hozukcan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
benim konuştuğum insanların hepsi özel sektördeki şirketlerin en yüksek mevkiilerindeki insanlar.zaten işe alım kriterlerini onlar belirliyorlar farklı bir durum söz konusu olurmu bilemem konuştuğum şirketlerden bazıları ise AKINSOFT,Tosyalı Holding,Turkcell.



Bak benim sana bahsettiğim açıköğretimle normal üniversite arasındaki farklılık.normal üniversiteler arasındaki farklılığıda ben sana konuştuğum kişilerin verdikleri bilgi doğrultusunda yorumladım.

Kişisel gelişimi bir yanda tutup sen çok çalışkan birisin diyelim.

1- Normal üniversitelerde bitirdiğin zaman sana öğretim görevlisi olma şansı açık öğretime göre %90 fazladır.
2- Özel sektör seçiminde ise hocaların sana referans olurlar.Türkiye'deki profesörler zaten hepsi ayrı olarak özel sektörde de çalıştığı için bu konudaki etkileri çok ama çok yüksek.Açıköğretimde böyle bir şansınız yok.
3- İngilizce eğitimi illaki bir şekilde alınır.Ama İşletme bölümü için yeterli İngilizce bilgisine kurslarla sahip olurmusun,orası çelişkili bir durum
4- Normal üniversitedeki ortamını bir daha üniversite haricinde hiçbir yerde bulunmayacağını düşünürüm,savunurum.Ülkendeki binbir çeşit insanla tanışırsın,onların davranışları hakkında bilgi sahibi olursun ve mezun olduğunda işe başladığında karşına böyle bir müşteri geldiğinde ne yapacağını az çok kestirebilirsin.
Normal üniversitelerde bitirdiğin zaman sana öğretim görevlisi olma şansı açık öğretime göre %90 fazladır.

Ben Öğretim görevlisi olamam. Çünkü siyasi yakınlığım yok. Hiç kimse kusura bakmasın siyasi yakınlığın yoksa sen bir hiçsin! O yüzden öğretim görevlisi bla bl bla zor çok zor. Ortalamam emin olun 3.70 üzerinde biter bölüm birincisi olurum.
Ama 3.00 olan biri rektör tanıdığı, siyasi yakınlığı ile her türlü beni eler.

Üniversitelerde adil düzen, bilim yok. Herkes para ve kadrolaşma peşinde!

snowfalcon adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
makine mühendisliği okudum bir buçuk yıl çalışıp aksere gittim. dönüşte kendi bilişim firmamı kurdum. ilaveten proje desteği veriyorum firmalara.

şimdi işin şöyle bir yanı var.
1- üniversite okumamış olsaydım büyük ihtimalle bilişimle böyle içli dışlı olamayacaktım.
2- üniversite okumak farkında olmasan bile sana bi kültür birikimi sağlar.
3- sen bi askere git ilk okul mezunu adamlarla 6 ay yaşamak zorunda kal o zaman ne demek istediğimi çok iyi anlarsın. (not sözüm meclisten dışarı 20 yaşındaki ergenleri kastediyorum okumamışı hiç çekilmiyor. )

ve en önemlisi bir sıfatım var. mühendisim. sen ise lise mezunu olarak kalırsın.

ama düşüncelerin bu şekildeyse bırakman daha mantıklı. 1 musibet bin nasihattan iyidir )
aöf Adalet mezunuyum hocam. Yani lise mezunu olarak kalsam da inanın hiç üzülmezdim. Nasıl olsa aöf ile lisans diplomasını alabiliyorum. Yüksek lisans dahi yapabiliyorum. Sizin takıldığınız öğrenim durumu ise o her türlü aşılabiliyor. Belki siz lisans mezunu kalacaksınız şu an aöf okuyan yüksek lisans yapıp eğitim düzeyi olarak sizi geçecek. Eğitim düzeylerine takılmayalım derim.



Sefer adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Üniversite okuduğunu mesajını düzenleyerek belirtmişsin.Şimdi ona göre yapayım yorumu.
Açık ve net söylüyorum BIRAK Gazetecilik sektöründe torpilin yoksahiç bir işe yaramazsın.Arkanda adam olacak.Çok az kişi var kendi alın teriyle bir yere gelen.Bir tane arkadaşım vardı,çocuk okulu 2.likle bitirdi ingilizce çok iyi derecede biliyor.Ama iş bulamadı.Şimdi otelde çalışıyor.Amacın devlet iseaöf bitirip kpss hazırlanmak mantıklı.Yine tekrar ygs girip 2 yıllık sağlık bölümlerini kazanabilirsen(Puanı yüksektir,meslek liseliler öncelikli...vs) önlisans kpss 70 alıp(kolaydır)rahatlıkla devlete girebilirsin. Bir arkadaşım sağlık meslek mezunu 2 yıllık diş-protez bitirdiSonra önlisans kpss 70 aldı.izmirde bir devlet kurumunda diş-protez falan yapıyor çalışma şartları çok iyi genelde internette takılıyor. Bir tane böyle örnek verdim çok fazla var çevremde ..
Gazetecilik konusunda kesinlikle haklısın. Fen edebiyat bölümlerinden daha gereksiz bölüm varsa gazetecilik ve halkla ilişkilerdir. Ben bunu gördüm.