Allah tutmamızı emretmiş. En önemlisi bu. Tabi ki bunun nedenleri, çeşitli yararları var. Fakat bu yararlardan bir veya birkaçını yerine getirmediğimiz/getiremediğimiz için "o zaman hiç tutmayayım" demek de olmaz. He tutmak istemeyen kişi tabi ki tutmayabilir. Ama ardına sığındığımız gerekçe de makul olmalı. "İstemiyorum" demesi de gayet normal. Fakat "fakirleri ne kadar anlıyorsunuz ki" ya da "Ramazan harici kaç kere düşünüyorsun ki" demek doğru mu biraz düşünelim...
Aramızda düzenli olarak fitre, zekat, sadaka verenler vardır. Emin olun vardır. Şimdi biz oruç tutmakla tutmamak arasında kalıyorsak ve illa bi örnek istiyorsak, böyle insanları örnek almalıyız. İşin kolayına kaçmak için "milletin karnı aç ama diğer organları boş durmuyor" demek ne kadar doğru ki...
O zaman namaz da kılmayalım, Allah'a da inanmayalım. Çünkü namaz kılmasına rağmen toplum refahını bozan, birçok günaha giren, insanları rahatsız eden belki milyonlarca insan vardır. Ya da Allah'a inanmasına rağmen toplum genelinde rahatsızlık verici insanlar vardır. O zaman "Allah'a inananları da görüyoruz" deyip inancımızdan vazgeçelim.
Dini meselelerde bizden aşağıdakileri değil, yukarıdakileri örnek almamız gerekiyor her durumda. Daha yüksek maneviyatlı insanlara bakıp "adama bak, ramazdan'da öyle bir hale geliyor ki, bu adamın tuttuğu oruçsa benimki ne acaba diye düşünmeden edemiyorum" diyecek hale gelmeliyiz. Kıldığı namazdaki halini görüp, "benim kıldığım namaz değil" deyip kendimize çekidüzen vermeliyiz.
Yoksa kötü insanları örnek almanın sonu gelmez. Gerçekten gelmez. Öyle sefil insanlar var ki... Doğruluğuna inandığımız şeyin sebeplerini yerine getirmeyenler olabilir. Ama onları örnek olmak doğru değil.
Tutan-tutmayan herkesin birbirine saygı duyduğu, manevi değerlerimize verdiğimiz önemin arttığı bir Ramazan ayı geçirmek ve kalan 11 ayı da Ramazan düşüncesiyle değerlendirmek duasıyla...