Gözünüzde büyütmeyin, Lacoste bir dönem -ben de çalışıyordum o dönem- bizim yerli üretici Aslanlı'ya (hani kazak triko örme vs. yapar hatta baklava desenli kazakları ile meşhur olmuştur zamanında) geldi, bize polo yaka pamuklu lacoste örme kazak üretin diye, Aslanlı'nın makine parkı o zaman Sabri Özel, Kiğılı, kendi Aslanlı markası ve birkaç başka firma ile bağlantı yaptığından doluydu, reddetti. Koskoca Lacoste'a 'hadi canım ilerle' dedi kısacası..
Bugün dünya artık globalleşti, kalite farkı bir malın nerede üretildiği ile ilgisizleşti, çünkü endüstriyel üretim var, makine parkları her yerde aynı, büyük sermaye, nerede iş gücü, devlet sübvansiyonu vs. fazla ve avantajlı ise hoppp gidip orada fabrikayı dikiyor. Orada makinenin düğmesine basan ustanın pasaportunda Türkiye, Arjantin, ABD, Hindistan, Tayvan , Japon yazması hiçbirşeyi değiştirmiyor.
Artık markalar arasındaki farklılıklar nerede üretildiği ile ilgili değil, AR-GE ve dizayn farkları ile ortaya çıkıyor. Ar-ge 'ye kim çok yatırım yapıyor, teknolojik veya sektörüne göre yenilikleri kim ürünlerine çabuk adapte ediyor bu önemli. Kimin stilistleri veya dizaynırları daha klas? Kim 40.000 dolarlık adam çalıştırıyor? Bunlar önemli.
Daha çok yazarım da konu uzar gider. Velhasıl gözünüzde büyütmeyin.
(dip not: Lacoste kalitesiz anlamında asla demiyorum, bu markanın sadık kullanıcısıyım, hatta dolabımda 15 gömlek varsa 12si timsah. Kemerlerim de öyle. Hatta yazlık kep. Çok iyi marka.)