Başlığı açan arkadaş; milletin ne dediğinden ziyade (yok sebepsiz zenginleşmeymiş, yok vıttıymış zıttırıymış şeklindeki ifadelere he deyip geç) şu an yapacağın tek iş; Domain Bülteni'nin ekran görüntüsünü ve çıktısını almandır. Hiçbir ticari firma ve özellikle de Gizlilik Kurallarım var diye sitesinin altına yapıştıran sözde firma, kullanıcılarının kişisel bilgilerini hiçbir şekilde paylaşamaz. Bu durumu delillendir. Ve karşı dava açarak kişilik haklarının ihlal edildiğini vurgula.
Öte taraftan ilgili firmanın bu konuda yaptırım uygulayabileceği bir şey olacağını düşünmüyorum. Ticaret Kanununda "İnternet'e dair düzenlemeleri" keyfi getirmediler. Ve bu düzenlemelerde "Satış Şartlarının, Gizlilik Kurallarının" açık açık belirtilmesi ve kullanıcıların görebileceği yerde olması şartını koydular. Senin yine yapacağın şu an sitelerini incele ve siteye üye olmadan ve de hemen kolayca bu sayfaların sitede bulunup bulunmadığını tespit et, delil olarak elinde bulundur. Ticaret Kanunun da bu şartları getirerek bir şeylerin kontrol altına alınması istenmiştir. Sen git 1 hafta boyunca parayı beklet, komisyonunu kes ondan sonra parayı kaptırınca birilerinin yakasına yapışmaya kalk. Yok öyle bir dünya. "Sebepsiz zenginleşme" zırvasını parçalayanlar bunun Borçlar Kanunu ile alakalı bir durum olduğunu belirtmeyi unutmuş sanırım. Sen borçlu değilsin, bir mal sattın ve bu malın bedelini 1 hafta bekleyerek aldın. Burada şirketin kendi zaafiyetinden kaynaklı bir sorunu sana mal etmesi saçmalıktır. Hele hele yazışmaları tümden belgele ki yazışmalarda şahsına bir hakaret ya da ima varsa bunları da delil olarak saydırırsın. Ayrıca dava dilekçesi imiş, suç duyurusu imiş bu gibi zımbırtıları dua ette de bülten aracılığı ile yayımlasınlar, senin de elinde delillerin çoğalsın.
Önce kurumsallığın ne olduğunu öğrenmeli firmalar, ondan sonra şunu yaptık bunu yaptık diye pazarlama yapar.
Ötesinde ilgili firmanın varlığından da, kurucularından da haz etmediğim için kişisel eleştiri yapmaya lüzum görmüyorum. Geçmiş olsun.