Senin mantığına göre ben boşuna okuyorum. Kimyagerim, yani devletin bile gereksiz gördüğü pastacı olsunlar dediği fen fakültesi öğrencisiyim.
Oturup düşünelim. Hangi bölüm gerekli: tıp, mühendislik vb. Gittin muayene oldun. Eczacıya gittin ilaç istedin. Hadi diyelim özel yapım ilaç. Eczacı yapımını biliyor ama malzemelerini ben üretiyorum.
İnşaat mühendisi yada mimarsın diyelim. Çizimleri yaptın, ustalar hazır, her şey tamam. Beton dökeceksin. O betonun içindeki madde oranlarını belirleyen gene benim. Yaptıracağın boyanın üretimini yapan gene benim. Su borusunun içindeki madde oranlarını belirleyip kalsiti plastiğe dönüştüren gene benim.
Ziraatçisin iyi bir arsa buldun, o toprakta ne yetişebilir öğrenmek istiyorsun. O toprağın analizini yapan gene benim.
Pastacısın. Elindeki unu, çileği, çikolatayı denetleyen gıda mühendisini eğiten gene benim. Pastayı pişireceğin fırının çalışma prensibini tasarlayan bir fizikçi. Pasta beklediğinde üzerinde oluşan bakteri popülasyonunun analiz eden bir biyolog.
Yani özetle, temel bilimler okuyan biri olmadan ha doktor olmuşsun ha mühendis. Bir şey farketmiyor. Bu her meslek dalı için böyle. Ben sadece kendi bölümümden örnek verdim.
Tabi Türkiye'de yanlış algılanıyor. Mesela fen fakülteleri öğretmen yetiştirir algısı var, buda fen fakültelerinin gereksiz görülmesine yol açıyor. Oysa fen fakülteleri öğretmen değil bilimadamı yetiştirir. İktisat fakülteleri yönetici değil uzman yetiştirir. Ama gel bunu anlat, anlatamıyorsun çoğu kez.