gireceğiniz etiketler tek bir yazıyı listeleyecektir, bu ise içerik tekrarına sebep olur ki pek istenilen sonuçlar doğurmaz.
- Bir kelimeyi hedeflerken mutlaka rakip analizi yapın. Ahrefs gibi sitelerden yapacağınız analizler; rakiplerinizin backlink sayısını, backlink alınan domain sayısını, backlinklerin hangi periyotlarda alındığını, ilk görülme zamanını, kırık link sayısını, backlink türlerini vs. öğrenmenizi sağlayacaktır. Bu bilgiler ise kullanmasını bilenler için gerçekten çok değerlidir.
- Makale yazarken özgün olun ama özgünlüğün ne olduğu çok iyi anlayın. Maalesef bir çok kişi özgünlük konusunu yanlış anladığı için bu durum sürekli tekrarlanıyor. Özgün makale demek, kelimeleri sadece eş anlamlıları ile değiştirilmiş (araba yerine otomobil gibi) ya da başka bir makaleye bakarak yazılmış yazılar demek değildir. Özgün makale demek; rakiplerinizden en az bir tane daha fazla somut bilgi verebilmeniz demektir. Bu konuyu örneklerle açıklayayım:
Orjinal makaleden alıntı: Peynir kökeni oldukça eskiye dayanan bir yiyecektir. Peynir üretimine dair elde mevcut en eski arkeolojik bulgular MÖ 5000 yıllarına aittir ve günümüz Polonya'sında ortaya çıkarılmıştır.Çıkış noktaları Orta Asya, Orta Doğu ya da Avrupa olarak tahmin edilmektedir. Yaygınlaşmasının Roma İmparatorluğu zamanlarında olduğu düşünülür.
Özgün olduğu sanılan makale: Peynir, Orta Asya ve Orta doğu civarlarında çıkmış, Roma İmparatorluğu vakitlerinde yaygınlaşmış MÖ 5000 civarlarına ait bir yiyecektir.
Öz hakiki gerçek özgün makale: Orta Asya ve Orta doğu bölgelerinden çıkmış olan Peynir, Roma İmparatorluğu döneminde yaygınlaşmıştır. Peynirin yüzlerce türü vardır ve Hollanda peynir çeşitleri ve lezzeti açısından en meşhur ülkedir. Hollanda'ya coğrafik olarak yakın olan Polonya ise keşfedilen en eski (MÖ 5000) peynir bulgularının ait olduğu ülkedir.
Kısacası, makaleniz dil kurallarına uyumlu, rakiplerinizden daha fazla bilgi içeren bir yapıya sahip olmalıdır. Tabi böyle bir makale ciddi araştırma ve özümseme gerektirir ki böyle bir makaleyi 100 kelimesi 1 TL den yazdırmanız imkansızdır. Bu yüzden kendi bildiğiniz, hakim olduğunuz konularda siteler açmanız her zaman tavsiye edilir.
- Loading %30...
Devamını yazacağım, kafam biraz dağıldı, toparlanıp geliyorum. Makaleyi okuyun, umarım beğenirsiniz, sorularınız olursa maddelere eklerim...
Multi:
http://seogaraj.com/tr/showthread.php?p=34