Sevgili kardeşim, Öncelikle bu düşünce içinde olman bile güzel ve sevindirici, diğerleri gibi yerimde oturayım para gelsin derdinde değilsin, bundan dolayı da seni tebrik ederim..

Bende vakti zamanında senin gibi sıkıntılar yaşadım, bu sıkıntılı dönemi bir kaç iş yaparak atlattım, yapan arkadaşlarada faydası olacaktır kanısındayım..

1. iş ) dört köşesi camlı araba kiraladım, bulunduğum semtte en çok tutulan ve sevilen çiğköfteci ile anlaşma yaptım, Kg 5.5TL den 5 KG aldım, yanında lavaşıydı maroldu domatesdi acısıydı vs. içecek olarak da ayran şalgam su kola vs. aldım. Piknik alanlarında yemekten sonra keyf için yendiği için daha çok alıcısı oldu, Her dürüm içine 50gr köfte koydum böylelikle 5kg köfte ile 50 adet dürüm satmış oldum, beraberinde su,ayran, şalgam, gibi içeceklerde sattım, günlük kazancım 150 TL yi buluyordu, bunun 50 TL si fazladan malzemelere gitse 100TL net cebimde para kalıyordu..

2. iş ) Dürüm Ciğer: Özellikle bu işi öğlen başlayıp Gece 02 ye kadar satışını yapıyordum, en çok müşteri akşam saatlerinden geceye kadar devam ediyordu.

Bir fırınla anlaşıp : Lavaşın adetini 35,40 kuruşa alıyordum. tüp altında tavuk ciğeri patetesle birlikte pişirip dürüm yapıp satıyordum, iç malzeme olarak sadece kuru soğan extra olarak da turşu biber vardı, lavaşlarım büyük olduğu için doyurucu oluyordu, bu sebepten sürekli müşterilerimin sayısı artıyordu! satış fiyatım ise 3TL idi, yanında da su ayran şalgam kola vss satıyordum, yukarıda ki gibi kâr oluyordu hatta onun iki katı diye bilirim. bu işi de bulunduğum bölgede Büyük Park vardı, günün 24 saati ful dolu oluyordu!

3. iş ) babet ayakkabı: Çorap: bu işi de İstanbulda Metrobüs durak köprü üstlerinde yapıyordum. bu da yukarıda kiler gibi kâr getirmesede yinede çok şükür çarkı döndürüyordu!

Umarım hem sana hemde okuyan diğer kardeşlerimize faydası olur. aklınıza takılan soru olursa buradan yazabilirsiniz.