Sürekli nefret psikolojisiyle yaşamanın dışavurumunu Ekşi'de fazlasıyla görürüz. Onlar kendileri gibi düşünmeyen insanlara en galiz ifadelerle hakaret eder, aşağılarlar. Mantıkta sıklıkla başvurulan bir "bozuk kıyas" örneği olan adam karalama (ad hominem) yöntemiyle bir insana küfür ederek iddialarını güçlendirmeye çalışırlar. Hırsızlığı ispat edilememiş bir kişiye, inanmak istedikleri yüzünden pekala hırsız derler ve bunun kabul edilmeyişini de yine çeşitli abuk argümanlarla aşağılarlar. Bunun tespiti, onların ruh hallerini ve entellektüel birikimlerinin ne düzeyde olduğunu anlamımıza yardımcı olabilir.

Toptancılığın ne kadar kötü olduğundan söz edenler, konu nefretlerinin objesi olduğunda hiç çekinmeden toptancılık yapabilirler. Bunun adını da çekinmeden "gerçeklik" koyarlar ki eleştiri geldiğinde rahatlıkla aşağılayabilsinler.

Onlar için medeniyet referansı kesinlikle Batıdır. Batılı olmayan (yani Batı hayat tarzından olmayan) kesinlikle kötüdür. İçerisinde doğdukları kültür havzasını aşağılık kompleksinin bir ürünü olarak gerilikle ilişkilendirirler.

Tabii hepsi böyle mi? Elbette değil. İçerisinde değer barındırmayan saf bilgiden istifade edilmesi gerekir. Ben de öyle yapanlardan biriyim.