"Gereginin yapilmasini arz ve talep ederiz."
arz ederiz ne ***...

arz büyük makamlara yapılan başvurularda edilir. bir avukatın da bunu bileceğini sanıyorum şahsen. (çünkü genelde rütbe ve makam farkının olduğu yerlerde bu söz çök önemlidir) bunu yazan bir avukatsa (ki bence değil). başı çok ağrır bunun. olmayacak yerlere rica da eder bu.
Arzın makam ile alakası yoktur. Resmi yazışmaların uyulması gerekilen bir şablonu vardır ve kurumlar arası yazışmalarda arz ve rica gibi ifadelerin kullanılması resmi dil açısından "zorunludur" yoksa karşı taraf dilekçe ya da resmi yazınızı kabul etmez, işleme almaz, cevap yazmaz vs. Bu uygulama kurumlar arası devam ederken siviller arası ya da sivil-kurum arası kullanımı kalkmıştır. Yani bir vatandaş resmi bir kuruma herhangi bir konuyla ilgili dilekçe verirken arz etmek zorunda değildir. Vatandaş kanunlar önünde hiçbir kurum ya da mertebeden aşağı değil, tam tersine hepsinden üstündür.
Resmi kurumlarda makam sahibi kendisinden alt bir makama resmi yazı iletiyorsa sonunda "rica ederim" beyanı kullanmalı, makam sahibi kendisinden üst bir makama resmi yazı iletiyorsa da "arz ederim" beyanını kullanmalıdır. Başbakanlığın ilgili yönetmeliğinde çok net ifade edilmiştir.
Gelelim bu e-postanın içeriğine. Yazan kesinlikle avukat değil. Ayrıca avukat olsa bile kanun önünde bir suç işlemiş durumda değilsiniz. Ancak burası Türkiye, hakimlerin çoğu yaşlı ve eski kafalı. Henüz internet nedir, Google nedir vs şeyleri tam anlayabilmiş değiller. Kendinizi hiç bilmeyen bir mahkemeye karşı gereksiz yere açıklamak zorunda kalabilirsiniz bu ve benzeri durumlarda.