Bir kaç sene öncesi bir sabah uyandığımda telefonumda "uyuyomusun" diye bir mesaj gördüm. Gece 4-5 gibi gönderilmiş. Şans bu ya, normalde uyumazdım o saatlerde ama o gece erken uyumuştum her neyse.

Tanıyamadım filan dedim, o da beni tanımıyormuş zaten, tanışmak için yazmış. Numaramı eski blogumdan bulmuş. Blogumu da Facebook hesabını dondurmak isterken bulmuş. Facebook hesabı dondurmayla alakalı bir yazım vardı blogumda. Site kapanmadan önce sadece o yazı yaklaşık 166bin kere okunmuştu.

Facebook hesabını dondurmak istiyor ama beceremiyor, Google dan arıyor. Benim yazıma denk geliyor ve Facebook hesabını donduruyor, gecenin o vaktinde de uykusu yok, bilgisayarda dolaşacak ama yapacak bir işi de yok... Facebooku filan kapatıyor, sekmelerde benim site açık kalıyor. Ve diğer yazılarımda dolaşmaya başlıyor. Okuyor okuyor... Beğeniyor İletişim kısmında da ev adresim hariç bana ulaşılabilecek pek çok kanal vardı ve bunlardan birisi de telefon numaramdı. Öylelik yazıyor işte ilk mesajını.

Sonra biz bununla epey konuştuk, iyi de anlaşıyoruz. Paso konuşuyoruz. Sonra liseli dönemlerimiz tabi, ne olduğunu hatırlayamıyorum, biz bununla küstük Konuşmadık bir kaç ay. Sonra tekrar yazdı bu. "Ya Burak ablamın Facebook hesabını çalmışlar yardım et" Öylelik tekrar konuşmaya başladık.

Ben Kastamonu Tosyadaydım ve o Ankara'daydı. Ankara'ya gideceğim bir zaman, gel buluşalım muhabbeti oldu. Ha bu arada ben size söylemeyi unuttum, o zamana kadar kızı hiç görmemiştim Şaka değil, ciddiyim. Sadece sesini duyuyordum, yolda görsem tanıyamazdım yani her neyse. Keçiörenden bindim egoya indim Kızılaya. Defacto'nun orada buluşacağız. Defactonun önüne geldim ben, aradım bunu. O da yolda. Neyse. Aradı. "Geldim, neredesin?" dedi. Orayı bilen bilir, Defactoyla yolun arasında yayaların yürüme alanı olarak yaklaşık 4-5m lik bir alan var. Ben yolun kenarındayım. O da Defactonun kapısının önünde. Arkamı döndüm baktım, elinde telefonla sağa sola birini arar gözle bakan, tarif ettiği gibi saçları omuzlarında, yine tarif ettiği gibi gözlüklü bir kız. Uzatmayayım

Buluştuk filan cafeye gittik bir şeyler yaptık. O günün ertesi ve ertesinin ertesi yani 3 gün boyunca her gün buluştuk gezdik muhabbet filan... 3. günün akşamında metronun altındayız, ayrılacağız. Bu beni öptü Hoşlandık sevdik falan yalan derken sevgili olduk biz bununla 30 Aralık 2012 de Arada sırf bunun için sudan sebeplerle evden ablamın yanına gidiyorum deyip Ankara'ya filan gidiyordum falan derken bir gün yine Ankara'dayken(kasım 2013) arkadaşla buluştuk Ankara'da. O arkadaşta forumda, sitenianlat nickli şahıs Onu otobüsüne bindirdim, ben de kendi durağıma giderken kızı aradım. Napıyosun falan diye. Sesi kesik kesik geliyordu telefonda. Neredesin dedim, metrodayım dedi. E tamam gel Defactonun oraya dedim. Orada tekrar buluştuk.

b:ben k:kız (ha ismi de melis)
b:napıyosun bu saatte buralarda?(saat akşam 8 gibiydi)
k:arkadaşlarla buluşacağız ya
b:bu saatte? hayrola?
kturucaz işte bi yerlerde
b:içecek misiniz?
k:evet
b:kim kim?
k:selin filan
b:başka?
k:erkan...
b:istemiyorum melis. benim bilmediğim bir yerde bilmediğim insanlarla...
k:ya ne olacak ta kaç zamandır arkadaşlarım güvenmiyo musun bana?
b:sana güveniyorum ama bilmediğim insanlara güvenemiyorum.
k:ya niye böyle yapıyosun, istesem söylemezdim
b:tamam isteseydin söylemezdin ama söyleyince iyi mi oldu yani

falan yalan derken

k:gideceğim
b: . git

Arkama bile bakmadan gittim. Akşamında telefonda konuşuyoruz yine kavga vs. Ve en sonunda "ya beni kabul edeceksen böyle kabul et. ben böyleyim. sana layık değilim zaten. bu akşam içtim. yarın da Mabel'in konserinde umutla içeceğiz, işte ben böyle biriyim..." umutta eski sevgilisi

Bir keresinde AŞTİ'den beni otobüse bindirecekken bana yüzüğünü vermişti. Ben de kolumdan saatimi çıkarıp vermiştim ona. Saat hala duruyor mu diye sormuştum ve hayır demişti. İstersen alayım aynısından filan dedi. Saçmalama, bir saatin peşine düşecek kadar da düşmedim dedim. Sonra böyle deyince IBAN numaramı attım buna. 61 lira bu hesaba yatır dedim. 1 lira küsüratı ve IBAN'ı ATM'den filan yatıramasın, gitsin şubede beklesin de yatırsın diye verdim. Tabi o parayı da telefonuna kontör olarak geri atacaktım, onun parasına mı kaldık Maksadımı anladınız yani... Ve bir de bana bir kutu yapıp göndermişti ve Aragon'un şiir kitabı vardı içinde. O kitabı da kütüphaneden çalmış. Kütüphaneye gidip o kitabı da alıp "bu kız böyle böyle yapmış" deyip o kitabın yerine 2 tane kitap bağışlayacaktım kütüphaneye, ihbar edecektim bir yandan da O kitabın kullanılacak okunacak hali kalmamıştı çünkü. Mahvetmiş kitabı... Ajandadan 4 Temmuz yaprağını filan koparıp ana sayfasına yapıştırmış. 4 Temmuz da benim doğum günüm, onun için. Boyamış etmiş...

Sonra da vazgeçtim.

Unutacağım dedim ve gayet iyi gidiyordu.

Sonrasında yine sitenianlat'ı(Furkan) Kırıkkale'ye bırakacağız bir akşam. Dükkanı kapattık gece 1.30 gibi ve İsmail Abi, Furkanla yola çıktık. Tosya'dan direk Ankara'ya gittik. Geceleyin bi kaç fotoğraf çektik ve Twitter'a atmıştım. O da hala bakıyormuş Twitter'ıma ve yine yazdı bana. Ben saydırıyorum buna hala, yazık ettin vs... Sonra atarlandı bu, yazma etme istemiyorum... Ulan ben yazmadım ki, ben yazmazken yine ilk yazan sensin filan dedim. Bu sefer de "yazma Burak rahatsız ediyosun sevgilim var benim artık" dedi Hayırlı olsun ne zamandır var filan... Ben varken de varmış. Vay peyniirr dedim içimden.

Sonrasında, bana lisedeyken WhatsApp'tan bir resim göndermişti. Aldığı takdir belgesinin fotoğrafı. Orada da T.C. Kimlik Numarası yazıyordu. O numaradan adresine filan ulaştım bu olaylardan sonra. Ve bana Yıldızevler Mahallesi'nde oturuyorum demişti. İlkadım Mahallesi çıktı... Evet hiç evine bile gitmemiştim, hatta tanıdıklar orada çok olur, sen gelme derdi, dolmuş durağına bile bırakmadım...

Ben daha anlatırım ama lüzum yok.

Bilirsiniz, insan karşısındaki kişi için kendinden fedakarlık yapınca ve sonunda da böyle bir şeyle karşılaşınca hayaller yıkılıyor, tarifi imkansız bir sinir, nefret, intikam duygusu vs oluşuyor. Ben de bu mesele böyle bitsin istemiyorum. Bir kereliğine pis bi korkutmak geliyor içimden. Biliyorum zaten korkuyor, numarasını filan değiştirince izini kaybettireceğini sandı(Twitter Facebook filan da kullanmıyor zaten). Şeytan diyor ki bi sabah evinden çıkarken selam ver geç. O yeter zaten ona. Bir yandan da ben öyle bir şey yapınca kendini hala sevdiğimi filan düşünür havalara girerse diye düşünüyorum... Hiç bir şey yapmasam da, bunlar yanına kalmış olacak.

Siz söyleyin, ne yapayım, ne yapmayayım, siz olsanız ne yapardınız?