Hatamız nedir biliyor musun? Nereden geldik nereye gidiyoruz bunu unutturdular bize. Bazı şeyler yazmakla kalmaz, kalırsa işte sonu böyle olur hepimiz için. Parayı malı mülkü maddesel başarıyı bizlere yegane amaç olarak tanıttılar. Uyanın artık bu 50 senedir kullanılan bir metot. Bize önce hayat, hayatın yaşamın anlamı bizden beklentileri bunlar anlatılmalı. Gözünü açıyorsun okula gidiyorsun, hayatının yarısı okulda geçiyor. Bir bakmışsın para kazanmaya başlamışsın ufak ufak hayatının büyük çoğunluğu zaten yitip gitmiş. Hayatın çok kısa olduğunu anlamak için illa 70 yaşına gelmek gerekmiyor. Gelecek demişsin? Hangi gelecek! Yarın ölmeyeceğini iddia edebilir misin. Gelecek diye bir şey yoktur. An vardır. Şuan konuşuyorsun değil mi. Mutluluğu anda yakalaman gerekiyor. Yahu bana söyler misiniz yarını düşünmeden yaşayanı. Yarın ne olacak, yarın şunu alabilecek miyim, şunu yapabilecek miyim... der gider ve bugünü unutursun. Bazıları var benim gibi, geçmişe bakar bugünü ve yarını unutur.
Bir çocuğa bak ve izle. Dışarıdan bak o çocuğa nasıl mutlu oluyor? Çocuk hayatın kendisinden ne istediğine bakmaksızın kendi oyununu kurar ve oynar. Yarın ne yapacağım diye düşünmez. Ama biz ne yapıyoruz bu çocuğa yarın ne olacağını öğretmeye çalışıyoruz. Büyüyünce ne olacaksın yavrucuğum! Burada çocuğun zihnine yazıyorsun zaten, çocukta başlıyor ya olamazsam? Sana bakıp sırf okuyabildiğin için kaç kişi imreniyor dur kim bilir ama bunu sana söyleyen olmaz çünkü kıskançlık olarak sergilerler bu tavrı.
Karnın aç mı? sokakta mı yaşıyorsun? Seni alıkoyan zaten kısıtlı düşüncelerin. Sadece anlık mutlu olmayı deneyeceksin, çocukların yaptığı gibi. Yaptığın şeyleri bir gerçeklik olarak bir sorun olarak görme bir oyun olarak oyna sadece. Eğlenmek vakit geçirmek ve yaşadığın andan mutlu olabilmek gerekiyor. Hayatın kısa olduğunu ve her anın kıymetli olduğunu düşün. Ne yapabilirim ne yapacağım ki diyerek kendini kandırma ve isyan etme. Aslında genel bir sorunumuz da elimizde hiç bir şey olmadığını sanmamız. Ama bunlar göreceli kavramlar, sen örnek verdiğin kişilere dışarıdan bakıyorsun yani onlar senin gördüklerin, belkide onlarda kendilerine göre mutsuz oldukları tarafları vardır. Mutluluk göreceli bir kavram kesinlikle neye sahip olduğun ile alakalı değil. Bu dünyada herkesin elinde farklı şeyler mevcuttur, lakin asıl mesele bunu görebilmemiz ve değerlendirmemiz çok önemli. Sen başkalarına imrendiğin vakit zaten elindekileri direkt çöpe atıyorsun. Cebinizde 3 kuruş para olsa değil birine vermek çıkartıp sokağa atar mısın? Ama o kadar zamanı, o kadar emeği kaldırıp bir çırpıda sokağa atıyorsun.
Kısacası hayata kazanacakların yada kayıp edeceklerin diye bakma. Hayat bir bütündür iç içedir. Geçmiş gelecek diyede ayırmak doğru değil. Şuan varsan anda yaşayıp mutlu olacaksın. Film izlerken nasıl mutlu oluyorsun, kendi kurallarını koyup kendi oyununu oynayacaksın. Kağıt parçasının peşinden koşmayın siz çok daha fazlasına sahipsiniz. Arayış hiçbir zaman bitmez para ise aslında sadece bahanedir, hayatın anlamı çıkartmanız anlamanız gereken o kadar çok şey var ki her şeyi çözdüm her şey bitti gibi düşünmek kazanacaklarını engellemektir.