Başarı bize anlatıldığına göre; üniversite, iyi bir iş, para, şan şöhret, karı kız vs.
Kayıp ettiklerine yada geçmişine bakma hiçbir zaman. Kazandıklarını öğrendiklerini görmezden gelme. Çünkü neyi elde edersen et emin ol daha fazlasını başaramadığın, elde edemediğin için pişmanlık duyarsın bu hayatta. Başarı nedir sana söyleyeyim, iyi bir insan olmak ve öyle anılmaktır.
Onun haricinde sana kim ne diyorsa inanma. Etrafındaki insanlara bakıp başarı çizgini öyle belirliyorsun ve kendi ufkunu kendi yeteneklerini bu bağlamda kısıtlıyorsun ve kısıtlayacaksın kendini başarısız olarak düşündüğün sürece! Yaşın kaç? Ben senden büyüğüm yaşça ve senin düşündüklerini düşünüyorum bazen ama kazandıklarımı düşünmeyi öğrendiğim andan itibaren neyin daha önemli ve kıymetli olduğunun farkına vardım.
Yazdıklarını düşünüyorsun bu iyi bir şey ancak bunları pişman olduğunu belirtmek veya kendini aciz olarak görmeni tasdiklemek yerine çözüm üretmek için kullanmalısın. Hedefe giden yol 1 tane değildir bunu unutma. Hayat bir yarış gibi fakat bu yarışta birinci olan çıkmadı ve çıkmayacak. Sadece hedefin bu yarışı zarar görmeden tamamlamak, yollarda engeller her zaman seni zorlar hatta tıkanırsın lakin başka yolların olduğunu bilip yolunu değiştirmeyi seçebilirsin.
"Neden başarılılar hep daha başarılı olma fırsatına sahip olabiliyorken başarısızlar başarısız olmaya mahkum oluyor anlamıyorum."
Çok iyi bir püf noktası yakalamışsın. Fakat burada işin özü başarı yada başarısızlık değildir. Bir nesneyi elinden yere doğru bırak sadece, ne olur? Her zaman düşer. Düşmesi için bir şey yapmazsın sadece elinden bırakırsın. Anlatmak istediğimde bu. Başarısız olduğuna kendini inandırdığın zaman elini açarsın ve sahip olduklarında yere düşer.
Diyelim ki üniversiteyi kazandın sonra bir işe girdin. Bu seferde başka dertlerin olacak. Yani yazdıklarıma takılma kelimesi kelimesine, örneği çoğaltabilirim gerçek hayat kesintilerinden. Nice başarılı insan gördüm işlerinden dolayı fırsat bulup ailesine vakit ayıramadığı için yakınıyor. Kuzenim Amerika'da okudu sonra Japonya'da staj gördü 2 üniversite bitirdi ama şuan bir çok nedenden dolayı psikolojisi çok bozuk. Asgari ücretle geçinip mutlu olan bir çok arkadaşım var. Hayatın ne getireceğini veya sana nasıl bir yol çizeceğini bilemezsin.
Bir hasta doktora gider ve tedavi olmaya başlar, tedavi süreci zor geldiği için yakınır durur. Doktora daha basit bir tedavi olup olmadığını sorar. Doktorda en kolayı bu zaten diye yanıtlar. Zaten kolay olan dururken neden zoru seçsinler? Hani soruyordun ya neden düzen hep bu şekilde işliyor.
Çünkü hepimiz hastayız. Hastalıklarımızda farklı olduğu için tedavi şekilleri de farklı oluyor. Hastayız derken mecazi bir anlam çıkarabilirsin öylede anlaman kolay olur lakin gerçekten bizler hastayız ve sancısız geçen bir tedavi süreci yoktur. Ancak sürecin zorluğu tedaviden değil bizim hastalığımızdan kaynaklanır.
Düşünmeye başla şimdi, kendini ne kadar çabuk tedavi edersen göreceksin hayatta sana daha güzel kapılar açacak. Ne kadar başarı istiyorsan o kadar azim göstermelisin.
Hiç bir meyve yok ki birden bire olgun olarak meydana gelsin. Senin meyveden hiç bir farkın yoktur. Hayat senin sadece olgunlaşman için çaba gösterir, bu olgunluk sistemin geneli için bir başarıdır ve yeterlidir. Mutluluğu arıyorsan da bir bahane gerektiğini sanmıyorum onu elde etmen için. Ufak engeller varsa çözülemez olduğunu da sanmam.
Hepimizin hatası ise mutluluğu hep bir şeylere bağlamamız. Bizler için mutluluk şuanda yoktur her daim gelecekte hayal ettiğimiz şeylerde yatar. Bu yanlış bir tutumdur çünkü hep ileriye baktığımız için burnumuzun önünü bile göremeyiz. Sen hiç havaya bakarak yürüyen birisini gördün mü? Görmedim deme çünkü hepimiz havaya bakıp yürüyoruz. Çünkü bize öyle öğretiyorlar! Durum böyle olunca önümüzü göremiyor ve takılıp düşüyoruz.
Şunu alayım, bunu yapayım, bunu yaptım şunu da yapayım, son bir istediğim daha var!! Palavra bunlar kardeşim. Bunlar insanları tüketici pozisyona sokmak için Amerika tarafından 50 senedir geliştirilen bir koca yalan. Bunu Amerikalılar anladı bas bas bağırıyorlar biz hala anlayamadık deli gibi ne alacağım ne yapacağım diye düşünüyoruz.
Şuan sen varsın "düşünüyorum o halde varım" nefes alabiliyorsun? yürüyebiliyorsun? görebiliyorsun? karnın tok mu? başını sokacak bir evin bir ailen var mı? Bunları olmayanları düşün demiyorum ama elindekiler için şükür etmene kafi gelecekse çık arka sokaklara bir bak. Git hastaneye bir bak. Aç televizyonu Suriye'de ölen çocuklara bebeklere bak! Onlara başarılı olamadım diye bir sesini duyurmaya çalış. Gerçekten yap bunu. Bakalım nasıl bir cevap bulacaksın kendi içinde. Aç televizyonu ve izlerken aynı anda onlara sıkıntılarını anlat. Bunu yapamazsın çünkü vicdanın sana bağıracaktır; sen koca bir yalancısın.