_ottomanempire_ adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Benim acemi birliğinin 14. Günü falan seçmeye geldiler. Seçildim işte tüm usta askerler gelip önümde selam duruyordu. Ne oldu diyordum işte sen ayvayı yedin elin hiç aşağı inmeyecek. Dağıtım izninde annene söyle sağ elini kepine diksinler falan filan böyle dalga geçtiler moralimi bozdular.

Giderken korka korka gittim. Ve gittiğimde dedim ki asıl zor askerliği onlar yapıyorlarmış. Ben ilk girdim 6 ay Alay bilgi işlem biriminde görev yaptım. Daha sonra Bilgi İşlem Birimi Lojistik Destek Komutanlığı'ndan alınıp başka bir tabura nakledildi. Gitmek istermisin dediler bende 6 ay oldu Bu tabura alıştım istemiyorum dedim. 6 ay sonrasında da Taburda yazıcılık yaptım.

Görmediğim rütbe kalmadı, görmediğim komutan kalmadı. K.K.K. D.K.K. J.G.K. Genelkurmay Başkanı hepsini yakından gördüm, Cumhurbaşkanını yakından gördüm, herşeyden önemlisi Türkiye'nin Baş Komutanı, Cumhurbaşkanı ile omuz omuza ben namaz kıldım. Bu herkese nasip olmaz.

Ama hiç kimsenin anlattığı gibi zorluk çekmedim.

Diğer birliklerde insanların görebileceği maksimum en büyük rütbe albay iken siz adım başı albaylarla karşılaşabiliyorsunuz. Ama hiçbirisi de askeri çarpmak için uğraşmıyor.

Usta birliğine girdiğinizden 1 ay sonra Muhafızlı Forsu takarsınız. Bu forsu takana kadar internet cafe vb. yerlere giremez, çarşıya çıkamazsınız.

İşte bu forsu taktıktan sonra kendinizle GURUR duyarsınız. Çünkü o forsu taşımak herkese nasip olmuyor.
Ankara sakat yer, çarşı izninde devamlı inzibatlar rahatsız ediyordu. Yok çekirdek yeme yok sigara içme. Ben her türlü takılıyordum hatta yeşil tip kamuflaj ile Kızılay'da geziyordum. Şimdi hala bu yasaklar var mı acaba.