kimsenin olmadığı sessiz sakin bir yere gider (denize bakan bir dağ yamacı tercih sebebidir

) ve o güne kadar yaptıklarımı-yapmadıklarımı-yapabildiklerimi-yapamadıklarımı düşünürdüm. İnsanların neden böyle olduğunu son bir kez anlamaya çalışır, işin içinden yine çıkamayıp ölmenin aslında: hayatta karşıma çıkan ve geçmişte bıraktığım her şeyden daha gerçek olduğunu bir kez daha anlardım.
ve en sonunda, vakit gelince yanıma aldığım sadık köpeğim ile yıldızlara bakarak hayattaki güzel şeyleri bir film şeridi gibi gözümün önünden geçirirdim.
Koca kainatta ufak bir toz tanesi olduğumu ölmeden 1 saniye önce kesinlikle anlar ve ardımda bıraktığım, birbirleriyle yarış içinde olan, birbirlerinin emeklerini çalan, birbirlerine saygı duymayan, acıma duygusunu yitirmiş, merhametsiz, kalleş insanlara acır ve doğru dürüst olduğum için kendimle bir kez daha gurur duyardım.
sonra geberir giderdim

çok düşünmekte iyi değildir
--
Bu noktadan yola çıkarak öyle bir felsefe yaparsın ki, insanların birbirlerine yaptıkları ve yapmadıklarından bahsedersin, savaşlar, açlık, rant kavgaları, çirkeflikler, oyunlar vs.. vs.. öyle olsaydı böyle olsaydı diye gidersin de gidersin
Biraz karamsar ama yinede "partilere katılırdım, dünyayı gezerdim, para çalar eğlenirdim" gibi şeylerden daha zekice ve olgun bir "ne yapardınız" bu bence